Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenler için iller arası mazerete bağlı yeni yer değiştirme takvimi yayımlamasını örgütlü mücadelenin kazanımı olarak değerlendirdi. İmrek, yeni başvuru hakkının önemli olduğunu ancak sorunun geçici duyurularla değil; kalıcı, şeffaf ve bütün hak sahiplerini kapsayan bir sistemle çözülmesi gerektiğini söyledi.

Öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlere bağlı yer değişikliği taleplerine ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), “2026 Yılı Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu-2”yi yayımladı.

Yeni duyuruyla yaz tatilinde mazerete bağlı yer değişikliği gerçekleşmeyen, yaz tatilindeki başvuruların ardından mazereti ortaya çıkan ve sözleşmeli öğretmenlikten kadrolu öğretmenliğe geçecek eğitim emekçileri için yeni bir başvuru süreci başlatıldı.

Düzenlemeyi değerlendiren Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, kararın öğretmenlerin uzun süredir dile getirdiği talepler ve Eğitim Sen’in yürüttüğü ısrarlı mücadele sonucunda alındığını belirtti.

“Öğretmenlerin haklı taleplerini her platformda gündeme taşıdık”

Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değişikliği sorununun yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken İmrek, konunun aile bütünlüğü ve yaşam hakkıyla doğrudan ilgili olduğunu vurguladı.

Eğitim Sen’in başta Kurum İdari Kurulu toplantıları olmak üzere MEB ile yapılan görüşmelerde öğretmenlerin taleplerini ısrarla dile getirdiğini ifade eden İmrek, şunları söyledi:

“Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değişikliği taleplerinin karşılanması için uzun süredir mücadele ediyoruz. Sorunu her platformda gündeme taşıdık. Bakanlıkla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde taleplerimizi ısrarla dile getirdik ve öğretmenlerin haklı taleplerinin karşılanması için yürüttüğümüz görüşme trafiğini sürdürdük. Yayımlanan yeni duyuru, bu ısrarın ve örgütlü mücadelenin sonucudur.”

“Ailelerinden ayrı yaşamaya zorlanmaları kabul edilemez”

Çok sayıda öğretmenin kontenjan sınırlaması, hizmet puanı ve benzeri gerekçeler nedeniyle eşinden, çocuklarından ve ailesinden ayrı yaşamak zorunda kaldığını belirten İmrek, bu durumun öğretmenlerin hem çalışma hem de yaşam koşullarını ağırlaştırdığını kaydetti.

Aile bütünlüğünün korunmasının temel bir hak olduğunu vurgulayan İmrek, şöyle devam etti:

“Öğretmenlerin ailelerinden ayrı bırakılması, eşlerinden ve çocuklarından koparılması kabul edilemez. Öğretmenlerin yaşamlarını ve çalışma koşullarını zorlaştıran, aile bütünlüğünü yok sayan uygulamalara karşı sessiz kalmayacağımızı her fırsatta ifade ettik. Bu mesele öğretmenin nerede görev yapacağından ibaret değildir. Çocukların ebeveynlerinden, eşlerin birbirinden ayrı bırakılması söz konusudur.”

Yeni başvuru süreci kimleri kapsıyor?

MEB’in yayımladığı duyuruya göre yalnızca Bakanlığa bağlı resmî eğitim kurumlarında kadrolu öğretmen olarak görev yapanlar başvurabilecek. Bununla birlikte sözleşmeli öğretmen olarak çalışanlardan 14 Eylül 2026’ya kadar kadrolu öğretmenliğe geçerek göreve başlayanlar da başvuru hakkından yararlanabilecek.

Yeni başvuru süreci genel olarak şu durumdaki öğretmenleri kapsayacak:

  • 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete bağlı yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenler,
  • Yaz tatili dönemindeki yer değiştirme sürecinin ardından mazereti oluşan öğretmenler,
  • Sözleşmeli öğretmenlikte üç yıllık çalışma süresini tamamlayarak 14 Eylül 2026’ya kadar kadrolu öğretmen olarak göreve başlayacak ve mazereti bulunan öğretmenler.

Başvurular aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve duyuruda belirtilen diğer nedenlere bağlı mazeretler kapsamında alınacak.

Başvurular iki aşamada yapılacak

Yer değiştirme işlemleri ön başvuru ve tercih başvurusu olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilecek. Birinci aşamada başvuru yapmayan öğretmenler, ikinci aşamadaki tercih sürecine katılamayacak.

MEB’in ilan ettiği takvim şöyle:

  • Ön başvurular 9 Eylül 2026’da başlayacak.
  • Ön başvuru ve onay süreci 14 Eylül 2026 saat 16.00’da sona erecek.
  • Tercih başvuruları 16 Eylül’de başlayacak.
  • Tercih ve onay süreci 17 Eylül 2026 saat 16.00’da tamamlanacak.
  • Atamalar 18 Eylül 2026’da yapılacak.
  • Tebligat ve ilişik kesme işlemleri 18 Eylül 2026 itibarıyla başlayacak.

