Karar gazetesi yazarı Taha Akyol, “Gayretullah’a dokunur” başlıklı köşe yazısında Türkiye’de yargı bağımsızlığını, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasını ve ceza yargılamalarında somut delil ilkesinin önemini gündeme taşıdı. Bülent Arınç’ın tutuklamalara yönelik eleştirilerine dikkat çeken Akyol, iktidar üzerindeki denetim mekanizmalarının zayıflamasının hukuk devletini tehdit ettiğini belirtti.
Karar gazetesi yazarı Taha Akyol, Türkiye’de yaşanan hukuki ve siyasi gelişmeleri değerlendirdiği köşe yazısında, özellikle yüksek mahkeme kararlarının uygulanmaması, yargının bağımsızlığı ve kişilerin işledikleri somut delillerle kanıtlanmamış eylemler nedeniyle cezalandırılması konularında önemli eleştiriler yöneltti.
Akyol, AK Parti içerisinde Bülent Arınç ve Şamil Tayyar’ın açıklamalarını hatırlatarak siyasi iktidarın kendi içerisinden yükselen eleştirilere dikkat çekti.
“AK Parti’de bir tek Bülent Arınç’ın vicdanı ses veriyor”
Türkiye’de iktidarın siyasi sorumluluğu altında çok sayıda olay yaşandığını belirten Akyol, Bülent Arınç’ın hukuk ve vicdan temelinde yaptığı açıklamaları değerlendirdi.
Arınç’ın “gayretullaha dokunur” sözünü hatırlatan Akyol, bu ifadenin yaşanan haksızlıklar karşısında ilahi adaletin hatırlatılması anlamına geldiğini belirtti.
Şamil Tayyar’ın yozlaşmaya ilişkin sözlerine de değinen Akyol, denetim ve denge mekanizmalarının bulunmadığı yönetimlerde gücün kötüye kullanılmasının kaçınılmaz hâle gelebileceğini savundu.
Akın Gürlek’e AYM ve AİHM kararları sorusu
Akyol, hukuk devletinin temel güvencelerinden birinin kuvvetler ayrılığı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna işaret etti.
Yazısında Adalet Bakanı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanı Akın Gürlek’e de seslenen Akyol, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması karşısında hangi adımların atıldığının açıklanmasını istedi.
Murat Çalık, Mithat Bülent Özmen ve Tayfun Kahraman kararları
Bülent Arınç’ın Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in tutuklanmalarına yönelik eleştirilerini hatırlatan Akyol, Gezi davası hükümlüsü Tayfun Kahraman hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasına da dikkat çekti.
Akyol’a göre mesele yalnızca belirli kişilerin yargılanması değil, bütün yurttaşları ilgilendiren temel bir hukuk ilkesinin korunması.
Bu ilkenin merkezinde ise suçlanan kişinin eylemiyle suç oluşturan fiil arasında somut delillerle kurulması gereken nedensellik ilişkisi bulunuyor.
“Somut delil olmadan mahkûmiyet verilemez”
Akyol, ceza yargılamalarında kişilerin aynı siyasi hareket, topluluk ya da düşünce çevresinde bulunmalarının tek başına suçluluk kanıtı sayılamayacağını vurguladı.
Yazısında Mecelle’deki “Tevehhüme itibar yoktur” ilkesine de yer veren Akyol, varsayımların, siyasi yorumların ve delilsiz suçlamaların ceza yargılamasında hükme esas alınamayacağını belirtti.
Tayfun Kahraman hakkında verilen AYM kararlarını örnek gösteren Akyol, gösteriler sırasında yaşanan şiddet olaylarının varlığının, bu olaylarla sanığın kendi eylemleri arasında nedensellik ilişkisi kurulmadıkça cezai sorumluluk için yeterli olamayacağını aktardı.
AİHM’nin Kavala, Yalçınkaya ve Yasak kararlarına dikkat çekti
Akyol, Osman Kavala hakkında AİHM tarafından verilen kararın yanı sıra Yüksel Yalçınkaya ve Şaban Yasak davalarını da değerlendirdi.
Bu kararlar üzerinden ceza hukukunda bireysel sorumluluk, delil değerlendirmesi ve suç oluşturan eylemle sanık arasındaki ilişkinin ispatlanması gerekliliğini tartıştı.
Akyol, özellikle kişinin doğrudan gerçekleştirmediği eylemlerden sorumlu tutulmasının hukuki sonuçlarına işaret ederek yargılamalarda evrensel hukuk ilkelerinin uygulanması gerektiğini savundu.
“Türkiye’de yargı bağımsızlığı konusunda umut AYM’de”
Yazısının sonunda Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve temel hukuk ilkelerinin korunması açısından Anayasa Mahkemesinin önemine dikkat çeken Akyol, yüksek mahkemenin yapısının ve kararlarının geleceğine ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Akyol, yazısını Arınç’ın kullandığı ifadeye atıfla “Ben de ‘gayretullaha dokunur’ diyeyim” sözleriyle tamamladı.
Orijinal köşe yazısı: Taha Akyol – ‘Gayretullah’a dokunur’ | Karar, 9 Ekim 2026





