İHD Adana Şubesi’nde yapılan basın açıklamasında, 1915 Ermeni Soykırımı’nın inkârına dikkat çekilerek “Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder” vurgusu yapıldı. Emine Esmer’in okuduğu açıklamada tarihsel hafıza, yüzleşme ve adalet çağrısı öne çıktı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Binası’nda 24 Nisan kapsamında gerçekleştirilen basın açıklamasını İHD üyesi Emine Esmer okudu. Açıklamada, Ermeni Soykırımı’nın tarihsel boyutları, inkâr politikaları ve toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alındı.

Ali Mahir Başarır’dan Oya Tekin için 24 Nisan Çağrısı: “Demokrasi ve Milli İradeye Sahip Çıkalım”
Ali Mahir Başarır’dan Oya Tekin için 24 Nisan Çağrısı: “Demokrasi ve Milli İradeye Sahip Çıkalım”
İçeriği Görüntüle

“Hatırlamak yüzleşmenin ilk adımıdır”

Emine Esmer, konuşmasına “Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder” ve “Tanı, Af Dile, Tazmin Et” çağrısını hatırlatarak başladı. Esmer, 1915 öncesi Osmanlı coğrafyasında Ermeni halkının yoğun nüfusa, güçlü bir kültürel ve kurumsal yapıya sahip olduğunu belirterek, bu varlığın büyük bir yıkımla ortadan kaldırıldığını ifade etti.

Esmer, 1909 Adana olayları ve 1915 sürecine dikkat çekerek, İttihat ve Terakki yönetiminin “tehcir” adı altında bir yok etme politikası uyguladığını savundu. İstanbul’da 24 Nisan 1915’te çok sayıda Ermeni aydın, sanatçı ve kanaat önderinin gözaltına alınıp sürgüne gönderildiğini ve akıbetlerinin ölümle sonuçlandığını hatırlattı.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 14.01.27

“Sistematik bir yok etme ve yağma düzeni kuruldu”

Açıklamada, Ermeni, Süryani ve Rum toplumlarının kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetilmeksizin sürgünlere tabi tutulduğu, yollarda ve çöllerde kitlesel ölümlerin yaşandığı ifade edildi.

Esmer, yalnızca insan kayıplarının değil, aynı zamanda geniş çaplı bir mülksüzleştirme ve el koyma sürecinin de yaşandığını belirterek, “Ermenilerin tüm mal varlıkları yağmalandı, yerel güç odaklarına dağıtıldı” dedi.

“İnkâr, suçu sürdürmektir”

Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, inkâr politikalarına yönelik değerlendirmeler oldu. Emine Esmer, inkârın yalnızca geçmişi reddetmek değil, aynı zamanda suçu güncel olarak sürdürmek anlamına geldiğini vurguladı:

“İnkâr, failin aklanması ve kurbanın suçlanmasıdır. Cezasızlık yeni suçları doğurmuştur.”

Esmer ayrıca, günümüzde Ermeni, Rum ve Yahudi kimliklerine yönelik nefret söylemlerinin sürdüğünü, bu kimliklerin aşağılayıcı biçimde kullanıldığını ifade etti.

“Toplumsal hafıza ve devlet aklı eleştirisi”

Açıklamada, soykırım sonrası oluşan inkâr politikalarının toplumsal hafızayı bastırdığı, “soykırım” kavramının uzun süre tabu haline getirildiği ifade edildi.

İHD’nin 2005 yılından bu yana her 24 Nisan’da “Tanı, af dile, tazmin et” çağrısını yinelediği hatırlatıldı. Açıklamada ayrıca geçmiş yıllarda açılan davalara da değinilerek, yargı süreçlerinin çoğunlukla beraatle sonuçlandığı aktarıldı.

“Sorumluluk hepimizin”

Esmer, soykırımın yalnızca fiziksel yok etme değil; sürgün, açlık, tecavüz, el koyma ve kültürel yıkımı da içerdiğini belirterek, yaşananların ekonomik boyutuna da dikkat çekti.

Açıklamanın sonunda şu çağrı yinelendi:

“Soykırımın inkârı, soykırımın devamıdır. İnkâra son verin, suçu kabul edin. Ancak bu şekilde adalet ve toplumsal barış mümkün olabilir.”

Diğer konuşmalar

Basın açıklamasının ardından İHD üyeleri Yaşar Gökoğlu ve İlyas Kara söz alarak, tarihsel olaylara ve Adana özelinde yaşanan hafıza kırılmalarına dikkat çekti. Konuşmalarda, geçmişte yaşananların toplumsal etkilerinin bugün de sürdüğü vurgulandı.

Muhabir: Güven BOĞA