DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesinin ardından vakıf üniversitelerinde yaşandığı belirtilen kitlesel akademisyen işten çıkarmalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Koca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, vakıf üniversitelerinde kâr odaklı yönetim anlayışının akademik özgürlüğü, çalışma güvencesini ve eğitimin niteliğini olumsuz etkilediğini belirtti. Önergede, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından yapılan açıklamalara dikkat çekilerek, İstanbul'da faaliyet gösteren çeşitli vakıf üniversitelerinde 100'ü aşkın öğretim görevlisinin "sözleşme süresinin dolduğu" veya "norm fazlası" gerekçeleriyle işten çıkarıldığı ifade edildi. Bazı üniversitelerde ise tek seferde işten çıkarılan akademisyen sayısının 60'ı aştığı belirtildi. Perihan Koca, belirli süreli iş sözleşmelerinin objektif bir gerekçe olmaksızın yıllarca zincirleme şekilde yenilenmesinin, ardından da toplu işten çıkarmalara gidilmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırı olduğunu savunarak yaşanan süreci "akademik kıyım" olarak nitelendirdi. Koca, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Öğrencilerden tahsil edilen yüksek öğrenim ücretleriyle gelirlerini sürekli artırmayı hedefleyen vakıf üniversitelerinin, öncelikli hedeflerinin daha fazla kâr etmek olduğu yapmış oldukları bu akademik kıyımla açığa çıkmıştır. Bu kâr odaklı yaklaşım, yalnızca eğitim emekçilerinin çalışma haklarını değil; eğitimin niteliğini, akademik özgürlüğü ve üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesini doğrudan hedef almaktadır. Öğrencilerin eğitim hakkına sahip bireyler yerine müşteri olarak görüldüğü bu piyasa odaklı anlayış, yükseköğretimin kamusal niteliğini her geçen gün aşındırmaktadır." Milletvekili Koca, önergesinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den şu sorulara yanıt verilmesini istedi: İş akdi sona erdirilen akademisyenlerin siyasi görüşleri, sendikal faaliyetleri, akademik çalışmaları veya düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında gerçekleştirdikleri faaliyetler nedeniyle Bakanlığa ya da Yükseköğretim Kurulu'na ulaşan herhangi bir başvuru veya şikâyet bulunmakta mıdır? Vakıf üniversitelerinde "sözleşme süresinin dolması" ve "norm fazlası" gerekçeleriyle yapılan işten çıkarmaların mevzuata uygunluğu Bakanlık tarafından denetlenmekte midir? Bakanlık veya ilgili kamu kurumları tarafından vakıf üniversitelerindeki toplu işten çıkarmalara ilişkin herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Akademik personelin iş güvencesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik bir çalışma bulunmakta mıdır? Öğretim elemanlarının her yıl sözleşme yenileme baskısıyla karşı karşıya kalmasının akademik özgürlüğe ve bilimsel üretime etkisine ilişkin Bakanlığın herhangi bir değerlendirmesi veya çalışması var mıdır? Akademik kadroların keyfi biçimde azaltılmasının önüne geçilmesi ve eğitim kalitesinin korunması amacıyla Bakanlık ile Yükseköğretim Kurulu arasında yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır? Öğrencilerden yüksek öğrenim ücreti alan vakıf üniversitelerinde aynı dönemde akademik personelin toplu biçimde işten çıkarılmasının eğitim kalitesine etkisine ilişkin Bakanlık tarafından herhangi bir inceleme veya denetim gerçekleştirilmiş midir? Koca, vakıf üniversitelerinde yaşanan işten çıkarmaların yalnızca akademisyenlerin çalışma yaşamını değil, yükseköğretimin kamusal niteliğini ve öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını da doğrudan etkilediğini belirterek, sürecin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurguladı.