Konya Karatay’da görevini ifa ederken trafik kazası sonucu yaşamını yitiren posta emekçisi Samet Cingöz’ün ölümü, Haber-Sen tarafından “kaza değil, sistemsel bir cinayet” olarak nitelendirildi. Sendika, Cingöz’ün ölümünün tesadüfi bir olay olmadığını, PTT Genel Müdürlüğü ve hükümetin dayattığı neoliberal politikalar, güvencesiz çalışma modelleri ve performans baskısının doğrudan sonucu olduğunu vurguladı.
Haber-Sen tarafından yapılan açıklamada, “Konya Karatay’da görevini ifa ederken trafik kazası sonucu aramızdan ayrılan posta emekçisi Samet Cingöz arkadaşımızın acısı hepimizin yüreğini yakmıştır. Hayatını kaybeden arkadaşımıza Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve tüm posta emekçilerine başsağlığı diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Sendika, ekonomik krizin derinleştiği ortamda taşeron eliyle yürütülen çalışma düzeninin emekçiyi daha çok çalışmaya ve güvencesiz yaşamaya mahkûm ettiğini belirterek, “Konya’da yitirdiğimiz arkadaşımız, bu sömürü düzeninin dişlileri arasında, ağır iş yükü ve bitmek bilmeyen sayı baskısı altında görev yapmaya zorlanmıştır. Modern dünyada bir motosikletin üzerine asılan devasa çuvallarla dağıtım yaptırmak, emekçiye Orta Çağ karanlığının kölelik koşullarını reva görmektir. Yorulan, morali bozulan, idarecilerin bitmek bilmeyen ‘daha fazla iş’ talebi ve angaryasıyla baskılanan her bir emekçi, bu liyakatsiz yönetim anlayışının hedefindedir” dedi.
Kaza sırasında motosikletin yanındaki çuvalların görüntüsünü örnek gösteren sendika, “PTT’nin hizmet üretme değil, emek sömürme fotoğrafıdır. Ağır ve kaba gönderilerin, yetersiz teknik ekipmanla ve sayı dayatmasıyla dağıtılmasına göz yumanlar, bu kazanın asli sorumlularıdır” ifadelerine yer verdi.
Haber-Sen, olayla ilgili geniş ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini, ihmali ve kusuru olan her kademedeki idareciden hesap sorulmasını talep etti. Açıklamada, “Posta emekçisi bir sayıdan ya da performans grafiğinden ibaret değildir! Güvencesiz istihdama son verilmeli, tüm emekçiler insani koşullarda ve güvenceli kadrolarda istihdam edilmelidir. Sayı baskısı ve ağır gönderi zulmü derhal son bulmalıdır” denildi.
Sendika, sürecin sonuna kadar takipçisi olunacağını ve emekçinin canını kar hırsına kurban eden bu bozuk düzene karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğini kamuoyuna duyurdu.




