AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gazeteci İsmail Saymaz’a yaptığı açıklamalarda, ortağı olduğu dört şirketin Tera Portföy bünyesindeki TP2 fonuna para yatırdığını ve bu paraların tasfiye sürecinde fonda kaldığını söyledi.

Kendisinin ve şirketlerinin borsada doğrudan hisse alım satımı yapmadığını, spekülatif işlemlerle bağlantılarının bulunmadığını ifade eden Zeybekci, şirketlerin kısa vadeli nakitlerini değerlendirmek amacıyla fona yöneldiğini belirtti.

Zeybekci, fon krizine ilişkin değerlendirmesinde denetleyici kurumların zamanında müdahale etmediğini savunarak, “Maalesef büyük bir ihmal var” dedi.

Dört şirketin parası TP2 fonunda kaldı

Ortağı olduğu şirketlerin otomotiv gibi sektörlerde faaliyet gösterdiğini anlatan Zeybekci, kısa vadeli ödemeler için tutulan nakdin değerlendirilmesi sırasında faiz konusundaki hassasiyetlerinin etkili olduğunu söyledi.

Şirketlerin faiz, gecelik işlemler ve repo gibi araçlara yönelmesini istemediklerini belirten Zeybekci, söz konusu fonun kendilerine faizsiz finans kuruluşlarına benzer bir seçenek olarak sunulduğunu ifade etti.

Paranın fona aktarılmasından zamanında haberdar olmadığını söyleyen Zeybekci, bunun sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını da dile getirdi:

“Son iki aydan beri, bu mazeret değil tabii, bilgim olması gerekiyordu ama olmadı. Arkadaşlar buraya koymuşlar. Haberim olsa kesinlikle müsaade etmezdim. Çünkü bu fonlarla ilgili kurumlar ve arkadaşlar bazı uyarılarda bulunuyorlardı.”

Zeybekci, TP2 fonunun manipülasyon iddialarıyla gündeme gelen hisselerden bağımsız ve görece güvenli bir nakit değerlendirme aracı olarak tanıtıldığını aktardı. Aylık yüzde 3,5 ile yüzde 4,5 arasında getiri sağladığı belirtilen fonda, şirketlerinin parasının da bloke olduğunu söyledi.

Fon kaynaklarının kullanımına ilişkin iddiasını ise şu sözlerle dile getirdi:

“Tera’nın nakit fondan parayı alıp manipülatif işlemlerde kullanmasından kaynaklı bir süreç yaşıyoruz.”

“Vatandaş, devlet müdahale eder güvencesiyle parasını tuttu”

Zeybekci, fonlara yatırım yapan tasarruf sahipleriyle manipülatif işlemler üzerinden kazanç elde eden kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Yurttaşların düzenleyici kurumların denetimine güvenerek hareket ettiğini belirten Zeybekci, devletin piyasa işlemlerini izleme ve gerektiğinde müdahale etme kapasitesine sahip olduğunu söyledi:

“Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş ‘Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi’ güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım.”

Zeybekci, açıklamalarında krizden etkilenen yatırımcı sayısını 455 bin 758 olarak ifade ederek, kendisinin de şirketleri aracılığıyla bu süreçten etkilendiğini belirtti.

SPK ve Borsa İstanbul’a müdahale eleştirisi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul ve ilgili kurumların işlemleri ayrıntılı biçimde takip edebilecek teknik araçlara sahip olduğunu söyleyen Zeybekci, bazı hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketleri karşısında neden müdahale edilmediğini sorguladı.

Zeybekci, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Gerek SPK gerek Borsa İstanbul gerekse ilgili kurumlar işlemleri saniye saniye görebilir kabiliyet ve enstrümana sahip. Kıytırıktan bir şirketin hissesi 10 liradan 1.000 liraya çıkarken, hepsini görüp de ‘Dur bakalım arkadaş, sen kimsin, nesin, etin budun ne, böyle bir hareketi nasıl yapabiliyorsun, nereden geldin…’ Bu soruları sorup elinde durdurma, erişime engelleme, işlem yasağı getirme gibi her şey var. Bunları yapmaktan alıkoyan ne? Bilemiyorum.”

Denetim ve müdahale araçlarının zamanında kullanılmadığını savunan Zeybekci, “Maalesef büyük bir ihmal ve ihmalin arkasından her tür suiistimale uygun hale geliyor” dedi.

“Vatandaşların anaparaları ödenmeli”

Fonlarda parası kalan yurttaşlar için acil bir çözüm mekanizması kurulmasını isteyen Zeybekci, 2008 yılında ABD’de yaşanan mortgage krizini örnek gösterdi.

Manipülasyon yoluyla elde edildiği belirlenen kazançların geri alınması gerektiğini ifade eden Zeybekci, bu tutarların yatırımcıların anaparalarının ödenmesinde kullanılabileceğini savundu:

“Türkiye’deki fonlarda parası kalan vatandaşlar için acilen bir süreç işletilmeli ve vatandaşların anaparaları ödenmeli. Manipülatörlerden tahsil edilecek tutarlarla bu mekanizma kurulabilir. İnsanlar anaparalarını aldıklarında buna itiraz etmeyecektir.”

Zeybekci’nin açıklamalarında, anapara ödemelerinin nasıl hesaplanacağına veya önerdiği mekanizmanın hangi takvimle işletileceğine ilişkin ayrıntı yer almadı.

“Erdin Özel’i şahsen tanımıyorum”

Tera yöneticisi ve eski AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı olarak anılan Erdin Özel hakkında da konuşan Zeybekci, Özel’i şahsen tanımadığını söyledi.

Zeybekci, şirketlerinin parasının fonda kalması konusunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktarmadığını da belirtti.

Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddialara yanıt

Saymaz’ın, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşinin Özata Denizcilik hisselerinden 2,2 milyar lira kazandığı yönündeki iddialara ilişkin sorusunu da yanıtlayan Zeybekci, değerlendirmesini iddiaların doğruluğu koşuluna bağladı.

Zeybekci, yalnızca bir isme odaklanılmasının doğru olmayacağını, benzer işlemler yaptığı belirlenen herkesin araştırılması gerektiğini söyledi:

“Doğruysa yanlış bir şey tabii. Ancak sadece Fatma Hanım’ın üzerine gitmek büyük bir haksızlık olur. Her kim ki böyle şeyler yaptı, sonuna kadar gidilerek, birinci derece akrabalar dahil her şeylerine tedbir uygulanmalı.”