Mehmet Türkmen’e Beraat: “Kopan Kolun Hesabını Sorduğum İçin Suçlu Oldum”
Tutuklu bulunan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verildi. 58 gündür tutuklu yargılanan Türkmen’in davası, Gaziantep Adliyesi’nde yoğun katılımla görüldü. Mahkemenin beraat ve tahliye kararının ardından adliye koridorları sloganlarla yankılandı.
Türkiye’nin birçok kentinden sendikacılar, siyasetçiler, emek örgütleri temsilcileri ve Avrupa’dan dayanışma heyetleri duruşma öncesinde adliye önünde toplandı. “Mehmet Türkmen yalnız değildir”, “Sendikal haklar yargılanamaz” ve “İş, ekmek, özgürlük” sloganlarının yükseldiği açıklamalarda Türkmen’in serbest bırakılması talep edildi.
“Savcının bile emin olmadığı bir suçla karşınızdayım”
Duruşmada savunma yapan Türkmen, soruşturmanın başından itibaren hukuki değil siyasi bir süreç işletildiğini söyledi. İlk olarak “halkı kin ve nefrete sevk etmek” suçlamasıyla gözaltına alındığını, daha sonra suçlamanın “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma”ya dönüştürüldüğünü belirten Türkmen, “Savcının bile emin olmadığı bir suçla karşınızdayım” dedi.
Soruşturmanın Şireci Tekstil patronunun şikâyeti üzerine açıldığını ifade eden Türkmen, “Adım gibi biliyorum ki bu soruşturma Şireci patronunun şikâyeti üzerine açıldı. Son altı yılda otuz kez gözaltına alındım ve hepsi bir patronun telefonuyla oldu. Bir sendika genel başkanını gözaltına almak neden bu kadar kolay?” diye konuştu.
“Kopan kolun hesabını sorduğum için suçlu oldum”
Türkmen savunmasında, Şireci Tekstil’de kolunu kaybeden bir işçiyle ilgili süreci de anlattı. Patronun işçiye ev alarak şikâyetini geri çektirdiğini ileri süren Türkmen, bunun bir yardım değil, soruşturmayı kapatma girişimi olduğunu söyledi.
“İşçi şikâyetçi olmadı diye delillerin karartıldığı, kan lekelerinin temizlendiği bir dosyada patron aklandı; ama ben o kopan kolun hesabını sorduğum için suçlu oldum” diyen Türkmen, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki cezasızlık politikasına dikkat çekti.
“555 işçi öldü, bir tek patron yargılanmadı”
Savunmasında iş cinayetlerine ilişkin verileri de paylaşan Türkmen, İSİG Meclisi raporlarına atıf yaparak Gaziantep’te son 13 yılda en az 555 işçinin yaşamını yitirdiğini söyledi.
“Bu 555 ismin hepsi belli. Bir tek patron hapis yatmadı, bir tek patron gözaltına alınmadı” diyen Türkmen, tekstil sektöründe yaşanan iş kazalarının “kâr hırsının işçi yaşamının önüne geçirilmesinin sonucu” olduğunu belirtti.
Koğuştan anlattı: “Başpınar işçileriyle dolu”
Cezaevinde kaldığı süreçte çok sayıda Başpınar işçisiyle tanıştığını anlatan Türkmen, ekonomik yoksulluğun insanları suça ittiğini söyledi. Kaldığı koğuşlarda tanıştığı işçilerin hikâyelerini paylaşan Türkmen, çocuk işçiliği ve borç yükünün emekçiler üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Bir koğuş arkadaşının 11 yaşındaki çocuğunun okulu bırakıp çalışmaya başladığını anlatan Türkmen, “Ben o çocuklar okusun, babaları insanca yaşasın dediğim için buradayım” ifadelerini kullandı.
Tanıklar dinlenmedi
Türkmen’in avukatlarından Eylem Sarıoğlu, fabrikalarda iş kazaları geçirerek uzuv kaybı yaşayan işçilerin tanık olarak dinlenmek üzere adliye önünde hazır bulunduğunu belirtti. Ancak savcılığın itirazı üzerine mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesi talebini reddetti.
Duruşmanın yalnızca 30 kişilik bir salonda görülmek istenmesi de gerginliğe neden oldu. Çok sayıda avukat ve destekçi salon dışında kaldı.
Savcılık ceza ve siyasi yasak istedi
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcılık, Türkmen hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan hapis cezası talep etti. Savcılık ayrıca, Türkmen’in sendikal faaliyet yürütmesini engelleyebilecek şekilde siyasi yasak uygulanmasını da istedi.
Savcılık tahliye talebinde bulunurken, mahkeme heyeti ise Türkmen hakkında beraat ve tahliye kararı verdi.
Kararın açıklanmasının ardından adliye koridorlarında “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Mehmet Türkmen onurumuzdur”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Başpınar işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı.
“Yanıltıcı olan bizim sözlerimiz değil, bu düzen”
Duruşma öncesi yapılan açıklamada konuşan BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, davanın siyasi olduğunu savundu.
Kılıçalp, “Mehmet Türkmen’in suçu maaşlarını alamayan işçilerle yan yana durmak, iş cinayetlerinin hesabını sormaktır. Yanıltıcı olan bizim sözlerimiz değil, bu adaletsiz düzenin kendisidir” dedi.
Gaziantep Barosu: “Bu karar topluma vurulmuş kelepçedir”
Bülent Duran ise yargılama sürecini eleştirerek, tutuklamanın yalnızca Türkmen’i değil, örgütlenmek isteyen tüm emekçileri hedef aldığını söyledi.
Duran, “Bu tutuklama kararı açlığa mahkûm edilen insanların iradesine vurulmuş bir kelepçedir” ifadelerini kullandı.
Türkmen’in avukatlarından Tugay Bek de Türkiye’de her yıl binlerce işçinin yaşamını yitirdiğini belirterek, “Dezenformasyon yasası toplumu korumak için değil, hak arayanları susturmak için sopa olarak kullanılıyor” dedi.
Anne Ayşe Türkmen: “Oğlumu almadan gitmem”
Adliye önünde konuşan Türkmen’in annesi Ayşe Türkmen ise oğlunun işçilerin hakkını savunduğu için cezaevinde olduğunu söyledi.
“Oğlumu almaya geldim. Onu bırakmazlarsa Ankara’ya kadar giderim” diyen anne Türkmen’in sözleri, adliye önünde toplananlar tarafından alkışlarla karşılandı.
Elini kaybeden işçiden çağrı
İş kazasında elini kaybeden işçi Mustafa Alkurt da Türkmen’in yıllar önce kendisine destek olduğunu anlattı. Alkurt, “Beni kimse aramadı, bir tek Mehmet Türkmen yanıma geldi. Mehmet bizim gibi işçilerin sesi oldu” dedi.
Türkmen’e destek için duruşmaya çok sayıda sendika, meslek örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı. Destek verenler arasında Erkan Baş, Seyit Aslan, Ahmet Karagöz, Gökhan Durmuş, Perihan Koca, Ferit Şenyaşar ve çok sayıda sendika yöneticisi ile uluslararası emek örgütü temsilcisi yer aldı.
Ayrıntılar geliyor....




