DEM Parti, Emekçi Hareket Partisi, Emek Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, SODAP, SYKP ve Yeşil Sol Parti, Türkiye’de bir yılı aşkın süredir devam eden sürecin yeni bir aşamaya ulaştığını belirterek, barış ve demokratikleşme için somut adımların gecikmeden atılması çağrısında bulundu.
Türkiye’de uzun süredir devam eden siyasal süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini vurgulayan DEM Parti, Emekçi Hareket Partisi, Emek Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, SODAP, SYKP ve Yeşil Sol Parti, sürecin yalnızca iyi niyet beyanlarıyla sürdürülemeyeceğini ifade etti. Ortak açıklamada, silahların sustuğu ve diyalog zeminlerinin oluştuğu bu dönemde siyasi iktidarın sorumluluk alması gerektiği vurgulanarak; kayyım uygulamalarının son bulması, yargı kararlarının uygulanması ve demokratikleşme adımlarının hızlandırılması gerektiği belirtildi.
Konuyla İlgili Yapılan Açıklama Şu Şekilde:
Türkiye'de bir yılı aşkın zamandır devam eden süreç, artık yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Yeni aşamada yapılması gereken, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için başından beri gündemde olan adımların atılmasıdır.
Bu adımların hayata geçirilmesi, her şeyden önce siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Silahların sustuğu, diyalog zeminlerinin arandığı bir ortamda iktidar; barışı ve demokrasiyi hayata geçirecek hamleler yapmaktan geri durmakta ve süreci yalnızca bir güvenlik meselesine hapsetmektedir. Antidemokratik uygulamalar sürerken, diyaloğun ve çözümün dili yerine tek tipçi, dışlayıcı ve çatışmacı bir dil kullanılmaya devam edilmektedir.
Süreç, yalnızca iyi niyet beyanlarıyla devam ettirilmeye çalışılıyor. Ancak artık iyi niyet beyanlarıyla varılabilecek nokta geride kalmıştır. Sürecin bir aşaması olarak görülen Komisyon çalışmaları da tamamlanmıştır. Artık barışın ve demokrasinin gereği olan somut adımların hayata geçirilmesinin önünde beklenmesi gereken hiçbir şey kalmamıştır. Bu koşullara bağlı olarak:
* En başta yasal düzenlemeye ihtiyaç duymayacak şekilde kayyım uygulamaları son bulmalı, halk iradesiyle seçilen ancak görevlerinden alınan belediye başkanları makamlarına geri dönmelidir.
* Anayasa uyarınca bağlayıcılığı olan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmalı; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman hakkında verilen kararların gereği acilen yerine getirilmelidir. Tutuklu ve hükümlülerin şartları yeni yasal düzenlemeler beklenmeden, mevcut yasal çerçeve içerisinde ivedilikle iyileştirilmelidir.
* Muhalefet partilerine yönelik yargı operasyonları son bulmalı, parti kapatma veya kayyım tehdidi gündemden çıkarılmalıdır.
* Barışın ve demokratikleşmenin gereği olan yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için Meclis çalışmaları hızlandırılmalıdır. Geçiş hukuku düzenlemeleri ve demokratik entegrasyon yasalarıyla birlikte demokratikleşme önündeki engeller herhangi bir bahane ileri sürülmeden kaldırılmalıdır.
* Süreç yalnızca siyasi iktidarın ertelemeci ve tereddütlü tutumuna bırakılamaz. Bu somut adımların atılması için, barış isteyenlerin bir araya gelerek gür sesini yükseltmesi gerekmektedir.
* Bölgemize yönelik saldırılar ve NATO'nun müdahaleleri ile savaşların ve emperyalist saldırganlığın küresel ölçekte yükseldiği bir dönemdeyiz. Bu gelişmelerle barışı sağlamanın önemi tekrar kanıtlanmıştır. Barışın toplumsallaşması için demokratik muhalefetin tüm kesimlerinin inisiyatif almasına her zamankinden daha çok ihtiyaç var.
* Tüm toplumsal kesimleri, barışı kalıcı kılacak ortak bir mücadelede buluşmaya davet ediyoruz.







