İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, hak savunucularına yönelik yargısal baskıların sona erdirilmesini ve tutuklu bulunan üyeleri Osman Kara ile Ali İhsan Tekiş’in serbest bırakılmasını istedi. İHD, 63 yaşındaki Osman Kara’nın ağır sağlık sorunlarına dikkat çekerek, tutukluluğunun yaşam hakkı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, sosyalist, muhalif ve insan hakları savunucusu kimlikleriyle bilinen üyeleri Osman Kara ve Ali İhsan Tekiş’in tutukluluklarına ilişkin dernek binasında basın açıklaması yaptı. “Hak savunucularına yönelik baskılar son bulsun! Yaşam hakkı ihlal edilen hasta mahpus olan üyemiz Osman Kara ve üyemiz Ali İhsan Tekiş serbest bırakılsın!” başlığıyla yapılan açıklamayı İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu. Açıklamada, demokratlar, siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar ve seçilmiş belediye başkanları başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların, yasal siyasal faaliyetler ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek eylemler gerekçe gösterilerek sürdürüldüğü belirtildi. İHD, bu uygulamaların Türkiye’de insan hakları ihlallerinin halen devam ettiğinin göstergesi olduğunu vurguladı. Osman Kara ve Ali İhsan Tekiş 3 Şubat'tan bu yana tutuklu İHD açıklamasında, geçmişte yıllarca İHD Adana Şubesi Şube Sekreterliği görevini yürüten Osman Kara ile dernek üyesi Ali İhsan Tekiş’in, 3 Şubat 2026 tarihinde Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri gibi yasal oluşumlara yönelik ülke genelindeki soruşturma kapsamında tutuklandıkları belirtildi. Mersin ve Adana'dan gözaltına alınan Kara ve Tekiş’in halen Silivri Cezaevi’nde tutulduğu ifade edildi. Osman Kara hakkında açılan davanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararıyla Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de karşı yetkisizlik kararı vermesi üzerine dosyanın yetki uyuşmazlığının çözümü için Yargıtay’a gönderildiği aktarıldı. İHD, yargılamanın hangi mahkemede yapılacağının henüz belirlenemediğine dikkat çekerek, yargılama başlamadan tutukluluk halinin sürdürülmesini eleştirdi. “Osman Kara'nın yaşam hakkı tehdit altında” İHD açıklamasında özellikle 63 yaşındaki Osman Kara’nın sağlık durumuna dikkat çekildi. Kara’nın Myastenia Gravis ve KOAH olmak üzere iki kronik ve ciddi hastalığının bulunduğu belirtildi. Myastenia Gravis’in kas-sinir iletişiminin bozulmasına bağlı olarak kas güçsüzlüğü ve kas yorgunluğuna yol açan bir hastalık olduğu belirtilen açıklamada, Kara’nın eklem ağrıları, yutkunma problemleri, göz kapağında düşme ve vücudunda meydana gelen kramplar nedeniyle günlük ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığı ifade edildi. İHD, Kara’nın tedavisinde düzenli takip ve kan tahlillerinin kritik önemde olduğunu belirterek, kullanılan ilaçların dozlarının tahlil sonuçlarına göre yaklaşık 10 günlük aralıklarla yeniden düzenlenmesi gerektiğini aktardı. Açıklamada, özellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılması nedeniyle düzenli kan tahlili yapılmasının ve ilaç dozlarının hekimler tarafından takip edilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı. “Cezaevinde ilaçları zamanında temin edilmedi” Osman Kara’nın tutuklanmadan önce Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde düzenli olarak kontrollerini yaptırdığı, kan tahlillerini gerçekleştirdiği ve tedavisini sürdürdüğü belirtildi. Ancak İHD’ye göre cezaevi koşullarında Kara’nın hastalığının gerektirdiği düzenli takip, tetkik ve ilaç doz ayarlamalarının sağlıklı biçimde yapılması mümkün olmuyor. Dernek, aile ve avukatları aracılığıyla edindikleri bilgilere göre Kara’nın zaman zaman cezaevinde ilaçlarının tükendiğini ve ilaçların zamanında temin edilmediğini belirtti. Açıklamada, bunun sonucunda Kara’nın yoğun eklem ağrıları, göz kapağında düşme, kramplar ve çeşitli ağrılar yaşadığı ifade edildi. İHD, Kara’nın sağlık durumunun her geçen gün kötüleştiğini savunarak, “Tutukluluğunun devamı hastalığının takip ve tedavisini imkânsız hale getirmektedir” değerlendirmesinde bulundu. “200 gündür yargılama başlayamadı” İHD, Osman Kara’nın tutukluluğunun 200 günü aştığını belirterek, dosyanın yetki uyuşmazlığı nedeniyle Yargıtay’da bulunmasının yargılama sürecini daha da uzatabileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, yargılamayı yapacak mahkemenin belirlenememesi nedeniyle Kara’nın tutuklu olarak bekletilmesinin adil yargılanma ve yaşam hakkı bakımından ciddi sorun oluşturduğu ifade edildi. İHD, davanın esasına geçilmesinin daha uzun zaman alabileceğine dikkat çekerek, Kara’nın sağlık durumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Dernek, Osman Kara’nın tahliye edilerek yargılamasının tutuksuz sürdürülmesi çağrısında