Eğitim Sen, İzmir’in Bornova ilçesindeki Sait Güzelcan Ortaokulu’na sendikal ziyaret gerçekleştiren 4 No’lu Şube yöneticileri ve üyelerinin bekçi ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaştığını açıkladı. Sendika yöneticilerinin tehdit edildiğini, haklarında para cezası uygulandığını ve sendikal hakları savunan okul müdür yardımcısının gözaltına alınarak savcılığa sevk edildiğini duyuran Eğitim Sen, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.

Okul kapısında sendikal ziyaret engellendi

İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan Sait Güzelcan Ortaokulu’nda sendikal faaliyet sırasında yaşanan kolluk müdahalesi, eğitim emekçilerinin örgütlenme özgürlüğünü yeniden gündeme taşıdı.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), İzmir 4 No’lu Şube yöneticileri ve üyelerinin okul yönetiminin bilgisi dâhilinde gerçekleştirdikleri ziyaret sırasında okul kapısında görevli bekçi ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesine uğradığını açıkladı.

Sendikanın açıklamasına göre, eğitim emekçileriyle görüşmek ve sendikal faaliyet yürütmek amacıyla okula giden şube yöneticilerinin faaliyetleri engellendi. Sendika temsilcileri tehdit edilirken, sendikal hak ve özgürlükleri savunduğu belirtilen okul müdür yardımcısı da gözaltına alındı.

Eğitim Sen, müdahalenin hukuka aykırı ve yetki sınırlarını aşan bir uygulama olduğunu savunarak olayın sorumluları hakkında hukuki süreç başlatacağını duyurdu.

Eğitim Sen: “Okul müdür yardımcısı savcılığa sevk edildi”

Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, müdahalenin yalnızca sendika yöneticileriyle sınırlı kalmadığı, sendikal hakları savunan okul müdür yardımcısının da gözaltına alındığı belirtildi.

Sendika, şube yöneticilerine para cezası uygulandığını ve gözaltına alınan müdür yardımcısının savcılığa sevk edildiğini bildirdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Eğitim kurumlarında görev yapan eğitim emekçileriyle buluşmak, onların sorunlarını dinlemek ve örgütlenme özgürlüğümüzü kullanmak en temel anayasal ve sendikal hakkımızdır. Bu hakkın keyfi müdahaleler ve tehditlerle engellenmesi, yöneticilerimize para cezası kesilmesi ve sendikal hak ve özgürlükleri savunan Okul Müdür Yardımcımızın savcılığa sevk edilmesi, yaşanan hukuksuzluğun somut göstergesidir.”

Eğitim Sen, okul yönetiminin bilgisi dâhilinde gerçekleştirilen sendikal ziyaretin kolluk tarafından engellenmesinin örgütlenme özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğunu vurguladı.

“Anayasal haklarımız kolluk müdahalesiyle ortadan kaldırılamaz”

Sendika, Türkiye'de anayasal güvencelerin ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin sorunların eğitim kurumlarına da yansıdığını belirterek sendikal faaliyetlere yönelik müdahalelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Eğitim Sen açıklamasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi uygulanmadığı bir dönemden geçildiği değerlendirmesinde bulunularak şöyle denildi:

“Yasal ve anayasal güvencelerin fütursuzca çiğnendiği bu atmosferden güç alanlar, şimdi de eğitim kurumlarımıza müdahale ederek sendikal faaliyetlerimizi ve örgütlenme özgürlüğümüzü engellemeye çalışmaktadır.”

Sendika, eğitim emekçilerinin iş yerlerinde örgütlenmesinin, sendika yöneticilerinin üyeleriyle görüşmesinin ve çalışanların sorunlarının gündeme getirilmesinin anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı.

TCK’nin 118. maddesi hatırlatıldı: Suç duyurusu yapılacak

Eğitim Sen, olayla ilgili açıklamasında Türk Ceza Kanunu’nun sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini düzenleyen 118. maddesine dikkat çekti.

Söz konusu maddenin, cebir veya tehdit yoluyla kişilerin sendikal faaliyetlere katılmasının engellenmesini ve hukuka aykırı davranışlarla sendikal faaliyetlerin önüne geçilmesini yaptırıma bağladığını belirten sendika, okul kapısında yaşanan müdahalenin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamada, sendika yöneticilerinin üyelerle buluşmasının engellenmesi, tehdit edilmesi ve sendikal faaliyetlere müdahale edilmesinin örgütlenme özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğu ifade edildi.

