İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2026 yılı eylül ayına ilişkin iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre, eylülde en az 226 işçi yaşamını yitirirken, yılın ilk dokuz ayındaki toplam can kaybı en az 1736 oldu.
Meclis, aylık raporları hazırlamaya başladığı 2013 yılından bu yana ilk kez beş ay üst üste 200’ün üzerinde işçi ölümünü kayıt altına aldığını açıkladı. Çocuk işçiliği, güvencesiz çalışma, uzun çalışma süreleri ve yoksullaşmanın işçi sağlığı üzerindeki etkileri raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Dokuz ayda en az 66 çocuk işçi yaşamını yitirdi
İSİG Meclisi, yılın ilk dokuz ayında tespit edilebilen çocuk işçi ölümlerinin en az 66’ya ulaştığını belirterek, çocuk emeğinin üretimde kullanılmasına karşı mücadele çağrısı yaptı.
Raporda, Mesleki Eğitim Merkezlerinin (MESEM) son iki yılda çocuk işçiliğinin en görünür alanlarından biri hâline geldiği ifade edildi. Meclis, MESEM’lere ilişkin tartışmanın yalnızca denetim eksikliği ya da iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğiyle sınırlandırılamayacağını savundu. Çocuk emeğini işgücü piyasasının olağan bir unsuru hâline getiren modelin kendisinin sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Tarım, küçük işletmeler, sanayi siteleri ve mevsimlik işlerde çocukların kayıt dışı çalıştırıldığına dikkat çekilen raporda, bu alanlardaki ölümlerin çoğu zaman birbirinden kopuk olaylar olarak ele alındığı belirtildi. Eğitim adı altında yürütülen, kayıtlı ve denetlenebilir olması gereken çalışma biçimlerinde de çocukların yaşamını yitirmesinin, sorunun kapsamını ortaya koyduğu ifade edildi.
Eylül ayında hayatını kaybeden sekiz çocuk işçinin üçü tarımda; diğerleri gıda, tekstil, metal, inşaat ve konaklama işkollarında çalışıyordu. Çocukların beşi 14 yaş ve altında, üçü ise 15–17 yaş aralığındaydı.
Beş ay üst üste 200’ün üzerinde ölüm
İSİG Meclisi, eylül ayı verilerinin yüzde 64’ünü ulusal basından; yüzde 36’sını ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, hemşehri dernekleri, sendikalar, işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve yerel basından edinilen bilgilerle oluşturduğunu açıkladı.
Geçmiş aylara ilişkin kayıtların yeni bilgiler doğrultusunda güncellendiğini belirten Meclisin dokuz aylık bilançosu şöyle:
| Ay | Yaşamını yitiren işçi sayısı |
|---|---|
| Ocak | 155 |
| Şubat | 129 |
| Mart | 151 |
| Nisan | 190 |
| Mayıs | 214 |
| Haziran | 228 |
| Temmuz | 216 |
| Ağustos | 227 |
| Eylül | 226 |
| Toplam | 1736 |
En fazla ölüm inşaat ve tarımda
Eylül ayında yaşamını yitirenlerin 194’ü ücretli çalışan, 32’si kendi adına çalışan çiftçi ve esnaflardan oluştu. Ücretli çalışanların toplam içindeki oranı yüzde 86 olarak kaydedildi.
Meclis, ücretsiz ev işçilerinin çalışırken gerçekleşen ölümlerini de son beş yıldır raporlarına dahil ettiğini belirtti. Eylül ayında bu kapsamda altı ölüm kaydedildi.
