Muhteşem retro animasyonu, nefes kesen aksiyon sahneleri, yüksek konseptli hikâyesi ve güçlü duygusal çatışmalarıyla X-Men ’97’nin ikinci sezonu, mutantlarla insanlar arasındaki güç, kimlik ve kabul mücadelesini daha da büyütüyor. İlk sezonun bıraktığı yerden devam eden yapım, X-Men üyelerini zaman ve uzayda savurarak bu kez karşılarına serinin en büyük tehditlerinden biri olan Apocalypse’i çıkarıyor. Marvel’ın sevilen animasyon serisi X-Men ’97, ikinci sezonuyla izleyiciyi yeniden 1990’ların çizgi roman estetiğine, mutantların bitmeyen mücadelesine ve zamanlar arasında gidip gelen büyük bir maceraya taşıyor. İlk sezonun finalinde dağılan X-Men ekibi, bu kez yalnızca farklı coğrafyalarda değil, farklı zaman dilimlerinde de mücadele etmek zorunda kalıyor. X-Men zamanın içinde dağılıyor İkinci sezon, ilk sezonun bıraktığı yerden devam ediyor. X-Men üyeleri zaman ve uzaya dağılmış durumda. Ekibin öncelikli amacı yeniden bir araya gelmek ve giderek büyüyen tehdide karşı savunma oluşturmak. Bu tehdidin merkezinde ise Marvel evreninin en önemli mutant karakterlerinden biri olan Apocalypse bulunuyor. Seride artık bir süper kötü olarak konumlanan Apocalypse, kendi Dört Atlısı ile birlikte X-Men'in karşısına çıkıyor. Hikâye iki önemli zaman dilimine uzanıyor: Antik Mısır ve 3960 yılı. Bu iki dönem arasındaki bağlantı ise 1997'de, yani dizinin ana zaman çizgisinde kuruluyor. Bu tercih, 1992-1997 yılları arasında yayınlanan X-Men: The Animated Series ile X-Men ’97 arasındaki bağı da güçlendiriyor. Apocalypse’in geçmişine yolculuk Sezonun en dikkat çekici hikâyelerinden biri Antik Mısır'da geçiyor. Magneto, firavuna karşı isyan başlatan mutant köle En Sabah Nur ile karşılaşıyor. Ancak izleyicinin bildiği üzere En Sabah Nur, gelecekte Apocalypse'e dönüşecek. Bu nedenle hikâye yalnızca bir kahraman-kötü adam çatışması olmaktan çıkıyor; karakterlerin geçmişi, geleceği ve seçimleri arasında daha karmaşık bir ilişki kuruyor. X-Men'in Apocalypse ile mücadelesi böylece yalnızca bugünde yaşanan bir savaş olmaktan çıkıyor. Karakterler, kötülüğün ortaya çıkışına ve mutant tarihinin en kritik dönemlerine de tanıklık ediyor. Jubilee’den Wolverine’e: Karakterler hâlâ dizinin kalbi İkinci sezonun güçlü taraflarından biri karakterlerin korunması ve geliştirilmesi. Özellikle Jubilee, genç ve enerjik karakter yapısını koruyor. İkinci bölümde havai fişekler, müzik, baloncuklar ve bitmek bilmeyen enerjisiyle eğlenceli bir maceraya atılırken, yakalandığında diğer mutant tutukluların kurtarılmasına da yardımcı oluyor. Wolverine, Cyclops, Morph, Magneto ve Beast gibi karakterler ise sezonun duygusal ve mizahi dengesini taşıyor. Morph'un alaycı tavrı, Wolverine'e yönelik yaklaşımı ve sürekli değişen ruh hali karaktere ayrı bir dinamizm katıyor. Mizahın yoğun olduğu anlarda bile karakterlerin geçmişlerinden gelen travmalar ve suçluluk duyguları hikâyenin arka planında varlığını sürdürüyor. Morph'un hayatı neredeyse bir cümleyle özetleyen esprilerinden biri de bu mizahi yaklaşımı ortaya koyuyor: “Haberler çocukları korkutuyordu, ben de Şeytan Çıkarma filmini açtım!” 90’ların ruhu modern animasyon teknolojisiyle buluşuyor X-Men ’97nin en büyük avantajlarından biri görsel dünyası. Yapım, orijinal serinin 90'lı yıllara özgü animasyon estetiğini korurken modern animasyon teknolojilerinden yararlanıyor. Çarpıcı renkler, hızlı kamera hareketleri ve yoğun aksiyon sahneleri dizinin temposunu sürekli yüksek tutuyor. Bölümler boyunca renk patlamaları, esprili diyaloglar ve arka arkaya gelen aksiyon sahneleri izleyiciyi uzun süre bekletmiyor. Bu hızlı anlatımın önemli bir avantajı var: Zaman ve mekân arasında sık sık geçiş yapılmasına rağmen hikâyeyi takip etmek genel olarak zorlaşmıyor. Antik Mısır'dan geleceğin dünyasına, oradan 1997'ye uzanan hikâye çizgileri birbirine bağlanarak ilerliyor. Her bölümde yeni bir gönderme Dizi, özellikle eski X-Men hayranları için çok sayıda gönderme barındırıyor. Orijinal serinin bazı hikâyelerini ve atmosferini hatırlatan masalsı anlar, araştırma tesisleri, kaçan mutantlar, jenerik ayrıntıları ve çeşitli görsel göndermeler dokuz bölüm boyunca karşımıza çıkıyor. Bu göndermeler yalnızca nostalji amacı taşımıyor. Dizinin geçmişiyle kurduğu bağı güçlendiriyor. Ancak yeni izleyiciler açısından da önemli bir sorun yaratmıyor. Eski seriyi bilmeyen izleyiciler de hikâyeyi takip edebiliyor; geçmişe hâkim olanlar ise ayrıntıları yakaladıkça ikinci bir eğlence katmanı elde ediyor. Seslendirme kadrosu da güçlü Görsel açıdan yoğun bir yapımda karakterlerin kişiliklerini sesleriyle ayakta tutmak kolay değil. Ancak X-Men ’97nin seslendirme kadrosu bu konuda başarılı bir performans ortaya koyuyor. Ray Chase Cyclops'a, Cal Dodd Wolverine'e, JP Karliak Morph'a hayat verirken Ross Marquand hem Profesör Charles Xavier hem de Apocalypse'i seslendiriyor. Jennifer Hale, Alison Sealy-Smith, Lenore Zann, George Buza, Holly Chou, Isaac Robinson-Smith ve diğer oyuncular da karakterlerin farklı kişiliklerinin belirginleşmesine katkı sağlıyor. Özellikle Morph'un mizahi ve zaman zaman duygusal sahneleri, seslendirme performansının dizinin atmosferindeki önemini ortaya koyuyor. Beast'in ise Shakespeare yerine Jack London'dan yaptığı alıntı sezonun ruhunu özetliyor: “Hayat her zaman iyi kartlara sahip olmakla ilgili değildir, bazen kötü bir eli iyi oynamakla ilgilidir.” Mutantlar ve insanlar arasındaki mücadele büyüyor Dizinin asıl gücü ise yalnızca süper güçlerden ve aksiyondan kaynaklanmıyor. X-Men ’97, mutantların toplumdaki konumunu; dışlanma, korku, güç, ayrımcılık ve kabul edilme arayışı üzerinden ele almaya devam ediyor. Mutantlar ile insanlar arasındaki gerilim, X-Men evreninin temel meselesi olmayı sürdürüyor. Apocalypse tehdidi bu çatışmanın üzerine daha büyük ve kozmik bir mücadele ekliyor. Bu nedenle ikinci sezon, yalnızca nostaljiye yaslanan bir devam yapımı olmaktan çıkıyor. Eski serinin temel meselelerini korurken onları daha geniş bir zaman ve mekân ölçeğine taşıyor. Finalde tempo yükseliyor Sezonun en belirgin zayıflığı ise final bölümünde ortaya çıkıyor. Hikâyede aynı anda çok fazla olayın yaşanması ve takip edilmesi gereken çok sayıda olay örgüsünün bulunması finalin bir miktar aceleye gelmiş hissi yaratıyor. Ancak bu durum genel deneyimi büyük ölçüde bozmuyor. Dokuz bölüm boyunca yüksek tempolu aksiyon, mizah, nostalji, duygusal çatışmalar ve bilimkurgu unsurları bir arada ilerliyor. 9 bölüm, 30 dakikalık mutant şöleni Yaratıcı: Beau DeMayo Seslendirme: Ray Chase, Jennifer Hale, Alison Sealy-Smith, Cal Dodd, JP Karliak, Lenore Zann, George Buza, AJ LoCascio, Holly Chou, Isaac Robinson-Smith, Matthew Waterson, Ross Marquand ve diğerleri Sezon: 2 Bölüm sayısı: 9 Bölüm süresi: Yaklaşık 30 dakika Dil: İngilizce Sonuç olarak X-Men ’97nin ikinci sezonu, 90'ların animasyon mirasını modern anlatım olanaklarıyla birleştiren güçlü bir devam sezonu olarak öne çıkıyor. Zaman ve uzayda dağılan X-Men'in yeniden bir araya gelme mücadelesi, Apocalypse tehdidi ve mutant-insan çatışması hikâyeyi daha büyük bir ölçeğe taşıyor. Muhteşem retro görselliği, yüksek temposu, mizahı, güçlü seslendirme performansları ve duygusal derinliğiyle X-Men ’97, hem eski hayranlara nostaljik bir şölen sunuyor hem de yeni izleyiciler için kendi başına ayakta duran bir mutant macerası yaratıyor.