Eğitim Sen, müdahalede sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Yetkilerini aşarak sendikal faaliyetimizi engelleyen, arkadaşlarımızı tehdit eden, kamu görevlisine baskı uygulayan ve hukuk dışı emirleri yerine getiren tüm sorumlular, bekçiler ve kolluk amirleri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi ve görevi kötüye kullanma suçu başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli suç duyurularında bulunulacaktır.”

“Hiç kimse kendisini hukukun üzerinde göremez”

Eğitim Sen, kamu görevlilerinin görev ve yetkilerinin anayasal ve yasal sınırlarla belirlendiğini hatırlatarak kolluk kuvvetlerinin sendikal hakların kullanılmasını keyfi biçimde engelleyemeyeceğini vurguladı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Anayasa’yı ve yargı kararlarını yok sayarak yetkilerini aşanları bir kez daha uyarıyoruz: Unvanı, makamı veya görevi ne olursa olsun hiç kimse kendisini hukukun üzerinde göremez. Kamu görevlileri ve kolluk kuvvetleri, görevlerini Anayasa ve yasaların çizdiği sınırlar içinde yerine getirmek zorundadır.”

Sendika, kamu gücünün anayasal hak ve özgürlükleri sınırlandırmak amacıyla hukuka aykırı biçimde kullanılamayacağını belirterek olayın tüm yönleriyle incelenmesini istedi.

“Okullar kolluk gücüyle gözdağı verilecek alanlar değildir”

Eğitim Sen, açıklamasında güvenli okul kavramına da değinerek eğitim kurumlarında güvenliğin baskı ve tehdit yoluyla sağlanamayacağını vurguladı.

Okulların öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından demokratik, özgür ve güvenli ortamlar olması gerektiğini belirten sendika, kolluk müdahalelerinin eğitim çalışanlarının sendikal haklarını kullanmalarına engel oluşturamayacağını ifade etti.

Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:

“Okullar, kolluk güçlerinin keyfi uygulamalar sergilediği, eğitim emekçilerinin tehdit edildiği ve sendikal faaliyetlerin engellendiği alanlar değildir. Güvenli okullar, eğitim emekçilerinin baskı altına alınması, sendikal hakların engellenmesi ve okul kapılarında kolluk gücüyle gözdağı verilmesiyle sağlanamaz.”

Eğitim Sen, gerçek anlamda güvenli bir okul ortamının öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissettikleri, hak ve özgürlüklerinin korunduğu demokratik bir eğitim anlayışıyla mümkün olabileceğini belirtti.

Mülki amirlere ve emniyet birimlerine çağrı

Eğitim Sen, Bornova Sait Güzelcan Ortaokulu’nda yaşandığını bildirdiği müdahale nedeniyle mülki amirler ve emniyet birimleri başta olmak üzere yetkililere çağrıda bulundu.

Sendika, eğitim kurumlarında baskı ve korku ortamı oluşturabilecek uygulamalardan uzak durulmasını, kamu görevlilerinin anayasal haklara ve sendikal özgürlüklere saygı göstermesini istedi.

Açıklamada, eğitim emekçilerinin örgütlenme hakkının korunmasının yalnızca sendikal bir mesele olmadığı, demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altında tutulması açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

Eğitim Sen: “Hiçbir güç örgütlü mücadelemizi engelleyemeyecek”

Eğitim Sen, açıklamasının sonunda eğitim emekçilerinin uzun yıllara dayanan örgütlü mücadele geleneğine dikkat çekerek sendikal faaliyetlerini sürdürme kararlılığını yineledi.

Sendika, eğitim emekçilerinin 100 yılı aşkın mücadele geleneğinin ve örgütlü birikiminin bugünkü temsilcisi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu köklü mücadele geleneğinden aldığımız güçle bugüne kadar hiçbir baskıya, tehdide ve hukuksuzluğa boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Hiçbir güç, Eğitim Sen’in örgütlü mücadelesini, sendikal faaliyetlerini ve eğitim emekçileriyle buluşmasını engelleyemeyecektir!”

Bornova Sait Güzelcan Ortaokulu’nda yaşananlara ilişkin Eğitim Sen’in açıklaması, eğitim kurumlarında sendikal örgütlenme özgürlüğü, kolluk kuvvetlerinin yetki sınırları ve kamu çalışanlarının anayasal hakları konusunda tartışmaları gündeme getirdi.

Sendikanın suç duyurusu açıklamasının ardından olayla ilgili başlatılacak hukuki süreç ve gözaltına alınarak savcılığa sevk edildiği belirtilen okul müdür yardımcısının durumuna ilişkin gelişmeler önem taşıyor.