"KESK olarak, iktidarlardan icazet beklemek yerine her zaman olduğu gibi insanca yaşamaya yetecek ücret için “HAK VERİLMEZ, MÜCADELE İLE ALINIR” şiarı ile tüm yurtta alanlarda olacağız."

KESK ADANA ŞUBELER PLATFORMU; “TÜİK’İN “SAÇMA SAPAN” RAKAMLARINA GÖRE DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK BİR ÜCRET İSTİYORUZ!” BAŞLIKLI BASIN AÇIKLAMASINI UĞURMUMCU ALANINDA GERÇEKLEŞTİRDİ.

WhatsApp Image 2023-01-04 at 13.20.49

 KESK Adana Şubeler Platformu adına BTS Şube Başkanı Tonguç Özkan tarafından okunan basın açıklamasında; “Geldiğimiz noktada devlet dairelerine bile “bu işyerinde asgari ücret uygulanmaktadır” tabelaları asılmasına ramak kalmıştır” dedi. 

 Bir çok sendika, siyasi parti, dernek temsilcisininde katılarak destek verdiği eylemde Emekliler Dayanışma Sendikasıda pankartıyla katılarak destek verdi.

 Birleşik Taşımacılık Sendikası Adana Şube Başkanı Tonguç Özkan konuşmasına şu şekilde devam etti;

 Dün itibariyle enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK’e göre enflasyon; aylık yüzde 1.18, altı aylık yüzde 15.4, yıllık yüzde 64.27 olmuştur.

Artık kamu çalışanları ve emeklilerinin her ayın 3 ünde açıklanan TÜİK rakamlarından bir beklentisi kalmamış olup, sadece iktidarın TÜİK eliyle ücretlerimizin ne kadarının gasp edileceğinin merakı ve kaygısı vardır.

Geldiğimiz noktada TÜİK - Siyasi iktidar - yandaş sendika memur sen bizler için yoksulluğun sefaletin ve açlığın üçlü sacayağına dönüşmüştür.

Bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup) verilerine göre ise enflasyonun aylık yüzde 5.18, yıllık yüzde 137.55 olarak açıklamış olmasına rağmen dün TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon rakamları hepimize bir kez daha “Bu kadar da olmaz. İnsanın aklı ile bu kadar da dalga geçilmez” dedirtmiştir.

Buna rağmen Cumhurbaşkanı, sanki büyük bir müjde veriyormuş gibi kamu emekçilerinin ve emeklilerinin 2023 Ocak maaşlarının yüzde 25 artırılacağını açıklamış, yandaş konfederasyon başkanı da açıklanan bu zammı hiç yüzü kızarmadan avuçları patlayana kadar alkışlamıştır.

WhatsApp Image 2023-01-04 at 13.20.49 (1)

Açlık sınırının 8.130 TL; yoksulluk sınırının ise 26.485 TL olduğu bir ülkede, iktidarın Ali Cengiz oyunları ile açıkladığı bu sahte enflasyon rakamlarına kimse inanmamızı beklemesin.

Eğitim Sen’in 28. Mücadele Yılı Eğitim Sen’in 28. Mücadele Yılı

·      Bugün öyle bir noktaya geldik ki ülkedeki her beş kişiden biri açlık sınırı altında bir gelirle yaşamaya çalışmaktadır.

·      Asgari ücretin açıklandığı 22 Aralık tarihinden bugüne geçen sadece 10 günde A’dan Z’ye her şeye en az %25 zam yapılmıştır.

·      Vergi, harç ve cezalara yüzde 123’lük Yeniden Değerleme Oranında zam yapılmıştır. Elektrikten doğalgaza, gıda ürünlerinden kiraya kadar geçen yıla göre en az iki kat artmıştır.

·      20 yıl önce en düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerinde iken bugün her dört emekliden üçü asgari ücretin yarısına bile ulaşmayan sefalet aylığı ile yaşam mücadelesi vermektedir.    

·      Geriye kalan çalışanlar için ise Türkiye Asgari Ücretliler Ülkesine dönüştürülmüştür. Her iki çalışandan biri asgari ücretlidir. Bu kadar geniş bir kesime reva görülen asgari ücret ise son artışa rağmen daha ceplere bile girmeden açlık sınırı altında kalmıştır.

·      6,5 milyon kamu emekçisi ve emekli yandaş konfederasyonların ve iktidarın sahte enflasyon rakamlarını bir kuruş aşmayan TİS mutabakatlarının bedelini yıllardır ödemeye devam etmektedir.

·      Geldiğimiz noktada devlet dairelerine bile “bu işyerinde asgari ücret uygulanmaktadır” tabelaları asılmasına ramak kalmıştır.  

WhatsApp Image 2023-01-04 at 13.20.48

Tüm bunlara rağmen iktidarın Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı çıkıp “Kamuoyunda asgari ücrette yüzde 54 artış yapıldı, bize de olur mu şeklinde saçma sapan tartışmalar var" diyebilmektedir.

Oysa “saçma sapan” olan; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin talebi değildir.

Saçma sapan olan; gerçekleri ters yüz etmek için takla attırılan TÜİK rakamlarıdır.

Saçma sapan olan; resmi enflasyonun yoksul cebinden alınan bir vergiye dönüştürülmesidir. Bu verginin zenginin cebine aktarılmasıdır.

Saçma sapan olan; emeğin ulusal gelirden aldığı payı sadece son iki yılda on puan düşüren politikaları hayata geçirip büyüme nutuklarına, istikrar nutuklarına halkın inanmasını beklemektir.

Çünkü kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yıllardır biriken kaybının çok daha fazla olduğunu sadece biz değil bütün vatandaşlarımız bilmektedir.  

·      Önceden asgari ücretin 3 katını aşan ortalama kamu emekçisi maaşı bugün asgari ücretin sadece 500 TL üzerindedir.

·      Sadece bir yıl önce yoksulluk sınırının yaklaşık yarısına denk gelen en düşük kamu emekçisi maaşı bugün yoksulluk sınırının üçte birine kadar inmiştir.

Her zaman altını çizdiğimiz üzere enflasyona göre maaş zammı “sıfır” zam demektir. Sahte rakamlardan ibaret TÜİK verilerine göre maaş zammı ise reel gelirimizin erimesi, yoksulluğumuzun artması demektir.

Bunun için öncelikle yaşanan kayıpların bir nebze de olsa azaltılması için kamu emekçilerinin ve tüm emeklilerin maaşlarına en az asgari ücret artış oranı kadar zam yapılmalıdır.

Kalıcı olan ise insanca yaşamaya yetecek bir ücret mücadelesidir. Bunun da yolu en düşük kamu emekçisinin gelirinin maaşında ve eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasından geçmektedir.

Buradan bir çağrı da yandaş sendika Memur-Sen’e güç veren kamu emekçilerine yapmak istiyoruz: Yeni kayıpların yaşanmasına destek vermemek için sendika üyeliğinizden istifa edin ve KESK’te örgütlenin!!!

KESK olarak, iktidarlardan icazet beklemek yerine her zaman olduğu gibi insanca yaşamaya yetecek ücret için “HAK VERİLMEZ, MÜCADELE İLE ALINIR” şiarı ile tüm yurtta alanlarda olacağız.

Tüm kamu emekçilerini ve emeklilerini bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.

Yaşasın KESK! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!!!

KESK Adana Şubeler Platformu adına

Dönem Sözcüsü Tonguç ÖZKAN