Ezilenlerin Sosyalist Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Pınar Gayıp’ın “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ilk duruşması, 14 Eylül’de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Gayıp, aralarında Cumartesi Anneleri’nin kurucularından Emine Ocak’ın cenaze töreninin de bulunduğu çeşitli etkinlikleri gazeteci olarak takip etmesi gerekçe gösterilerek 5 Şubat’ta tutuklanmıştı.

“Gazetecilik faaliyetleri suç sayılamaz”

Uluslararası Af Örgütü, dava öncesinde yayımladığı açıklamada, Pınar Gayıp’ın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanamayacağını vurgulayarak derhal serbest bırakılmasını istedi.

Açıklamada, kapsamı aşırı geniş ve ifadeleri muğlak yasalar aracılığıyla ceza adalet sisteminin gazetecileri susturmanın bir aracı hâline getirilmesine son verilmesi gerektiği belirtildi.

Suçlamalar doğrulanmamış ifadelere dayanıyor

Uluslararası Af Örgütü, Gayıp’a yöneltilen ve tutuklanmasına gerekçe gösterilen suçlamaların büyük ölçüde bazı kişilerin genel nitelikteki ve doğrulanmamış ifadelerine dayandığına dikkat çekti.

Benzer davalarda, haklarında suç teşkil eden eylemlere ilişkin iddialar bulunan kişilerin ifadelerinin güvenilirliğinin tartışmalı olabildiği belirtilen açıklamada, bu tür ifadelere dayalı kovuşturma ve tutuklamaların adil yargılanma hakkının ihlal edilmesine yol açabileceği kaydedildi.

Haber takibi yaptığı fotoğraflar dosyaya konuldu

Gayıp’ın, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta düzenlenen bombalı saldırıda yaşamını yitiren aktivistleri anma etkinlikleri ile çeşitli siyasi programlarda elinde kamerayla görüntülendiği fotoğrafların dosyaya delil olarak konulduğu belirtildi.

Lübnan’da ölüm cezasının kaldırılması tarihi bir zafer
Lübnan’da ölüm cezasının kaldırılması tarihi bir zafer
İçeriği Görüntüle

Uluslararası Af Örgütü, bir gazetecinin haber takibi sırasında çekilen fotoğraflarının tutuklu yargılanarak özgürlüğünden yoksun bırakılması için yeterli kabul edilemeyeceğini vurguladı.

“Medya özgürlüğüne yönelik bir saldırı”

Açıklamada, gazeteciler hakkında yalnızca kamuoyunu bilgilendirme görevlerini yerine getirdikleri için ceza soruşturması açılmasının, kovuşturulmalarının ve tutuklanmalarının ifade özgürlüğü hakkının doğrudan ihlali olduğu ifade edildi.

Bu uygulamaların aynı zamanda medya özgürlüğüne yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı belirtilerek şu çağrı yapıldı:

“Pınar Gayıp gibi yalnızca mesleklerini yaptıkları için özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, adil yargılanma haklarına saygı gösterilmeli ve tüm insan hakları korunmalıdır.”