Adana Demokratik Kurumlar Platformu, Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komployla Türkiye’ye teslim edilmesinin yıl dönümünde Dağlıoğlu Mahallesi’nde yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın metnini okuyan DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, “Umut hakkı derhal uygulanmalı, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalıdır” çağrısında bulundu.

Adana’da 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun yıl dönümü dolayısıyla bir araya gelen Adana Demokratik Kurumlar Platformu bileşenleri, “Hakikatin Işığı ile Özgürlüğe Doğru” şiarıyla yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Etkinlikte, Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında uluslararası bir operasyonla Türkiye’ye teslim edilmesinin Kürt halkı ve Türkiye siyaseti açısından tarihsel bir kırılma olduğu vurgulandı.
Yürüyüş Öncesi Engel Protesto Edildi
Açıklama öncesinde, yıl dönümü kapsamında Adana’da yapılmak istenen yürüyüşün engellendiği, bu duruma halkın tepki gösterdiği belirtildi. Tepkiler ve protestoların ardından yürüyüşe izin verildiği, kitlenin sloganlar eşliğinde Dağlıoğlu Mahallesi’nde yürüyüşünü gerçekleştirdiği aktarıldı.
Platform adına yapılan değerlendirmelerde, 15 Şubat’ın yalnızca bir tarih değil, Kürt halkına yönelik uluslararası bir siyasal tasfiyenin simgesi olduğu ifade edildi.
Helin Kaya: “Tecrit Politikaları Sona Ermeli”
Basın metnini okuyan DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sona erdirilmesi ve umut hakkının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kaya, “Barışın ve demokratik çözümün yolu, diyalogdan ve hukukun evrensel ilkelerinden geçmektedir. Umut hakkı bir lütuf değil, hukuki bir haktır. Bu hak gecikmeksizin uygulanmalı, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalıdır” dedi.
Kaya, 15 Şubat’ın aynı zamanda barış talebinin ve demokratik toplum özleminin yeniden yükseltildiği bir mücadele günü olduğunu ifade etti.
Helin Kaya: Sayın Abdullah Öcalan şahsında gerçekleştirilen 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun 27. yıl dönümü yaklaşmaktadır. Sayın Öcalan, 9 Ekim’le başlayan ve 15 Şubat 1999 yılı itibari esaret altında tutulduğu İmralı Ada Hapishanesinde ağır tecrit koşullarında olmasına rağmen onurlu barış ve demokratikleşme mücadelesiyle bu komployu boşa çıkarmıştır.
27 Şubat çağrısıyla birlikte başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci etrafında kenetlenen milyonların ortaya koyduğu irade, aynı zamanda Sayın Öcalan tarafından boşa çıkarılan komplocu aklın, uluslarası komplocu güçlerin karşısında duranların iradesidir.
Kürt halkının varlığına, halkların bir arada özgür ve eşit yaşamına yönelik bu komployu gerçekleştiren uluslarası kapitalist güçler bugün Rojava’da, Kürdistan’da ve Ortadoğu’da aynı akılla yeni bir komployu devreye koymak istemektedir. Kürt halkının kazanımlarını hedef alarak Rojava’yı kuşatmaya alan, Suriye’de yaşayan halklara, kadınlara ve çocuklara yönelik gerçekleştirilen saldırılar Kürt halkının ve dostlarının direnişiyle karşılaşmış ve bu planlar önemli ölçüde boşa çıkarılmıştır.
Dünyanın dört bir tarafından bu saldırılara karşı yükseltilen mücadele, HTŞ ve onu destekleyen güçleri anlaşma yapmak zorunda bırakmıştır. Anlaşmanın şartlarının yerine getirilmesi, Kürt halkının kazanımlarının korunması Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı etrafından büyüyen birleşik, örgütlü mücadelemizi daha fazla yükseltmekten geçmektedir.
Bugün saldırı altında olan aynı zamanda Sayın Öcalan’ın paradigmasıdır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne karşı olan güçler algı operasyonlarıyla, özel savaş propagandası yürüten bazı medya kuruluşlarının dezenformasyona dayalı yayınlarıyla, sosyal medya üzerinden örgütledikleri trol ordularıyla çok boyutlu bir saldırı konsepti geliştirilmiştir. Kürt sorununda demokratik çözüm ve onurlu bir barıştaki ısrarımızla bu saldırıları bir kez daha boşa çıkaracağız.
Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmamıza olan inancımızla Rojava başta olmak üzere Kürdistan coğrafyasında ve Ortadoğu’da devreye konulmak istenen komploya geçit vermeyeceğiz.
Rojava ve Suriye Vurgusu
Basın açıklamasında Suriye’de ve Rojava’da yaşanan gelişmelere de geniş yer verildi. Rojava’yı kuşatma altına alan, Suriye’de yaşayan halklara, kadınlara ve çocuklara yönelik saldırıların Kürt halkının ve dostlarının direnişiyle karşılaştığı belirtildi.
Açıklamada, dünyanın dört bir yanında bu saldırılara karşı yükselen mücadelenin, HTŞ ve onu destekleyen güçleri anlaşma yapmak zorunda bıraktığı ifade edildi. Ancak anlaşma şartlarının uygulanmasının ve Kürt halkının kazanımlarının korunmasının hayati önemde olduğu vurgulandı.
“Birleşik Mücadele Büyütülmeli”
Adana Demokratik Kurumlar Platformu açıklamasında şu çağrılar öne çıktı:
-
Kürt halkının siyasal ve toplumsal kazanımlarının korunması,
-
Barış ve demokratik toplum çağrısının güçlendirilmesi,
-
Birleşik, örgütlü ve süreklilik taşıyan mücadelenin büyütülmesi.
“Hakikatin Işığı ile Özgürlüğe Doğru” sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüş ve basın açıklaması, barış ve özgürlük taleplerinin yükseltildiği sloganlarla sona erdi.





