Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyor, ancak işgücü ve temsil alanlarında eşitsizlik devam ediyor. TÜİK verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye nüfusunun %49,98’i kadınlardan, %50,02’si erkeklerden oluşuyor. Kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak kaydedildi. 60 yaş ve üzeri gruplarda kadınlar lehine bir yoğunluk görülüyor; 90 yaş ve üstü kadın oranı %69,7’ye ulaşıyor.
Yaşam Süresi ve Sağlık
Kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor. 2022-2024 dönemi için doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde ise 75,5 yıl olarak belirlendi. Ancak sağlıklı yaşam süresi açısından erkekler kadınlardan önde: erkekler 58,9 yıl, kadınlar 56,3 yıl sağlıklı yaşam beklentisine sahip.
Eğitimde İlerleme Var
Kadınların ortalama eğitim süresi 8,8 yıl olurken, erkeklerde bu rakam 10,2 yıl. 25 yaş ve üzeri kadınların %88,3’ü en az bir eğitim düzeyini tamamladı. Yükseköğretim mezunu kadın oranı %23,6’ya ulaşırken, annesi yükseköğretim mezunu olan kadınların %84,4’ü üniversite eğitimini tamamlamış durumda.
İşgücü ve İstihdamda Eşitsizlik Sürüyor
İşgücüne katılım oranı kadınlarda %36,8, erkeklerde %72,0. Kadınların istihdam oranı ise sadece %32,5, erkeklerin %66,9. Hanehalkında 3 yaşın altında çocuğu olan kadınların istihdam oranı %26,9 ile oldukça düşük. Yarı zamanlı çalışan kadınların oranı %18,3. Eğitim düzeyi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımı artıyor; yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılımı %68,7’ye ulaşıyor.
Siyaset ve Yönetimde Kadın Temsili
Kadın büyükelçi oranı %28,4, milletvekili oranı %19,9. Üniversitelerde kadın profesör oranı %34,9, doçent oranı %43,3. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarında kadınların oranı %21,5, Borsa İstanbul’un en büyük 50 şirketinin yönetim kurullarında kadın oranı %18,3.
Ar-Ge ve Yapay Zeka
Kadın Ar-Ge personeli oranı %34,2; yükseköğretimde %47,9’a yükseliyor. Yapay zeka kullanan kadınların oranı ise %18,8. Beyin göçünde kadınların oranı erkeklerden düşük: %1,6.
Sosyal Hayat ve Şiddet
Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0, erkeklerde 28,5. Kadınların %17’si eşlerinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip. Boşanmalarda çocukların velayeti %74,6 oranında annelere veriliyor.
Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı %30,1, erkeklerde %25,6. Kadınların en çok maruz kaldığı şiddet türü psikolojik şiddet (%28,2). Şiddete maruz kalan kadınların büyük kısmı eş veya eski eşten zarar görürken, ekonomik şiddet çoğunlukla aile bireylerinden, ısrarlı takip ve dijital şiddet ise yabancılardan geliyor.

İstatistiklerle Kadın, 2025
Türkiye nüfusunun %49,98'ini kadınlar, %50,02'sini erkekler oluşturdu
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun %49,98'ini kadınlar, %50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %69,7 oldu.
Cinsiyete ve yaş grubuna göre nüfus oranı, 2025
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025
Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü
Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.
Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu
Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.
Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.
Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2024
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2011-2024
En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %88,3 oldu
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2024 yılında %92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda %88,3, erkeklerde ise %97,0 oldu.
Cinsiyete göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı, 2008-2024
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2008-2024
Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %23,6 oldu
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2024 yılında %25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda %23,6, erkeklerde ise %26,8 oldu.
Cinsiyete göre seçilmiş göstergeler, 2024
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024
TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024
Annesi yükseköğretim mezunu olanların %84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında %84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.
Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %68,7 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %36,8, erkeklerde ise %72,0 oldu.
İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,7 oldu.
Cinsiyet ve eğitim durumuna göre işgücüne katılma oranı, 2024
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024
Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %32,5, erkeklerde ise %66,9 oldu.
En yüksek istihdam oranı %54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.
En yüksek kadın istihdam oranı, %39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.
Kadın istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024
En yüksek erkek istihdam oranı, %72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.
Erkek istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024
Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı %18,3 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında %12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0 oldu.
Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı %26,9 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2024 yılında %60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %26,9, erkeklerin istihdam oranının ise %90,9 olduğu görüldü.
Kadın büyükelçi oranı %28,4 oldu
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2025 yılında %28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2025 yılında %71,6 oldu.
Kadın milletvekili oranı %19,9 oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2025 yılında %19,9 oldu.
Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı %34,9 oldu
Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında %34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında %43,3 oldu.
Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı %21,5 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2024 yılında %21,5 oldu.
Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında %12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında %18,3 oldu.
Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı %34,2 oldu
Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %28,2 oldu.
TZE cinsinden Ar-Ge insan kaynağının cinsiyete göre sektör içi dağılımı, 2024
Kaynak: TÜİK, Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2024
Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu
Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.
Cinsiyete göre ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 3 il, 2025
Kaynak: TÜİK, Evlenme İstatistikleri, 2025
Kadınların %17,0'ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü
ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların %38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %43,3 olduğu görüldü.
Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 oldu
Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,4 oldu.
Yapay zeka kullanan kadınların oranı %18,8 oldu
Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında %19,2 oldu. Bu oran kadınlarda %18,8 iken erkeklerde %19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin %39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların %40,5'inin, erkeklerin ise %38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü.
Beyin göçü oranı kadınlarda %1,6 oldu
Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında %2,0 oldu. Bu oran kadınlarda %1,6 iken erkeklerde %2,4 oldu.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı %30,1 oldu
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun %27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda %30,1 iken erkeklerde %25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı %28,4, erkeklerin oranı %21,8 olarak görüldü.
Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %28,2'sinin psikolojik şiddete, %18,3'ünün ekonomik şiddete, %12,8'inin fiziksel şiddete, %10,9'unun ısrarlı takibe, %8,3'ünün dijital şiddete ve %5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.
Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için %31,8 iken yükseköğretim mezunlarında %8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için %16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için %13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %2,2 oldu.
Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %56,0, %42,0 ve %38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların %66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %39,6 ve %62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.
Bu konuyla ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi Mart 2027'dir.
AÇIKLAMALAR
"8 Mart Dünya Kadınlar Günü"ne özel olarak hazırlanan bu haber bülteninde yer alan veriler, TÜİK tarafından gerçekleştirilen sayım ve araştırmalar ile idari kayıtlardan yararlanılarak derlenmiştir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi işbirliği ile hazırlanan raporda görsel sunumlara yer verilmektedir.




