TBMM’de görüşülen “SANSÜR YASASI”na da tepkimizi dile getiriyoruz. Sansür derdindeki iktidar, toplumun KHK, ekonomik kriz, işsizlik gibi dertleri ile uğraşsın.

KESK Adana Şubeler Platformu adına Haşim Çağrı konuşmasında; “Toplumsal barış, toplumsal özgürlük mücadelemize; demokratik haklarımız için mücadelemize devam edeceğiz. Bir gider bin geliriz. Son arkadaşımız görevine iade edilinceye, bu zulüm bitinceye kadar mücadelemizden vaz geçmeyeceğiz” dedi.

KESK Adana Şubeler Platformu adına SES Şube Yöneticisi Haşim Çağrı okudu.

KESK ve bağlı sendikaların üye ve yöneticileri Heykelli Park’ta bir araya gelerek “KHK’lar Gidecek Biz Kalacağız” başlıklı basın açıklaması gerçekleştirdi.

Çağrı sözlerine şu şekilde devam etti;

WhatsApp Image 2022-10-13 at 17.47.13 (1)

Bıkmadan usanmadan bir kez daha karşınızdayız. Ülkenin güvenlik sorunu varmış gibi rol yaparak, kendilerinin güvenliğini sağlamaya çalışanların yarattığı OHAL rejiminin sonuçları devam ediyor. Uğrunda tüm Dünya’da bedeller ödenmiş güvenceli çalışma hakkını elimizden alan, “eğer canımı sıkarsan seni aç bırakırım” tehdidine sebep olup halkın ve emekçilerin gözüne korku salma amacı güden ihraçlar için “ağaç kökü yesinler” diyenleri unutmadık. KESK’li ihraçlarımız onurla burada duruyor, ihraç edilenler ağaç kökü yemedi, direniyor. Bizler, onurunu çıkarlarından önde tutanlar da arkadaşlarımızın hakkını aramaya devam ediyoruz. Biliyoruz ki direne direne kazanırız, kazanacağız.

Bir insanın, suçu varsa, herkese eşit uygulanacak olan yasalarla, yasalar karşısında aldığı cezayla sınırlı kalmak kaydıyla cezalandırılabileceğine inanıyoruz. Sadece bazılarının/amirlerinin keyfiyetine kalmış, iltisak gibi, uygun görülmemek gibi ve son zamanlarda “KURUM KANAATİ” denilen ucu açık bahanelerle, toplumda “yaşayan ölü” yaratma çabası son bulacak. Hakkında hiçbir yargı kararı olmayan insanları, ailesiyle birlikte açlığa mahkum etmek, toplumdan izole etmeye çalışmak, sadece o insanlara verilmiş bir ceza değildir, aynı zamanda halkın geri kalanına  “seni de bu duruma düşürürüm” korkusu salmaya çalışmaktır. Bizler korkmuyoruz, buradayız.

Bangladeş ve Myanmar'dan Andaman Denizi'ni geçmeye çalışan insanların sayısında çarpıcı artış Bangladeş ve Myanmar'dan Andaman Denizi'ni geçmeye çalışan insanların sayısında çarpıcı artış

Değerli Basın Emekçileri,

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana toplam 4.816 KESK’li hukuksuzca ihraç edilmişlerdir. İhraçların tamamının az bir kısmını oluştursa da, Konfederasyonumuz, üyelerinin haklı direnişinin sesi olmuştur, ihraçlara karşı mücadelede onurlu bir duruş sergilemiştir ve sergilemeye devam edecektir. Çünkü biz, her ne sebeple olursa olsun, mağdurun kim olduğuna bakmaksızın, haksızlığa hukuksuzluğa karşı sesimizi çıkarmaktan geri durmadık, durmayacağız. Bu süreç tarih kitaplarında acı bir süreç olarak yerini alacaktır… Örneğin ne acıdır ki, tam sayısı bilinmemekle birlikte en az 15 kişi yaşamlarını yitirdikten sonra “gidemeyecekleri” işlerine iade edilmişlerdir.  100’den fazla insanımız ihraç sonrası yaşadıkları ağır sorunlar nedeniyle içine girdikleri çıkmazdan kurtulamayarak intihar etmişlerdir. Hepsini saygıyla anıyoruz.

Değerli Basın Emekçileri,

Yasaklamalar, zulüm, faşizan baskı ve uygulamalar iktidarın siyasal ömrünü kısaltmaktan başka bir işe yaramayacaktır. İşçi sınıfının, emekçilerin yüzyıllardır bin bir türlü bedel ödeyerek elde ettiği hak ve özgürlüklerin hangi gerekçe ile olursa olsun ortadan kaldırılmasına yönelik girişimlere karşı fiili ve meşru mücadele hakkımızı sonuna kadar kullanacağız.

Bu vesileyle bir kez daha çağrıda bulunmak istiyoruz; haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmedir.

Hukuksuz ihraçlardan dolayı mağdur olan tüm kamu emekçilerinin maddi, manevi hak kayıpları karşılanmalıdır.

375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 35. Madde eliyle yapılan ihraç uygulaması derhal sona erdirilmelidir. İş güvencesi iktidarın sopası haline getirilmemeli, sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılmalıdır.

İktidar başta örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklere yönelik baskı politikalarına son vermeli, ceza ve soruşturmaları durdurmalıdır. Bu bağlamda toplumdaki muhalif sesleri kısmak için, rahatça saldırıp susturmak için el altından getirilip şu an TBMM’de görüşülen “SANSÜR YASASI”na da bir kez daha tepkimizi dile getiriyoruz. Sansür derdindeki iktidar toplumun KHK, ekonomik kriz, işsizlik gibi dertleri ile uğraşsın.

Toplumsal barış, toplumsal özgürlük mücadelemize; demokratik haklarımız için mücadelemize devam edeceğiz. Bir gider bin geliriz. Son arkadaşımız görevine iade edilinceye, bu zulüm bitinceye kadar mücadelemizden vaz geçmeyeceğiz.

KHK’LAR GİDECEK BİZ KALACAĞIZ