KESK, ekim ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, kamu emekçileri ve emeklilerin maaşlarının artan hayat pahalılığı karşısında eridiğine dikkat çekti. Dört aylık enflasyonun yüzde 8,28’e ulaştığını belirten konfederasyon, temmuz ayında yapılan yüzde 7’lik maaş artışının enflasyon karşısında etkisini kaybettiğini vurguladı. KESK, 2027 bütçesinde emekçilere, emeklilere, eğitime, sağlığa ve sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılmasını istedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ekim ayı enflasyon verileri ile TBMM'de görüşmeleri devam eden 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

“Ekim Enflasyonu Açıklandı, Maaşlarımız Buharlaşıyor!” başlıklı açıklamada, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığı belirtilerek, ekonomik politikaların çalışanlar ve emekliler üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

KESK, insanca yaşamaya yetecek ücret ve emekten, halktan yana bir bütçe talebini yineledi.

“TÜİK'in verileri bile maaşlardaki erimeyi gizleyemiyor”

KESK'in açıklamasında yer verdiği verilere göre ekim ayında tüketici enflasyonu yüzde 2,58, yıllık enflasyon ise yüzde 29,77 olarak gerçekleşti.

Temmuz-ekim dönemini kapsayan dört aylık enflasyonun yüzde 8,28'e ulaştığına işaret eden konfederasyon, kamu emekçileri ve emeklilere temmuz ayında yapılan yüzde 7'lik maaş artışının bu dönemdeki fiyat yükselişinin gerisinde kaldığını belirtti.

Açıklamada, özellikle temel hizmetlerdeki fiyat artışlarının genel enflasyonun üzerinde gerçekleştiği vurgulandı.

KESK'in paylaştığı verilere göre yıllık enflasyon eğitimde yüzde 48,86, sağlıkta yüzde 43,29, konutta ise yüzde 40,24'e ulaştı.

Konfederasyon, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarının yurttaşların günlük yaşamda karşılaştığı fiyat artışlarını tam olarak yansıtmadığını savundu.

Akaryakıt zamları hayat pahalılığını artırıyor

KESK, son günlerde akaryakıt fiyatlarına yapılan artışları da gündeme taşıdı.

Açıklamada, 1 Kasım'da benzinin litre fiyatına 4 lira 10 kuruş, motorine 3 lira 60 kuruş zam yapıldığı, ardından otogazın (LPG) litre fiyatının da 9 TL artırıldığı belirtildi.

LPG fiyatındaki artışın yaklaşık yüzde 23'e karşılık geldiğine dikkat çekilen açıklamada, akaryakıt zamlarının ulaşımdan üretime, gıdadan temel tüketim ürünlerine kadar birçok alanda yeni fiyat artışlarına neden olabileceği ifade edildi.

KESK, art arda gelen zamların ücretlilerin satın alma gücünü daha da zayıflattığını belirtti.

“Enflasyon hedefleri artırılıyor, maaşlarımız yerinde sayıyor”

Konfederasyon, hükümetin enflasyon hedeflerinde yaptığı değişiklikler ile kamu emekçilerinin maaş artışları arasındaki farklılığa dikkat çekti.

KESK'in açıklamasına göre toplu sözleşme sürecinde 2026 yılı için yüzde 16 olarak açıklanan enflasyon hedefi yüzde 28'e, 2027 yılı için yüzde 9 olarak açıklanan hedef ise yüzde 21'e yükseltildi.

Buna karşın kamu emekçilerinin 2027 yılı için öngörülen maaş artışlarının ilk altı ayda yüzde 5, ikinci altı ayda yüzde 4 olarak belirlendiği hatırlatıldı.

Konfederasyon, enflasyon hedefleri yukarı yönlü değiştirilirken maaş artışlarının aynı ölçüde güncellenmemesini eleştirdi.

Dört kişilik memur ailesinin yoksulluk sınırı 125 bin 744 TL

KESK, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (BES-AR) yaşam maliyeti verilerine de açıklamasında yer verdi.

KESK'in aktardığı BES-AR verileri

Dört kişilik ailenin açlık sınırı

49.809 TL

Dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı

125.744 TL

Yalnız yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti

81.783 TL

KESK, bu verilerin kamu emekçilerinin ücretleri ile temel yaşam giderleri arasındaki farkı ortaya koyduğunu belirterek, ücretlerin yalnızca enflasyon oranlarına göre değil, insanca yaşam koşulları esas alınarak belirlenmesini istedi.

“2027 bütçesinde vergi yükü emekçilerin omuzlarına bırakılıyor”

KESK'in açıklamasında 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifine de geniş yer verildi.

Konfederasyon, bütçede gelirlerin, giderlerin ve vergilerin yüzde 44 oranında artırılmasının öngörüldüğünü, buna karşılık maaş artışlarının yüzde 21'lik enflasyon hedefi çerçevesinde değerlendirildiğini belirtti.

Özellikle Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve ücretlerden kaynakta kesilen gelir vergisinin çalışanların üzerindeki ekonomik yükü artırdığı ifade edildi.

KESK, dolaylı vergilerin geniş halk kesimlerini gelir düzeylerinden bağımsız biçimde etkilediğine dikkat çekerek, vergi politikalarının gelir dağılımındaki eşitsizlikleri derinleştirdiğini savundu.

“Bize bütçe imkânları kısıtlı deniliyor, sermayeye kaynak aktarılıyor”

KESK, iktidarın 2027 bütçesini eğitim ve toplumsal refah açısından olumlu bir tabloyla sunduğunu ancak bütçedeki kaynak dağılımının bu söylemlerle örtüşmediğini ileri sürdü.

Açıklamada, faiz ödemeleri, savunma harcamaları, kamu-özel işbirliği projelerinin Hazine garantileri ve sermayeye sağlanan destekler eleştirildi.

Konfederasyon, toplanan vergilerin önemli bir bölümünün bu alanlara yönlendirildiğini savunarak, eğitim, sağlık, istihdam, sosyal güvenlik ve yoksullukla mücadele için ayrılan kaynakların artırılmasını talep etti.

KESK, kamu hizmetlerine ayrılan kaynakların büyütülmesi ve bütçe politikalarının toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Fon ve borsa soruşturmalarına da değinildi

Açıklamada, son günlerde kamuoyunun gündeminde bulunan fon ve borsa işlemlerine ilişkin iddialara da yer verildi.

KESK, bu iddiaları ekonomik sistemdeki gelir ve servet dağılımı sorunlarıyla ilişkilendirerek, enflasyonun ücretliler açısından fiilî bir vergiye dönüştüğünü savundu.

Konfederasyon, faiz ödemeleri, teşvikler, destekler, vergi afları ve Hazine garantileri üzerinden yürütülen kaynak aktarımının kamu yararı açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.

KESK: “Tek çıkış yolu milyonların birleşik mücadelesi”

KESK, açıklamasının son bölümünde ekonomik sorunların çözümünün yalnızca hükümetin açıklayacağı yeni ücret düzenlemelerinden beklenemeyeceğini ifade etti.

İşçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin ve yoksullukla karşı karşıya bulunan toplumsal kesimlerin ortak talepler etrafında bir araya gelmesinin önemine dikkat çekildi.

Konfederasyon, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Tek çıkış yolu bu karanlık tabloyu yaratanlardan ‘müjde’ beklemekten değil, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan, yoksulluk ve sefalet dayatılan milyonların birleşik mücadelesinden geçmektedir.”

KESK, insanca yaşamaya yetecek ücret, adil vergi sistemi ve kamusal hizmetlere daha fazla kaynak ayrılması talepleri doğrultusunda mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.