İran’ın güneyinde bulunan Minab kentindeki bir kız okuluna yönelik düzenlenen saldırı, ülke genelinde büyük bir yas dalgasına yol açtı. Tahran yönetimi, saldırının ABD-İsrail ortak operasyonu olduğunu savunurken, hayatını kaybeden 168 kız öğrenci ve okul personeli için toplu cenaze töreni düzenlendi.
Cumartesi günü gerçekleşen saldırının, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ilk gününde meydana geldiği ve şimdiye kadarki en ölümcül olay olduğu belirtildi.

İsrail: “Saldırıdan haberimiz yok”
İsrail Savunma Kuvvetleri, söz konusu bölgede herhangi bir İsrail ya da ABD saldırısından haberdar olmadığını açıkladı.
İsrail daha önce de özellikle Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlar sırasında sivillere yönelik saldırılarla ilgili sorumluluğu reddetmiş, bazı olaylarda ise daha sonra “kaza” ifadesini kullanarak geri adım atmıştı.

Uluslararası tepki
Minab’daki saldırı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü olarak bilinen UNESCO ve Nobel Barış Ödülü sahibi eğitim aktivisti Malala Yousafzai tarafından da kınandı.
Uluslararası insancıl hukuka göre eğitim kurumları, hastaneler ve diğer sivil yapılar korunması gereken alanlar arasında yer alıyor. Bu tür hedeflere yönelik kasıtlı saldırılar savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor.
“Ayrım gözetmeksizin saldırılar sürüyor”
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağaey, yaptığı açıklamada iki ülkenin “hastaneler, okullar, Kızılay tesisleri ve kültürel anıtlar dahil olmak üzere yerleşim bölgelerine ayrım gözetmeksizin saldırmaya devam ettiğini” ileri sürdü.
Toplu cenaze töreninde hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri gözyaşları içinde çocuklarını toprağa verdi. Patlamanın şiddeti nedeniyle bazı cenazelerin kimliklerinin geleneksel yöntemlerle tespit edilemediği, bu nedenle DNA testi yapılacağı bildirildi.
Saldırıya ilişkin bağımsız doğrulama ve uluslararası soruşturma çağrıları sürerken, olay bölgedeki gerilimi daha da artırmış durumda.








