Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 27 Eylül’de Balıkesir’de düzenlenen Karesi İlçe Kongresi’nde sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmalar hakkında konuştu. Bazı fonların, iktidara yakın kişilerin de yatırım yaptığı yönündeki söylemlerle küçük yatırımcılara güven verdiğini savunan Özel, fon işlemlerinin siyasi ve bürokratik bağlantıları olup olmadığının incelenmesini istedi.
Kaya ve eşinin işlemleri hakkında Erdoğan’a soru
Özel, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın hisse işlemlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları gündeme getirdi. Kaya’nın yüksek tutarda kazanç sağlayıp soruşturma öncesinde para çektiğini ileri süren Özel, Erdoğan’a “Bu milletin parasını geri alacak mısın?” diye seslendi. İleri sürülen tutarlar ve işlemlerin niteliği hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Özel, mevcut kabinede ve Adalet Bakanlığı bürokrasisinde görev yapan bazı kişilerin de fonlarda işlem yaptığı yönündeki iddialara yanıt verilmesini istedi. Bu kişilere ilişkin açıklamasında isim ve doğrulanabilir işlem belgesi paylaşılmadı.
Yatırımcıların kayıpları için düzenleme çağrısı
Özel, partisinin yatırımcıların kayıplarına yönelik 15 maddelik bir kanun teklifi hazırladığını belirtti. Teklifin, fonların kapalı olduğu dönemde yapılan işlemlerin belirlenmesi ve yurt dışına çıkarıldığı ileri sürülen paraların geri getirilmesi gibi başlıklar içerdiğini söyledi.
Kaya görevlerinden affını istedi, Çelik soruşturma mesajı verdi
Fatma Betül Sayan Kaya, 26 Eylül’de yaptığı açıklamada hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istediğini belirterek AK Parti’de yürüttüğü tüm görevlerden affını talep etti. Kaya’nın açıklaması, ileri sürülen işlem tutarlarının doğrulandığı anlamına gelmiyor.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise 27 Eylül’de yaptığı açıklamada, fon soruşturmasındaki iddiaların ilgili kurumlarca incelendiğini ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vereceğini söyledi. Süreçten olumsuz etkilenen yurttaşların haklarının ele alınacağını belirten Çelik, finansal sisteme yönelik sistemik bir risk bulunmadığını savundu.




