Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 için küresel alarmın ilan edilmesinin üzerinden altı yıl geçerken, pandemi hazırlığında önemli ilerlemeler kaydedildiğini ancak bu kazanımların kırılgan olduğunu vurguladı. DSÖ’ye göre dünya hem daha hazırlıklı hem de hâlâ risk altında.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), altı yıl önce COVID-19 salgınını “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan etmesi, küresel sağlık tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. PHEIC Mayıs 2023’te sona ermiş olsa da, salgının etkileri hâlâ dünya genelinde hissediliyor. DSÖ, bu altı yıllık süreçte ülkelerin bir sonraki pandemiye ne ölçüde hazır olduğunu sorguluyor.
Kuruma göre yanıt net değil: Dünya birçok alanda daha hazırlıklı, ancak bu hazırlık eşitsiz ve kırılgan.
“Dayanışma en güçlü bağışıklık”
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, Yürütme Kurulu’nun 158. oturumunun açılışında yaptığı konuşmada, COVID-19’un en temel dersinin küresel tehditlere küresel yanıt verilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Ghebreyesus, “Dayanışma en iyi bağışıklıktır” ifadelerini kullandı.
Pandemi hazırlığında somut adımlar
COVID-19’dan çıkarılan dersler doğrultusunda DSÖ, üye devletler ve uluslararası ortaklar, pandemi önleme, hazırlık ve müdahale kapasitesini güçlendiren bir dizi adım attı.
Bu kapsamda:
-
DSÖ Pandemi Anlaşması, Mayıs 2025’te kabul edilerek pandemi risklerine karşı küresel, kapsamlı bir çerçeve oluşturdu. Anlaşmaya ek Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı (PABS) sistemi üzerinde müzakereler sürüyor.
-
Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nde yapılan değişiklikler Eylül 2025’te yürürlüğe girerek ülkelerin ulusal kapasitelerini güçlendirdi.
-
Pandemi Fonu, ilk üç turda 1,2 milyar doları aşan hibe sağladı ve 98 ülkede yürütülen 67 projeyle gözetim, laboratuvar ağları ve sağlık iş gücünü destekledi.
-
Yapay zekâ destekli Salgın İstihbaratı sistemleri, 110’dan fazla ülkede yeni tehditlerin daha hızlı tespit edilmesine olanak tanıdı.
-
Genomik gözetim kapasitesi küresel ölçekte arttı; yüzü aşkın ülke salgın potansiyeli taşıyan patojenleri daha etkin izleyebilir hale geldi.
-
DSÖ Biyomerkezi, onlarca ülkenin katılımıyla biyolojik örnek paylaşımını koordine eden güvenilir bir mekanizmaya dönüştü.
-
Aşı, tanı ve tedavi üretiminde yerel ve eşitlikçi kapasite oluşturmak amacıyla teknoloji transfer merkezleri ve eğitim programları yaygınlaştırıldı.
Ebola ve Marburg deneyimi: Hazırlığın somut sonucu
DSÖ’ye göre son yıllarda Ebola ve Marburg salgınlarına verilen yanıtlar, bu ilerlemenin sahadaki karşılığını ortaya koydu. Bir dönem yüksek ölüm oranlarıyla anılan Ebola, artık aşılar, hızlı tanı yöntemleri ve daha etkili müdahaleler sayesinde çok daha kısa sürede kontrol altına alınabiliyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Ruanda, Tanzanya ve Etiyopya’daki son salgınlar sınırlı yayılımla bastırıldı.
Kazanımlar neden risk altında?
DSÖ, küresel sağlık alanındaki bu ilerlemelerin kalıcı olmadığı uyarısında bulunuyor. Son yıllarda birçok ülkede fonların sağlıktan savunma ve ulusal güvenliğe kayması, pandemi sırasında güçlendirilen sistemleri zayıflatma riski taşıyor. Kuruma göre bu yaklaşım kısa vadeli ve tehlikeli.
DSÖ, pandemilerin yalnızca sağlık krizi değil, doğrudan bir ulusal güvenlik tehdidi olduğunun altını çiziyor.
DSÖ’den çağrı: “Hazırlığı ihmal etmeyin”
DSÖ, tüm hükümetlere ve paydaşlara pandemi hazırlığı ve önlemenin ertelenmemesi çağrısı yaptı. Bu hafta gerçekleştirilecek Yürütme Kurulu toplantısının, küresel sağlıkta iş birliği ve sorumluluk paylaşımının geleceğini belirleyecek kritik bir dönemeç olduğu vurgulandı.
“Patojenler sınır tanımaz” diyen DSÖ, hiçbir ülkenin pandemileri tek başına önleyemeyeceğini ya da yönetemeyeceğini hatırlattı.
Sonuç: Zaman şimdi
DSÖ’ye göre dünya, altı yıl öncesine kıyasla daha donanımlı; ancak bu durum rehavete yol açmamalı. Pandemi hazırlığı sürekli dikkat, yatırım ve dayanışma gerektiriyor. Kurumun mesajı net:
Hazırlanmanın zamanı şimdi — bir sonraki pandemi başlamadan önce.




