BM 2026 Dünya Su Geliştirme Raporu'nun bu yılki ana teması olan "Su ve Cinsiyet" (Water and Gender) ekseninde şekillenen bulgular, su yönetimindeki adaletsizliklerin ve iklim krizinin toplumsal etkilerini gözler önüne serdi. Raporu gazetemiz için değerlendiren Kent, Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde "kritik eşiğe" yaklaştığı uyarısında bulundu.

"Suyun Davranışları Artık Öngörülemez"

Oğuz Şahin, küresel su döngüsünün bozulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Dünya Su Geliştirme Raporu 2026, küresel ölçekte su kaynaklarının hızla azaldığını ve özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle “su stresi” yaşayan ülkelerin sayısının arttığını ortaya koydu. Raporda Türkiye de su riski yüksek ülkeler arasında yer aldı.

Oğuz Şahin: Sürdürülebilirlik Bütünsel Bir Vizyon Gerektiriyor
Oğuz Şahin: Sürdürülebilirlik Bütünsel Bir Vizyon Gerektiriyor
İçeriği Görüntüle


"Bir tarafta ani ve yıkıcı taşkınlar, diğer tarafta ise aylarca süren ekstrem kuraklıklar... Suyun davranışları artık hidrolojik modellerle öngörülemez hale geldi. Bu durum sadece doğayı değil; tarımı, enerjiyi ve kent yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı 1.310 metreküp seviyelerine gerilemiş durumda. Bu, su fakiri bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğimizi gösteriyor."

Türkiye İçin "Yeni Su Siyaseti" Çağrısı

BM raporunun sunduğu verilerin Türkiye için bir "erken uyarı" niteliği taşıdığını vurgulayan Şahin, çözüm için yapısal değişikliklerin şart olduğunu belirtti. Şahin, özellikle şehir planlamasında ve tarımda köklü bir değişim gerektiğini savundu:

Vahşi Sulamaya Son: Tarımda yer altı sularını bitirme noktasına getiren geleneksel yöntemlerden acilen vazgeçilmeli.

Kentsel Altyapı: Kentlerdeki kayıp-kaçak oranları iklim değişikliğine dirençli hale getirilmeli.

Adil Yönetim: BM raporunun da vurguladığı gibi, suya erişimde toplumsal eşitlik gözetilmeli ve su yönetimi havza ölçekli planlanmalı.

"İklim Göçü ve Sosyal Riskler"

İklim değişikliğinin en ağır sonucunun "iklim göçü" olacağını hatırlatan Şahin, "Suya erişimin zorlaştığı bölgelerde sosyal doku bozuluyor. 2026 raporu bize suyun sadece musluktan akan bir sıvı olmadığını, barışın ve toplumsal istikrarın temeli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi