Prof. Dr. Ümit Özlale, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ve yatırımcıların uğradığı kayıplara ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) işlem kayıtlarına dayandığını belirttiği belgelerin gerçek olduğunu savunan Özlale, AK Parti içerisinden kendilerine bilgi ve belgeler ulaştırıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a yönelttiği soruların yanıtlanmasını isteyen Özlale, “Bu halkı soyanlardan, onları koruyanlardan ve denetim görevini yerine getirmeyenlerden hesap soracağız” dedi.

Finans piyasalarında yaşandığı öne sürülen usulsüz işlemler ve fonlar üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen büyük çaplı vurgun, siyaset gündemindeki yerini koruyor. Prof. Dr. Ümit Özlale, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada, fon işlemlerinin yalnızca finansal boyutuyla değil, siyasi ve bürokratik bağlantılarıyla da araştırılması gerektiğini vurguladı.

Bir yılı aşkın süredir söz konusu işlemleri araştırdığını belirten Özlale, iktidarın fonlarla ilgili araştırma önergesini reddetmesine tepki gösterdi. AK Parti içerisinden kendilerine ulaştırılan belgeler bulunduğunu ileri süren Özlale, bazı siyasi isimlerin ve kamu görevlilerinin fon işlemleriyle bağlantılarının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

“Otoriter rejimlerin sonunda hep yağma baş gösterir”

Özlale, açıklamasına AK Parti'ye yönelik sert eleştirilerle başladı. Fon işlemlerine ilişkin iddiaları siyasi sistemdeki denetim eksikliğiyle ilişkilendiren Özlale, şu ifadeleri kullandı:

“Otoriter rejimlerin sonunda hep yağma baş gösterir. Haramiler kontrol edilemezler. Bu fon vurgunu da bir tür yağma… Biz de bir yılı aşkın bir süredir bu vurgunun sorumlularını araştırıp bu milleti soyanları açığa çıkarmaya çalışıyoruz.”

Özlale, konunun TBMM tarafından araştırılması için verdikleri önergenin AK Parti tarafından reddedildiğini belirterek iktidar milletvekillerine de seslendi.

“AK Parti’nin içinden bize belgeler ulaştırılıyor”

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden birini, Özlale'nin AK Parti içerisinden kendilerine belge ulaştırıldığı yönündeki sözleri oluşturdu.

Fon işlemleriyle ilgili bazı isimlerin kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığını iddia eden Özlale, siyasi ve bürokratik bağlantıların araştırılması gerektiğini belirtti.

“Herkes biliyor ki AK Parti, siyasetçisiyle, bürokratıyla, iş insanlarıyla bu yağmanın tam ortasında. Neredeyse her zanlının AK Parti'yle bir bağı var. Ayrıca bu vurgunun karanlıkta bırakılmak istenen isimleri var. Biz bu isimlere ulaşmayı bir ölçüde başarıyoruz. Bu süreçteki kaynaklarımızdan biri de AK Parti'nin içinden uçurulan belgeler.”

Özlale'nin bu açıklamaları, iddia edilen fon usulsüzlüklerinin siyasi bağlantılarının araştırılması ve kendilerine ulaştırıldığı belirtilen belgelerin bağımsız biçimde incelenmesi gerekliliğini gündeme taşıdı.

Söz konusu iddialar hakkında yargı makamlarınca kesinleşmiş bir suç tespiti bulunduğu anlamına gelmeyen açıklamalar, Özlale'nin kamuoyuna yönelttiği sorular ve araştırma çağrıları niteliği taşıyor.

“MKK belgeleri sahte değil, isimler de meblağlar da doğru”

Özlale, açıklamasında Merkezi Kayıt Kuruluşu işlem kayıtlarına özel bir yer ayırdı.

TBMM'de ve parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile iki mevcut kabine üyesine sorular yönelttiğini belirten Özlale, kendilerine ulaşan belgelerin gerçek olduğunu savundu.

“Bize belgeler geldiğinde kamuoyunun önünde sorular soruyoruz. Dün TBMM'de, bugün de Parti Genel Merkezi'nde kabinedeki iki mevcut Bakana ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na sorular sordum. Dün Sayın Cevdet Yılmaz sorumuza yanıt verip bizdeki bilginin doğru olduğunu teyit etti ve bir açıklama getirdi.”

MKK kayıtlarına ilişkin iddiasını yineleyen Özlale, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün de iki bakan ile ilgili sorularımızı MKK işlem kayıtları üzerinden sorduk. Üstüne basa basa söylüyorum: Bu MKK belgeleri sahte değil. İsimler de meblağ da doğru.”

Özlale'nin sözünü ettiği belgelerin içeriği ve bu belgelerden çıkardığı sonuçlar, açıklamada dile getirilen iddialar kapsamında değerlendirilirken, kayıtların ilgili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulması önem taşıyor.

Mahinur Özdemir Göktaş’a yönelik sorularını yineledi

Özlale'nin açıklamasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da yer aldı.

Bakan Göktaş hakkında AK Parti içerisinden kendilerine ulaştırıldığını öne sürdüğü bir dosya bulunduğunu belirten Özlale, dosyanın kimler tarafından ve hangi amaçla hazırlandığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Özlale, Göktaş'a yönelik açıklamasında şu sözleri kullandı:

“Sayın Mahinur Özdemir Göktaş ‘geçmiş olsun’ dileklerini kabul ettikten sonra AK Parti'nin içinden kendisiyle ilişkilendirilen bir dosyanın neden hazırlanıp bize ulaştırıldığını düşünebilir.”

Özlale, Göktaş hakkında ortaya attığı iddiaların ardından yapılan açıklamaların, soruların yanıtlanması ihtiyacını ortadan kaldırmadığını savundu.

“On dakika içinde TCKN bilgilerini içeren açıklama nasıl yapıldı?”

Özlale'nin gündeme getirdiği bir diğer konu, yönelttiği soruların ardından kısa süre içerisinde yapılan ve iki kişinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bilgilerini de içerdiğini söylediği açıklama oldu.

Bu durumun ilgili kamu kurumlarının fon işlemlerine ilişkin ayrıntılı bilgiye sahip olduğu anlamına geldiğini ileri süren Özlale, söz konusu bilgilerin ne zamandan beri bilindiğinin ve hangi işlemlerin yapıldığının açıklanmasını istedi.

“Bir başka dikkat çekici nokta ise sorumuzu yönelttikten on dakika sonra iki kişinin TCKN bilgilerini de içeren bir açıklama yapılabilmesidir. Demek ki Sayın Bakan, dolayısıyla ilgili bakanlıklar ve tabii ki Cumhurbaşkanı, fon vurgunu yapan kişileri yaptıkları işlemler ve TCKN detayında biliyor.”

Özlale ayrıca Cumhurbaşkanı'nın elinde, AK Parti ile bağlantılı olduğunu öne sürdüğü bazı isimlere ilişkin bir dosya bulunduğunu iddia etti.

“Bu kişilerin içinde AK Parti ile bağlantısı olanlar hakkında Sayın Cumhurbaşkanı'nda bir klasör olduğunu da biliyoruz. Bizim de derdimiz bu klasördeki isimlerin kamuoyuyla paylaşılması ve suçluların cezasını çekmesi.”

Bu iddialar, kamu otoritelerinin bilgi sahibi olduğu öne sürülen işlemler karşısında hangi denetim ve soruşturma mekanizmalarının işletildiği sorusunu da gündeme getiriyor.

“Aileleriyle birlikte 2 milyon vatandaşın etkilendiği bir fon vurgunu”

Özlale, fon işlemleri nedeniyle aileleriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişinin etkilendiğini ileri sürdü.

Bakan Göktaş'a yönelttiği sorular sonrasında kendisine yönelik eleştirileri de değerlendiren Özlale, tartışmanın merkezinde kamuoyunun bilgi edinme hakkının ve yatırımcıların uğradığı kayıpların bulunması gerektiğini savundu.

“Sayın Özdemir Göktaş ile ilgili bir mağduriyet kampanyası başladığını görmek şaşırtmadı. Kimse kusura bakmasın ama aileleriyle beraber 2 milyon vatandaşın mağdur edildiği bir fon vurgununda Sayın Bakana sorduğumuz soruların yaşattığı mağduriyet kocaman bir hiç kalır.”

Özlale'nin dile getirdiği 2 milyon kişi rakamı, açıklamasında yer alan bir iddia olup bağımsız olarak doğrulanmış bir toplam olarak değerlendirilmemeli.

“Özür bekliyorsanız önce hakları elinden alınan insanlardan özür dileyin”

Özlale, açıklamasının devamında iktidarın siyasi uygulamalarını ve tutuklamaları da eleştirdi.

Son iki yılda arkadaşlarının çeşitli suçlamalarla tutuklandığını belirten Özlale, yaşanan hak kayıplarının görmezden gelindiğini savundu.

Yunus Emre'nin “Sen sana ne sanırsan, ayrığa da onu san” sözünü hatırlatan Özlale, şu ifadeleri kullandı:

“Bizden özür mü bekliyorsunuz, o zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra da yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin. Gerisi kolay.”

Özlale, kamu görevlilerine yöneltilen soruların kişisel bir tartışmaya dönüştürülmemesi gerektiği mesajını verirken, esas meselenin fon işlemlerinin ve sorumlulukların ortaya çıkarılması olduğunu vurguladı.

“Bir yıldır bu fon vurgununu araştırıyorum, vicdanım rahat”

Özlale, yürüttüğü çalışmanın uzun süredir devam ettiğini belirterek elde ettikleri bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceklerini açıkladı.

“Ben bir yıldan beri bu fon vurgununu çalışıyorum ve halkımı dolandıranları ve nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, veremeyeceğim bir hesap da yok. Partimle, çalışma arkadaşlarımla ve bu konudaki hassasiyetimizle de gurur duyuyorum.”

Özlale, açıklamasının sonunda fon işlemlerinin siyasi bağlantılarına ilişkin araştırmalarını sürdüreceğini belirtti.

“Bu halkı soyanlardan ve onları koruyanlardan hesap soracağız”

Özlale, açıklamasını sorumluların ortaya çıkarılması ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin hesap vermesi çağrısıyla tamamladı:

“Biz bu soygun çetesini ifşa etmeye ve bu vurgunun siyasi ayağını temize çıkarmaya ilk günkü heyecanımız ve enerjimizle devam edeceğiz. Bu halkı soyanlardan, onları koruyanlardan ve denetim görevini yerine getirmeyenlerden de hesap soracağız.”

Özlale'nin açıklamaları, fon işlemlerine ilişkin iddiaların yalnızca finansal usulsüzlükler açısından değil, siyasi sorumluluk, kamu denetimi ve şeffaflık bakımından da incelenmesi yönündeki talepleri yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle MKK işlem kayıtları, AK Parti içerisinden ulaştırıldığı öne sürülen belgeler, kamu görevlilerinin söz konusu işlemler hakkındaki bilgi düzeyi ve iddia edilen siyasi bağlantılar, açıklığa kavuşturulması beklenen başlıklar arasında yer alıyor.

Özlale'nin iddialarında adı geçen kişi ve kurumların açıklamaları ile soruşturmanın resmî bulguları, iddiaların doğrulanması ve kamuoyunun eksiksiz bilgilendirilmesi açısından önem taşıyor.