Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz ŞAHİN, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir kavram olmadığını, ekonomik, sosyal ve yönetsel boyutlarıyla birlikte ele alınması gereken bütünsel bir vizyon olduğunu vurguladı. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Şahin, günümüzde yaşanan iklim krizi, su kıtlığı ve hızlı kentleşme gibi sorunların, parçacı yaklaşımlarla çözülemeyeceğinin altını çizdi.
Şahin, sürdürülebilirliğin temelinde “denge” kavramının yer aldığını belirterek, “Doğal kaynakların korunması ile ekonomik kalkınma arasında sağlıklı bir denge kurulmadığı sürece, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmamız mümkün değildir. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca bugünü değil, geleceği de planlayan bir yönetim anlayışıdır” dedi.
Yerel yönetimlerin bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini ifade eden Şahin, şehirlerin sürdürülebilirlik politikalarının uygulama alanı olduğunu belirtti. “Enerji verimliliği, atık yönetimi, su tasarrufu, yeşil alanların artırılması ve toplu ulaşım gibi konular, doğrudan yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Ancak bu çalışmaların başarılı olması için merkezi yönetim, özel sektör ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca teknik çözümlerle sağlanamayacağını da dile getiren Şahin, toplumsal bilinç ve eğitim konusuna dikkat çekti. “Sürdürülebilirlik bir yaşam biçimidir. Bireylerin günlük hayatlarında yapacakları küçük değişiklikler bile büyük etkiler yaratabilir. Su tasarrufu, enerji kullanımı, geri dönüşüm alışkanlıkları bu sürecin temel taşlarıdır” ifadelerini kullandı.
Son olarak, Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmesi için uzun vadeli ve entegre politikalar geliştirmesi gerektiğini belirten Şahin, “Bütüncül bir vizyonla hareket edildiğinde, hem çevresel riskleri azaltabilir hem de ekonomik fırsatlar yaratabiliriz. Sürdürülebilirlik, aslında bir zorunluluk değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma aracıdır” dedi.