En fazla can kaybı inşaat ve yol işkolunda yaşandı. Bu işkolunda 50, tarım ve ormanda 45, taşımacılıkta 28 kişi hayatını kaybetti.
| İşkolu | Can kaybı |
|---|---|
| İnşaat, yol | 50 |
| Tarım, orman | 45 |
| Taşımacılık | 28 |
| Belediye, genel işler | 16 |
| Gemi, tersane, deniz, liman | 15 |
| Ticaret, büro, eğitim, sinema | 10 |
| Konaklama, eğlence | 9 |
| Madencilik | 7 |
| Petro-kimya, lastik | 6 |
| Tekstil, deri | 6 |
| Metal | 6 |
| Gıda, şeker | 4 |
| Savunma, güvenlik | 4 |
| Ağaç, kâğıt | 3 |
| Çimento, toprak, cam | 3 |
| Enerji | 3 |
| İletişim | 1 |
| Sağlık, sosyal hizmetler | 1 |
| İşkolu belirlenemeyen | 9 |
Raporda, inşaat işçilerinin ölümlerinin lüks konut şantiyeleri ile otoyol ve tünel çalışmalarında meydana geldiği; İstanbul, Ankara ve deprem bölgesinde yoğunlaştığı belirtildi.
Tarım ve orman işkolundaki 45 ölümün 23’ünü işçiler, 22’sini çiftçiler oluşturdu. Hasat dönemindeki can kayıpları arasında dokuz orman işçisi ve altı çoban da yer aldı.
Sektörler bakımından değerlendirildiğinde ise sanayide 79, inşaatta 54, hizmetlerde 48 ve tarımda 45 kişi yaşamını yitirdi.
Trafik ve servis kazaları ilk sırada
Ölüm nedenlerinde trafik ve servis kazaları, yüksekten düşme ile ezilme ve göçükler öne çıktı. Trafik ve servis kazalarındaki ölümlerin yüzde 61’i taşımacılık ve tarımda, yüksekten düşmelerin yüzde 61’i ise inşaatlarda gerçekleşti.
| Ölüm nedeni | Can kaybı |
|---|---|
| Trafik, servis kazası | 49 |
| Yüksekten düşme | 41 |
| Ezilme, göçük | 40 |
| Kalp krizi, beyin kanaması | 30 |
| Elektrik çarpması | 15 |
| Zehirlenme, boğulma | 14 |
| Şiddet | 13 |
| Patlama, yanma | 5 |
| Kesilme, kopma | 4 |
| İntihar | 4 |
| Nesne çarpması, düşmesi | 3 |
| Diğer nedenler | 8 |
İSİG Meclisi, taşımacılık alanında uzun ve aşırı çalışma sürelerine, araçların bakım sorunlarına ve ticari faaliyetlerin kesintisiz sürdürülmesi baskısına dikkat çekti.
Deniz işçileri savaş ve taşımacılık baskısı altında
Raporda, Rusya-Ukrayna savaşının deniz işçilerinin çalışma koşullarına etkisi de ele alındı. Savaş bölgesi ve çevresinde ticari taşımacılığın sürdürülmesinin çalışanları mayın, füze ve drone saldırıları ile çatışma riskine açık hâle getirdiği belirtildi.
Meclis, Karadeniz’de Türkiye merkezli firmaların işlettiği gemilerde saldırılar sonucu dört deniz işçisinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Silivri açıklarında Alsu isimli tankerle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin 10 kişilik mürettebatına ilişkin kayıtlar da raporda yer aldı. Metinde kaptanın cansız bedenine ulaşıldığı, diğer mürettebatın kayıp olduğu bilgisi paylaşıldı. Meclis, denizde yaşanan olayların ticari taşımacılık baskısı ve emekçilerin çalışma koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Eylülde 21 kadın, 14 göçmen işçi hayatını kaybetti
Eylül ayında yaşamını yitiren en az 21 kadın işçinin yedisi tarımda, altısı genel işlerde, üçü tekstilde, ikisi ticarette, ikisi konaklamada, biri ise gıda işkolunda çalışıyordu.
Meclis, kadın işçi ölümlerinin özellikle sigortasız çalışmanın yaygın olduğu tarımda resmî kayıtlara yeterince yansımadığını savundu. Eylül raporunda kadınların toplam ölümler içindeki payının yaklaşık yüzde 9 olduğu belirtildi.
Aynı ay beşi Suriyeli, üçü Azerbaycanlı, ikisi Türkmenistanlı; birer Bulgaristanlı, Iraklı, Rusyalı ve Ukraynalı olmak üzere 14 göçmen işçi yaşamını yitirdi.
