Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, hakkında dün verilen kararın ardından açıklama yaptı. Kararın hukuki ve vicdani açıdan ciddi soru işaretleri taşıdığını savunan Karalar, hakkındaki suçlamaların dayandığı beyanların çelişkili olduğunu ve dosyadaki resmi belgelerle bu iddiaların desteklenmediğini belirtti. Karalar, bugüne kadar süreci deliller üzerinden anlatmaya ve hukuka güvenmeye çalıştığını belirterek, “Asla yanlış bir iş yapmadığımız gibi, uğradığımız haksızlığa rağmen yalnızca dosyamızı anlattık. Ancak gelinen noktada hukuki ve vicdani açıdan tarihe geçecek bir kararla karşı karşıyayız” dedi. “Aziz İhsan Aktaş’ın hakkımda hiçbir beyanı yok” Karalar, hakkındaki iddialara ilişkin Aziz İhsan Aktaş’ın herhangi bir beyanının bulunmadığını söyledi. Dosyada yer alan Baki Nugay’ın beyanlarına da değinen Karalar, Nugay’ın hapse girdikten yaklaşık 6 ay sonra, Aktaş’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak serbest kaldığını gördüğünü ve kendisinin de tahliye edilmek amacıyla 10 yıl öncesine ilişkin hakkında suçlayıcı ifadelerde bulunduğunu öne sürdü. Karalar, Nugay’ın dosyada birbiriyle çelişen ifadelerinin bulunduğunu belirtti. “Alacaklarını düzenli ve eksiksiz aldı” Karalar, hakkındaki iddianın ilk aşamada “Alacaklarımı alamıyordum, bu nedenle para vermeye zorlandım” şeklinde olduğunu aktardı. Ancak resmi belgelerin, söz konusu dönemde Nugay’ın bütün ödemelerini düzenli ve eksiksiz aldığını gösterdiğini belirten Karalar, iddianamede de bu durumun yer aldığını ifade etti. Karalar, bu nedenle kişinin para verdiği yönündeki ilk beyanlarına itibar edilmediğini, daha sonra ise aynı olay için farklı bir varsayım ortaya atıldığını söyledi. Bu kez Nugay’ın “ihale almak ve almaya devam etmek amacıyla” para vermiş olabileceğinin ileri sürüldüğünü belirten Karalar, “Oysa böyle bir ihale de olmamıştır” dedi. “Dosyada olmayan bir ihale ilişkisi üzerinden mahkumiyet verildi” Karalar, resmi belgelerle alacakların düzenli biçimde ödendiğinin ortaya konulduğunu, ilk iddianın maddi temelinin belgelerle ortadan kalktığını ve buna rağmen çelişkili beyanlar üzerinden mahkumiyet kararı verildiğini savundu. Karalar, “Dosyada mevcut olmayan bir ihale ilişkisi üzerinden, kendisince dahi isnat edilmeyen bir fiilin varlığı varsayılarak mahkumiyet kararı verilmiştir” ifadelerini kullandı. Verilen kararın hukuka ve vicdana sığmadığını belirten Karalar, kişi özgürlüğü ve itibarını doğrudan etkileyen böylesine ağır bir sonucun çelişkili beyanlara, varsayımlara veya dosyada bulunmayan bir olayın kabulüne dayandırılamayacağını söyledi. “Karar henüz kesin değil” Karalar, yargılamanın henüz tamamlanmadığını da hatırlattı. Önce istinaf, ardından Yargıtay aşamalarının bulunduğunu belirten Karalar, kararın bu süreçler tamamlanıncaya kadar kesinleşmeyeceğini ifade etti. “Er ya da geç adalete kavuşacağımıza hâlâ inanmak istiyorum” diyen Karalar, kendisine destek mesajı gönderen vatandaşlara da teşekkür etti. Dün verilen kararın ardından kendisini arayan ve mesaj gönderen binlerce kişiye kısa sürede yanıt veremediğini belirten Karalar, Silivri’de kendisini yalnız bırakmayan destekçilerine ve Adana halkına teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.