bulundu. Ali İhsan Tekiş'in duruşması 8 Ekim'de İHD, diğer üyesi Ali İhsan Tekiş’in sağlık durumuna da dikkat çekti. Tekiş’in daha önce geçirdiği trafik kazası nedeniyle kafatasında kemik hasarı bulunduğu ve kafatasının bir bölümünde kemik olmadığı belirtildi. Bu nedenle Tekiş’in kronik olarak sık sık baş ağrısı ve baş dönmesi yaşadığı ifade edildi. Ayrıca akciğerlerinde lekelenme ve şişme bulunduğu belirtilen Tekiş’in de cezaevi koşullarında düzenli sağlık kontrolüne ve tedaviye ihtiyaç duyduğu kaydedildi. İHD, Tekiş’in davasının duruşma tarihinin belirlendiğini ve 8 Ekim’de Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini açıkladı. Dernek, Tekiş’in de tutukluluk sürecinde zamanında müdahale ve gerekli tedavi olanaklarından yoksun bırakıldığına dikkat çekti. “Hasta mahpusların sayısı artıyor” İHD, kuruluşundan bu yana cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini izlediğini ve özellikle hasta mahpusların yaşam hakkı ile sağlık hizmetlerine erişimi konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, Türkiye cezaevlerinde ağır hastalıkları bulunan mahpusların durumunun ciddi bir insan hakları sorunu olmaya devam ettiği vurgulandı. İHD, hasta mahpusların bir bölümünün yaşamını yitirmesinin ardından yeni hasta mahpusların listelere eklendiğini belirterek, cezaevinde kalamayacak kadar ağır hastalığı bulunan kişilerin tedavi olanaklarına erişebilmesi için serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “Ağır hasta olmasına rağmen ısrarla hapsedilen insanların hayatlarından ve sağlıklarından başta devlet kurumları ve yetkilileri olmak üzere toplum olarak hepimiz sorumluyuz.” “Hasta mahpuslar meselesi aynı zamanda barış meselesidir” İHD, Türkiye’de barışın tesisine ve toplumsal bütünleşmeye yönelik tartışmaların sürdüğü bir dönemde cezaevlerindeki ağır hak ihlallerinin görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Hasta mahpuslar sorununun yalnızca sağlık hakkıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken dernek, bunun aynı zamanda adalet, barış ve toplumsal güven meselesi olduğunu vurguladı. İHD’ye göre yaşam hakkının ihlal edildiği, tedaviye erişimin engellendiği ve ağır hastalıklarla mücadele eden insanların cezaevi koşullarında yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakıldığı bir infaz sistemi, toplumsal barışın güçlendirilmesini de olumsuz etkiliyor. Dernek, hasta mahpusların serbest bırakılmasının yalnızca hukuki bir gereklilik değil, aynı zamanda toplumsal vicdan açısından da bir zorunluluk olduğunu belirtti. Avukat Tugay Bek: “Dosyanın esasına geçilmeden aylarca, yıllarca beklenebilir” Basın açıklamasının ardından Osman Kara’nın da avukatı olan Av. Tugay Bek söz aldı. Bek, Osman Kara ve Ali İhsan Tekiş’in yasal bir siyasi yapının faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını savunarak, Türkiye’de siyasi faaliyet yürütme hakkı açısından ciddi bir sorun bulunduğunu söyledi. Kara’nın dosyasındaki yetki uyuşmazlığına dikkat çeken Bek, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyayı yetkisizlik kararıyla Adana’ya gönderdiğini, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ise karşı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Yargıtay’a gönderdiğini belirtti. Bek, Osman Kara’nın hangi mahkeme tarafından yargılanacağının belirlenmesi beklenirken tutukluluğunun devam etmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Kara’nın sağlık durumunun dikkate alınması halinde en azından tutuksuz yargılanmasına karar verilebileceğini belirten Bek, dosyanın Yargıtay’da ne kadar süre kalacağının bilinmediğine işaret ederek, “Dosyanın esasına geçilmeden aylarca, yıllarca Osman Kara tutuklu olarak beklenecek” değerlendirmesinde bulundu. Kara’nın kaçma ya da yargılamayı uzatma gibi bir durumunun bulunmadığını savunan Bek, sağlık sorunları nedeniyle zamanının önemli bölümünü tedavi için geçirmek zorunda olduğunu söyledi. Av. Bek, bugüne kadar yaptıkları tahliye taleplerinin reddedildiğini belirterek, Osman Kara’nın bir an önce tahliye edilmesi ve tutuksuz yargılanması çağrısını yineledi. İHD'den çağrı: “Serbest bırakılsınlar” İHD Adana Şubesi, açıklamasının sonunda hak savunucularına yönelik yargısal baskıların sona erdirilmesini istedi. Dernek, cezaevlerinde bulunan ve hapis koşullarında kalamayacak düzeyde hasta olan mahpusların tedaviye erişebilmesi için serbest bırakılması çağrısında bulunurken, Osman Kara ve Ali İhsan Tekiş’in de tahliye edilmesini talep etti. İHD Adana Şubesi, “Hak savunucusu olan üye arkadaşlarımıza yönelik bu yargısal baskının son bulması gerektiğini ve yaşam hakkı ihlal edilen hasta mahpus üyemiz Osman Kara ve Ali İhsan Tekiş’in serbest bırakılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” ifadeleriyle çağrısını yineledi.