İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail’in yerleşim politikalarına ilişkin tartışmalar yeni arazi el koyma kararları ve yerleşim konutları için açılan ihaleyle yeniden gündeme geldi. Uluslararası Af Örgütü, İsrail ordusunun Temmuz 2026’da Cenin vilayetinde yaklaşık 20 hektarlık alanı kapsayan en az 15 arazi el koyma emri çıkardığını açıkladı. Kuruluşa göre söz konusu adımlar, İsrail yerleşimleri arasındaki bağlantıyı güçlendirecek yeni ulaşım güzergâhları ve yerleşim altyapısının parçası olarak değerlendiriliyor. E1 bölgesinde 1.234 konut için ihale İsrail hükümeti 18 Ağustos'ta, Kudüs'ün doğusundaki E1 bölgesinde 1.234 konutun inşası için ihale açtı. Söz konusu konutlar, daha geniş E1 projesi kapsamında onaylanan 3.401 konutun yaklaşık üçte birini oluşturuyor. İhale için tekliflerin son teslim tarihi 19 Ekim olarak belirlendi. E1 projesi, Doğu Kudüs ile Ma’ale Adumim yerleşimi arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi öngören konut, yol, ticaret ve altyapı projelerinden oluşuyor. İnsan hakları kuruluşları, projenin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria'nın kuzey ve güney kesimleri arasındaki coğrafi bütünlüğün ciddi biçimde zarar göreceğini ve Doğu Kudüs'ün Batı Şeria'daki Filistin yerleşimlerinden daha fazla izole olacağını belirtiyor. Cenin’de Filistinlilere ait arazilere el koyma iddiası Uluslararası Af Örgütü’nün açıklamasına göre Cenin vilayetinde çıkarılan el koyma emirleri, Kabatiye, Arraba, Mirka, Misilya, Cirbe ve El Yamoun çevresindeki Filistinlilerin özel mülkiyetindeki arazileri kapsıyor. Kuruluş, söz konusu arazilerin önemli bölümünün tarım alanları ve zeytinliklerden oluştuğuna dikkat çekerek, uygulamanın bölgedeki ailelerin geçim kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. İddialara göre yeni yollar ve yerleşim bağlantıları, Cenin’in Batı Şeria’nın diğer bölgeleriyle ulaşımını da daha fazla zorlaştırabilecek. Filistinlilerin hareket özgürlüğüne ilişkin uyarı Batı Şeria’daki ulaşım kısıtlamaları da bölgedeki tartışmaların önemli başlıklarından biri. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin Nisan 2026 verilerine göre, Batı Şeria’da yaklaşık 3,4 milyon Filistinlinin hareketini kalıcı veya geçici olarak kısıtlayan 925 seyahat engeli bulunuyor. Bu sayı, son 20 yılda kaydedilen en yüksek seviye olarak bildirildi ve 20 yıllık yıllık ortalamanın yüzde 43 üzerinde. Bu engeller arasında kontrol noktaları, kapılar ve farklı yol kısıtlamalarının bulunduğu belirtiliyor. İnsan hakları kuruluşları, yerleşim altyapısının genişlemesiyle birlikte Filistinli toplulukların birbirleriyle ekonomik ve sosyal bağlantılarının da zayıfladığını savunuyor. “Devletler uluslararası suçlara ortak olmamalı” Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü Heba Morayef, Cenin’deki arazi el koyma kararlarının İsrail’in ilhak politikasının daha geniş alanlara yayıldığını gösterdiğini savundu. Morayef, İsrail’le ticari ve siyasi ilişkileri bulunan devletlere, arazi el koyma kararlarının geri çekilmesi için baskı yapılması çağrısında bulundu. Özel sektör şirketlerinin de işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerinin genişlemesine katkı sağlayabilecek ticari projelerden çekilmesi gerektiğini belirtti. Morayef ayrıca yerleşimleri birbirine bağlayan yolların Filistinli toplulukları parçaladığını ve seyahat özgürlüğünü daha fazla sınırlandırdığını ifade etti. İnsan hakları kuruluşlarından şirketlere uyarı E1 projesi nedeniyle yalnızca devletler değil, projeye teklif verecek şirketler de insan hakları kuruluşlarının gündeminde. Human Rights Watch, ihaleye katılan şirketlerin insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla bağlantılı olma riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. İsrailli Peace Now kuruluşu da E1 ihalesinin devam eden hukuki süreç sırasında açıldığına dikkat çekerek, projenin Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı koparabileceğini savundu. E1 planı neden tartışmalı? E1 bölgesi, Kudüs ile Batı Şeria'nın merkez kesimleri arasında stratejik bir konumda bulunuyor. Projenin savunucuları bölgedeki yerleşim bağlantısını güçlendirmeyi amaçlarken, karşı çıkan kuruluşlar bunun Filistinlilerin toprak bütünlüğünü daha da zayıflatacağını belirtiyor. İnsan hakları kuruluşlarına göre projenin uygulanması, Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki bağlantının daha da zayıflamasına ve Filistinlilerin kuzey-güney yönündeki ulaşımının daha karmaşık hale gelmesine yol açabilir. İsrail'in yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuk açısından da uzun süredir tartışma konusu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını belirtiyor. SEO Başlık İsrail Batı Şeria’da yerleşim politikasını hızlandırıyor: 1.234 konut için ihale Meta Açıklama İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da arazi el koyma ve yerleşim genişletme adımları sürüyor. E1 bölgesinde 1.234 konut için ihale açılması tepki çekti. Anahtar Kelimeler İsrail Batı Şeria, Batı Şeria yerleşimleri, E1 yerleşim projesi, 1234 konut ihalesi, Filistin, Cenin, İsrail Filistin, Batı Şeria ilhak, İsrail yerleşimleri, Uluslararası Af Örgütü, Heba Morayef, E1 projesi