İnsan Hakları Derneği (İHD) ile KHK'lı Platformlar Birliği, "OHAL KHK'ları Bir İnsan Hakları Meselesidir" çağrısıyla düzenledikleri basın toplantısında, Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) yol açtığı hak ihlallerinin 10 yıldır sürdüğünü belirterek, hükümete, TBMM'ye ve siyasi partilere kapsamlı çözüm çağrısı yaptı. Açıklamada, gündemdeki çerçeve yasa çalışmalarının KHK mağduriyetlerinin giderilmesi için önemli bir fırsat olduğu vurgulandı. İHD Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen basın toplantısına Yeşil Sol Parti, Vicdan Vakfı ve Adalet Dayanışması Platformu temsilcileri de katıldı. "KHK Hukuksuzluğuna Son Verilsin" talebiyle yapılan açıklamada, OHAL döneminde çıkarılan KHK'ların yalnızca kamu görevinden ihraç edilenleri değil, ailelerini ve toplumsal barışı da etkileyen geniş kapsamlı hak ihlallerine neden olduğu ifade edildi. "10 Yıl Geçti, Hak İhlalleri Devam Ediyor" Ortak açıklamada, 2016 yılında ilan edilen Olağanüstü Hal sürecinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle yüz binlerce kamu görevlisinin savunma hakkı tanınmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı hatırlatıldı. KHK'larla yalnızca kamu çalışanlarının değil, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da kapatıldığı belirtilen açıklamada, ihraç edilen kişilerin çalışma hakkı, sosyal güvence ve bazı meslekleri icra etme haklarının ellerinden alındığı, pasaportlarının iptal edildiği ifade edildi. Açıklamada, "Aradan geçen 10 yıla rağmen KHK'ların yol açtığı hak ihlalleri hâlâ devam ediyor. İHD ve KHK'lı Platformlar Birliği olarak OHAL KHK'larının neden olduğu ihlallerin giderilmesi çağrımızı yineliyoruz" denildi. "Temel Haklar ve Uluslararası Sözleşmeler İhlal Edildi" İHD ve KHK'lı Platformlar Birliği, OHAL KHK'larının yalnızca evrensel insan haklarına değil, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de aykırı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: Savunma hakkının tanınmaması, Masumiyet karinesinin göz ardı edilmesi, Çalışma hakkının engellenmesi, Ayrımcılık yasağının ihlal edilmesi, Etkili başvuru yollarının işletilememesi, hukuk devleti ilkesine aykırı uygulamalar olarak sıralandı. Özellikle Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) ayrımcılık yasağını düzenleyen 111 No'lu Sözleşmesi'nin ihlal edildiği belirtilerek, Türkiye'nin bu sözleşmenin tarafı olduğuna dikkat çekildi. AİHM Kararları Hatırlatıldı Basın açıklamasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye hakkında verdiği emsal kararların da KHK sürecindeki hak ihlallerini ortaya koyduğu ifade edildi. Özellikle Yalçınkaya/Türkiye kararına işaret edilerek; Dijital mesajlaşma programı kullanımı, Sendika veya dernek üyeliği, Banka hesabı bulunması gibi hususların tek başına suç delili kabul edilmesinin, somut delil ve bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmaksızın mahkûmiyet gerekçesi olamayacağının AİHM tarafından tespit edildiği vurgulandı. Ayrıca Şaban Yasak/Türkiye kararında ise kamu görevinden ihraç süreçlerinde etkili bir iç hukuk yolunun bulunmaması ve yeterli usuli güvencelerin sağlanmamasının hak ihlali olarak değerlendirildiği hatırlatıldı. İHD ve KHK Platformları Birliği, bu kararların adil yargılanma hakkı, çalışma hakkı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, ayrımcılık yasağı ve etkili başvuru hakkının anayasal güvence altında uygulanmasının zorunlu olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. "Çerçeve Yasa Tarihi Bir Fırsat" Açıklamada, TBMM gündeminde yer alan çerçeve yasa çalışmalarının KHK kaynaklı hukuki sorunların çözümü açısından önemli bir fırsat olduğu belirtildi. Bu kapsamda şu talepler sıralandı: KHK meselesinin TBMM ve siyaset kurumları tarafından çözüm sürecine dahil edilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanmasının izlenmesi, Çerçeve yasa hazırlanırken evrensel hukuk ilkeleri ve tüm hukuki mağduriyetlerin dikkate alınması, İnsan hakları örgütleriyle diyalog mekanizmalarının açık tutulması. "Toplumsal Barış İçin Hukuki Çözüm Şart" İHD ve KHK'lı Platformlar Birliği, açıklamanın sonunda gerçek ve kalıcı çözümün ancak insan hakları temelinde, demokratik ve hukuki yöntemlerle mümkün olacağını vurguladı. Açıklamada, yıllardır süren hukuki belirsizliğin sona erdirilmesi, hukuk güvenliğinin yeniden tesis edilmesi ve toplumsal barışın güçlendirilmesi gerektiği ifade edilerek, hükümete, TBMM'ye, siyasi partilere ve sivil toplum kuruluşlarına KHK'lı ihraçlardan kaynaklanan sorunların çözümü için gerekli adımları atma çağrısı yapıldı. İHD ve KHK'lı Platformlar Birliği, OHAL döneminin sona ermesine rağmen KHK uygulamalarının sonuçlarının devam ettiğini belirterek, insan hakları eksenli, hukuk devleti ilkelerine uygun ve kapsayıcı bir düzenlemenin artık kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.