Newroz kutlamasının ardından gözaltına alındı
Milletvekillerinin Meclis’e sunduğu belgelerde yer alan bilgilere göre üniversite öğrencisi Agit Güler, Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesini ziyaret etmek üzere İzmir’e gitti ve 2026 yılı Newroz kutlamasına katıldı.
Güler, 24 Mart 2026’da “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla gözaltına alındı. Ertesi gün Sulh Ceza Hâkimliğine çıkarılan Güler, adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.
Başvuruda, Güler hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı vurgulandı.
“Yurttan süresiz çıkarma” cezası verildi
Adli sürecin ardından Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Ankara Gölbaşı Yurt Müdürlüğü tarafından Güler hakkında disiplin işlemi başlatıldı.
Yurt Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24’üncü maddesinin ikinci fıkrasının “ğ” bendi gerekçe gösterilerek üniversite öğrencisine “yurttan süresiz çıkarma” cezası verildi.
Güler’e gönderilen 7 Eylül 2026 tarihli yazıda, disiplin kurulu kararının 9 Nisan 2026’da alındığı bildirildi.
Milletvekilleri, yönetmelikte yer alan hükmün örgüt üyeliğinden propagandaya, eylemlere katılmaktan başkalarını katılmaya zorlamaya kadar birbirinden farklı birçok fiili kapsadığına dikkat çekti. Disiplin kararında ise Güler’e hangi somut fiilin isnat edildiğinin açık ve bireyselleştirilmiş biçimde ortaya konulmadığı savunuldu.
Beş aylık süreye dikkat çekildi
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na yapılan başvuruda, disiplin kararının 9 Nisan’da alınmasına rağmen 7 Eylül’de uygulanması da eleştirildi.
Yaklaşık beş aylık sürenin açıklamaya muhtaç olduğu belirtilen başvuruda, Güler’in yurtta bulunmasının kamu düzeni veya yurt güvenliği açısından süresiz çıkarılmasını gerektirecek ağırlıkta değerlendirilmesi hâlinde kararın neden aylar sonra bildirildiğinin açıklanması istendi.
Öğrencinin bu süre boyunca yurtta kalmaya devam etmesinin, yaptırımın gerekliliği ve ölçülülüğü yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
“Barınma hakkının kaldırılması eğitimi güçleştiriyor”
Soru önergesinde, Güler’in haftalık imza yükümlülüğü nedeniyle İzmir ile öğrenim gördüğü şehir arasında düzenli olarak seyahat etmek zorunda kaldığı belirtildi.
Kamu yurdundan süresiz çıkarılmasının da Güler’in eğitimini sürdürmesini fiilen güçleştirdiği ifade edildi. Barınma maliyetleri ve ekonomik koşullar dikkate alındığında kararın, öğrencinin eğitim ve barınma hakları üzerinde ağır sonuçlar doğuracağı vurgulandı.
Aslan, gözaltı veya adli kontrol kararının kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmediğini belirterek idari makamların devam eden bir soruşturmayı, isnat edilen suç kesinleşmiş gibi değerlendiremeyeceğini kaydetti.
Bakan Osman Aşkın Bak’a beş soru
Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’tan şu soruların yanıtlanmasını istedi:
- Güler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde, “yurttan süresiz çıkarma” cezasında hangi somut deliller esas alındı?
- Hakkında yalnızca adli kontrol tedbiri uygulanan bir öğrencinin isnat edilen fiili gerçekleştirdiği, yurt disiplin kurulu tarafından hangi hukuki yetkiye dayanılarak kabul edildi?
- Yurt disiplin kurulunun ceza mahkemesinden önce “örgüt propagandası yapıldığı” sonucuna ulaşması masumiyet karinesiyle nasıl bağdaştırılıyor?
- Yurt çıkarma kararının Güler’in eğitim ve barınma hakkı üzerindeki sonuçlarına ilişkin sosyal, ekonomik veya idari bir değerlendirme yapıldı mı?
- Disiplin kararının yeniden incelenmesi ve yargılama sonuçlanıncaya kadar uygulanmasının durdurulması yönünde işlem yapılacak mı?
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvuru
Nevroz Uysal Aslan ve Mehmet Zeki İrmez’in imzasıyla TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na sunulan başvuruda ise işlemin yalnızca ceza soruşturması yönünden ele alınamayacağı belirtildi.
Milletvekilleri, öğrencinin eğitim ve barınma yaşamını doğrudan etkileyen ağır bir idari yaptırımın hangi hukuki güvenceler altında uygulandığının araştırılmasını istedi.
Başvuruda süresiz çıkarma kararının masumiyet karinesi, eğitim hakkı, hukuki belirlilik, gerekçeli işlem, ölçülülük ve etkili başvuru hakkı kapsamında incelenmesi talep edildi.
Ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığından uyguladığı ölçülülük kriterlerinin istenmesi, kararın yaklaşık beş ay sonra yürürlüğe konulmasının açıklanması ve Güler’in eğitim hayatında telafisi güç sonuçlar ortaya çıkmadan disiplin işleminin yeniden değerlendirilmesi istendi.