Öğretmenlerin başvurularını MEBBİS veya Personel Genel Müdürlüğünün internet adresi üzerinden elektronik ortamda yapması ve gerekli belgeleri görev yaptıkları eğitim kurumunun müdürlüğüne teslim etmesi gerekecek.

Atamalarda hizmet puanı esas alınacak

Öğretmenler, tercih aşamasında mazeretlerinin bulunduğu ilde alanları itibarıyla norm kadro açığı bulunan veya boşalması muhtemel eğitim kurumlarını tercih edebilecek.

Atamalar, öğretmenlerin tercihleri dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğüne göre elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Hizmet puanlarının eşit olması durumunda sırasıyla öğretmenlikteki hizmet süresine ve öğretmenliğe başlama tarihine bakılacak. Eşitliğin devam etmesi hâlinde atama bilgisayar kurasıyla belirlenecek.

Hizmet puanı hesaplamasında 17 Eylül 2026, hizmet süresinin belirlenmesinde ise 30 Eylül 2026 tarihi esas alınacak.

Ataması gerçekleşmeyenler için ek çalışma yapılacak

Duyuruda aile birliği mazeretiyle başvuran ancak boş kontenjanların tamamını tercih etmesine rağmen hizmet puanı yetersizliği nedeniyle yer değiştiremeyen öğretmenlere ilişkin ayrı bir düzenlemeye de yer verildi.

Eşlerin her ikisinin de MEB kadrolarında öğretmen olması ya da eşlerden birinin kamu kurumunda memur olarak çalışması durumunda, gerekli koşulların sağlanması hâlinde aile birliğinin Bakanlık tarafından belirlenecek bir ilde kurulması amacıyla 18 Eylül’den sonra çalışma yapılacak.

Sağlık mazereti nedeniyle başvuran ancak ataması gerçekleşmeyen öğretmenler de sağlık durumlarının giderilebileceği ve Bakanlık tarafından belirlenecek bir ile atanmak için değerlendirmeye alınabilecek.

“Bu düzenleme olumlu ancak yeterli değil”

Yeni duyurunun öğretmenlerin taleplerinin karşılanması bakımından önemli olduğunu belirten Cudi İmrek, buna karşın düzenlemenin bütün sorunları çözmediğini ifade etti.

Mazerete bağlı yer değişikliği hakkının her yıl yayımlanan ek duyurulara ve istisnai kararlara bırakılmasını eleştiren İmrek, şunları kaydetti:

“Bugün yayımlanan duyuru, ısrarlı sendikal mücadelenin ve örgütlü çabanın sonuç alabileceğini bir kez daha göstermiştir. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu düzenleme yeterli değildir. Öğretmenlerin aile bütünlüğünü ilgilendiren bir hakkın her yıl yeni duyurular ve istisnai düzenlemeler üzerinden çözüme kavuşturulmasını kabul etmiyoruz.”

Kontenjan ve hizmet puanı engelleri kaldırılmalı

Mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan açılmaması veya hizmet puanı yetersizliği nedeniyle öğretmenlerin yer değişikliği yapamamasına son verilmesini isteyen İmrek, aile bütünlüğünün idari sınırlamalara bağlı olmaması gerektiğini söyledi.

İmrek, “Kontenjan, hizmet puanı ve benzeri gerekçelerle öğretmenlerin ailelerinden ayrı yaşamaya zorlanmasına son verilmelidir. Mazereti bulunan bütün hak sahiplerinin talepleri karşılanmalıdır. Öğretmenlerin eşlerinden, çocuklarından ve ailelerinden ayrı yaşamak zorunda bırakılmadığı bir sistem kurulmalıdır” dedi.

“Kalıcı, şeffaf ve adil bir sistem istiyoruz”

Mazerete bağlı yer değişikliği süreçlerinin öğretmenler açısından öngörülebilir hâle getirilmesi gerektiğini belirten İmrek, düzenlemelerin kişilerin yaşamlarını planlamalarına olanak sağlayacak şekilde hazırlanmasını istedi.

İmrek, “Mazerete bağlı yer değişikliğinin kalıcı, şeffaf, adil ve öngörülebilir kurallara bağlandığı bir sistem istiyoruz. Öğretmenlerin aile bütünlüğünün korunması, dönemsel düzenlemelere ya da boş kontenjan bulunmasına bağlı bir ayrıcalık değil, güvence altına alınması gereken bir haktır” ifadelerini kullandı.

“Hak verilmez, mücadeleyle kazanılır”

Eğitim Sen’in öğretmenlerin haklı ve meşru taleplerinin takipçisi olmayı sürdüreceğini belirten İmrek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün elde edilen sonuç bize bir kez daha gösteriyor: Hak verilmez, mücadeleyle kazanılır. Eğitim Sen olarak kazanımlarımızı büyütmeye, eksik kalan düzenlemelerin tamamlanması ve bütün hak sahiplerinin taleplerinin karşılanması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Örgütlüyüz, haklıyız, birlikte kazanacağız.”