HDP Çocuk Komisyonu Eş Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, Bursa ve Van illerinde, okullarda uygulanan oğlan ve kız çocuklarının derslerde ayrı sıralarda oturtulmasına yönelik Milli Eğitim Bakanlığına soru önergesi verdi.

Kaçmaz konuyla ilgili açıklamasına şu şekilde devam etti;

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığının sokakta, evde, işte, derste yani yaşamın her alanında; aile, okul, hukuk, ahlak, din ve medya tarafından sistemli bir şekilde inşa edildiği ataerkil egemen işleyişte, eğitim sistemi bu eşitsizliklerin sürdürülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’deki eğitim sisteminin özellikle kadınların ve kız çocuklarının geleneksel cinsiyet rollerini meşrulaştıran yapısı, mevcut iktidarın muhafazakâr, ayırımcı ve tekçi cinsiyet anlayışı ile birlikte derinleşmektedir. Özellikle Karma eğitime yönelik müdahaleler kendisini çeşitli pratiklerle var ettiğine tanıklık etmekteyiz.

Nitekim Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü’nün, okulda kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması için öğretmenlere gönderdiği yazıda  “Değerli öğretmen arkadaşlarımız 22.03.2022 tarihi itibari ile tüm sınıflardaki oturma düzeninin değiştirilmesi ve erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturması gerekmektedir.” ifadeleri yer almıştı. Karma eğitim uygulamasına karşı başka bir pratik de Van’da yaşanmıştır.

Geleceğin Siber Güvenlik Profesyonelleri Yetişiyor Geleceğin Siber Güvenlik Profesyonelleri Yetişiyor

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şubesi, kentteki Şehit Murat Demirci Anadolu İmam Hatip Lisesi, Van Merkez İmam Hatip Lisesi ve 15 Temmuz Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde kız ve erkek öğrencilerin ayrı dersliklerde eğitim gördüğünü tespit etmesi üzerine 19 Ekim 2022'de İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvurmuştur. Eğitim Sen, başvurusunda konuya dair bilgi istemiştir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise, "İlimizdeki müdürlüğümüze bağlı okullarda, Milli Eğitim Temel Kanununun 15 inci maddesindeki 'Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitim türüne, imkan ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir' hükmüne uygun eğitim öğretim uygulanmaktadır" yanıtı vermiştir.

Erkek ve kız öğrencilerin karma eğitimine dinsel ve cinsiyetçi gerekçelerle karşı çıkmak ve tek cinse dayalı eğitimi savunmak, okulların sadece öğrenme değil, aynı zamanda çocuklar ve gençler için sosyalleşme mekânları olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesi, öğrencilerin cinsiyetlerine göre ayrıştırılması birbirinden açıkça tecrit edilmesi anlamına gelmektedir.

Bu bağlamda;

1.           Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü’nün, görev yaptığı okulda kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması için vermiş olduğu talimata yönelik herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa hangi aşamadadır, hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?

2.           1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu m. 15 gereği “'Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır.” açık hükmüne aynı fıkranın ikinci cümlesinde “Ancak eğitim türüne, imkan ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir” lafzıyla bir istisna getirilmektedir. Bu istisna halinin Van’daki mevzubahis okullar için de Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce dayanak yapılmaktadır. Bu temelde Van’daki bu uygulama hangi imkan(sızlık) ve/veya zorluklara gereğince hayata geçirilmektedir? Bu imkan(sızlık) ve/veya zorlukların aşılmasına yönelik Bakanlığınızca hangi önlemler alınmaktadır?

3.           Gerek Bursa gerekse de Van ilindeki bu uygulamalara benzer olarak Bakanlığınızca karma eğitime aykırı uygulamalar söz konusu olduğunda hangi prosedürler işletilmektedir? Bu temelde 12 Ocak 2023 tarihi itibariyle kaç okul yöneticisi hakkında idari soruşturma gerçekleştirilmiştir? Bu yöneticiler için hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?

4.           Zaman zaman basına ve medyaya yansıyan haberlerden anlaşıldığı kadarıyla, Bakanlığınız bünyesindeki kimi özel öğretim kurumlarının da karma eğitime aykırı uygulamaları tercih ettiği söz konusu olmaktadır. Bu çerçevede ilgili özel öğretim kurumlarının gerek denetlenmesi gerekse 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu m. 15 hilafına hareket eden kurumlar hakkında hangi yaptırımlar uygulanmıştır?