"30 yıl cezaevinde tutulduktan sonra hâlâ “ne düşündüğü”, “pişman olup olmadığı”, “hangi siyasal kanaate sahip olduğu” üzerinden özgürlüğünden mahrum bırakılıyorsa, burada hukuk düzeninden söz edilemez." 30 yıllık cezasını tamamladı, tahliyesi dört kez ertelendi DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, 1994 yılından bu yana cezaevinde bulunan Ahmet Tüneli’nin infaz süresini tamamlamasına rağmen tahliye edilmemesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Aslan, İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla dört kez ertelenen tahliye sürecinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, “Ahmet Tüneli’nin özgürlüğünün gaspı faşizan infaz rejiminin son örneğidir” dedi. “Koşullu salıverilme tarihi üzerinden 762 gün daha cezaevinde tutulacak” Açıklamada, Ahmet Tüneli’nin 30 yıllık infaz süresini tamamladığı ve 31 Ekim 2024 tarihinde koşullu salıverilmesi gerekirken İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliyesinin sürekli ertelendiği ifade edildi. En son 20 Mayıs 2026 tarihli kurul kararıyla tahliyenin bir kez daha engellendiğini belirten Aslan, dosyanın 2 Aralık 2026 tarihinden sonra yeniden değerlendirilmek üzere ertelendiğini kaydetti. Bu kararın, Tüneli’nin koşullu salıverilme tarihinden itibaren toplam 762 gün daha cezaevinde tutulması sonucunu doğurduğunu vurguladı. “İdare ve Gözlem Kurulları fiilî cezalandırma mekanizmasına dönüştürüldü” Nevroz Uysal Aslan, İdare ve Gözlem Kurullarının mahkemelerin yerine geçerek siyasi mahpusları yeniden yargılayan bir yapıya dönüştüğünü savundu. Açıklamasında, Ahmet Tüneli’nden “pişmanlık”, “suç farkındalığı”, “örgüt hakkında beyan” ve “manevi rehberlik” başlıkları üzerinden ideolojik teslimiyet beklendiğini öne süren Aslan, bunun iyi hâl değerlendirmesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Aslan, “Bu, mahpusun zihnine, kimliğine ve siyasi kanaatine yönelen açık bir zorlamadır” ifadelerini kullandı. “Özgürlüğün pişmanlık beyanına bağlanması kabul edilemez” Açıklamada, bir kişinin 30 yıl cezaevinde kaldıktan sonra hâlâ düşünceleri, siyasi görüşü veya pişman olup olmadığı üzerinden özgürlüğünden mahrum bırakılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu. Ahmet Tüneli hakkında verilen kararın yalnızca bireysel bir uygulama olmadığını ifade eden Aslan, bunun siyasi mahpuslara yönelik daha geniş kapsamlı bir politikanın parçası olduğunu ileri sürdü. Tahliye hakkının idarenin takdirine ve pişmanlık beyanına bağlanmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Aslan, İdare ve Gözlem Kurullarının cezaevlerinde “faşizan bir denetim ve itaat rejiminin aracı hâline getirildiğini” iddia etti. Derhal tahliye çağrısı DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, açıklamasında şu talepleri sıraladı: Ahmet Tüneli’nin derhal tahliye edilmesi, İdare ve Gözlem Kurullarının siyasi mahpuslar üzerinde pişmanlık, itiraf ve ideolojik beyan dayatmasına son verilmesi, Cezasını tamamlamış mahpusların özgürlüğünün idari kurul kararlarıyla engellenmemesi, Hukukun infaz süreçlerinde keyfî uygulamaların gerekçesi hâline getirilmemesi. Aslan, söz konusu süreci hem Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu nezdinde hem de kamuoyu önünde takip edeceklerini belirterek, benzer durumda bulunan tüm siyasi mahpuslar için adalet, özgürlük ve insan onuru mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.