Yaşamını yitirenlerin yalnızca yedisinin sendika üyeliği tespit edildi
İSİG Meclisi’nin kayıtlarına göre, eylül ayında yaşamını yitirenlerin en az yedisi sendika üyesiydi. Bu işçilerin üçü madencilikte, ikisi kimyada, biri metalde, biri ise belediye işkolunda çalışıyordu.
Raporda 219 işçi sendikasız olarak kaydedilirken, bazı işyerlerinde yetkili sendika bulunmasına rağmen üyelik bilgilerine ilişkin açıklama yapılmadığı için kesin kayıt oluşturulamadığı belirtildi. Ana işletmede sendikanın yetkili olduğu ancak taşeron çalışan işçilerin yaşamını yitirdiği durumlara da dikkat çekildi.
Adana, Mersin ve Hatay’da dörder işçi yaşamını yitirdi
İSİG Meclisi, eylül ayında Türkiye’nin 62 ilinde ve yurt dışında altı ülkede işçi ölümleri tespit ettiğini bildirdi.
İstanbul 39 ölümle ilk sırada yer aldı. Gaziantep’te dokuz; Ankara ve Şanlıurfa’da sekizer; Düzce ve Manisa’da yedişer; Samsun ve Trabzon’da altışar kişi hayatını kaybetti.
Adana, Mersin ve Hatay’da dörder işçinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Antalya, Bursa, Elazığ ve Kocaeli’nde beşer; Artvin, Balıkesir, Kahramanmaraş ve Kastamonu’da dörder ölüm gerçekleşti.
Afyon, Aydın, Batman, Çorum, İzmir, Kırşehir, Ordu, Sakarya, Şırnak, Yalova ve Zonguldak’ta üçer; Adıyaman, Ağrı, Bartın, Burdur, Denizli, Eskişehir, Kayseri, Kilis, Konya, Kırıkkale, Malatya, Muğla, Osmaniye, Siirt ve Sivas’ta ikişer kişi yaşamını yitirdi.
Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Çanakkale, Amed, Erzurum, Isparta, Karaman, Kırklareli, Mardin, Nevşehir, Niğde, Sinop, Tekirdağ, Uşak ve Van’da birer ölüm kaydedildi. Yurt dışında ise Romanya ve Ukrayna’da ikişer; Azerbaycan, Güney Afrika, Sırbistan ve Suudi Arabistan’da birer kişi hayatını kaybetti.
İleri yaşlarda da çalışırken yaşamlarını yitirdiler
Raporda yaş dağılımı, çocukların yanı sıra ileri yaştaki çalışanların da iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini ortaya koydu.
| Yaş grubu | Can kaybı |
|---|---|
| 14 yaş ve altı | 5 |
| 15–17 yaş | 3 |
| 18–29 yaş | 41 |
| 30–49 yaş | 77 |
| 50–64 yaş | 75 |
| 65 yaş ve üstü | 11 |
| Yaşı belirlenemeyen | 14 |
“Yoksullaşma aynı zamanda işçi sağlığı sorunudur”
İSİG Meclisi, 2027–2029 Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmesinde, gelir kaybı ve yoksullaşmanın işçi sağlığı ve güvenliği açısından da ele alınması gerektiğini belirtti.
Reel gelirlerin gerilemesi ve geçinmenin zorlaşmasının işçileri daha uzun çalışmaya, fazla mesaiye, ikinci işlere ve güvencesiz istihdama yönelttiği ifade edildi. İşsizliğin ise tehlikeli çalışma koşullarına itiraz edebilme gücünü zayıflattığı vurgulandı.
Meclis, ücretlerin baskılanması ve çalışma koşullarının esnekleştirilmesinin yalnızca ekonomik göstergeleri değil, çalışanların sağlığını, güvenliğini ve yaşamını doğrudan etkilediğini savundu.
Raporun başlangıcında farklı işkollarındaki işçi direnişleri ve örgütlenme mücadeleleri ile Dilovası ve Gayrettepe’de yaşamını yitirenlerin ailelerinin adalet mücadelesi selamlandı. İSİG Meclisi, raporunu eylül ayında yaşamını yitiren işçileri anarak ve çocuk işçiliğine, güvencesizliğe ve iş cinayetlerine karşı mücadele çağrısı yaparak tamamladı.





