Coşkun Aral, 29. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen ’Bir Düş Gezgininin Dünya Güncesi’’ söyleşisiyle, Adanalılarla bir araya geldi.

‘’BİR DÜŞ GEZGİNİNİN DÜNYA GÜNCESİ’’

29. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin

Ulusal Yarışma Filmlerinden

Yunanistan Ege Adaları'na "yasadışı" zırhlı araçlar yerleştirdi Yunanistan Ege Adaları'na "yasadışı" zırhlı araçlar yerleştirdi

“Kabahat” Ve “Mendirek” Seyirci Karşısına Çıktı. 

Savaş muhabiri ve belgeselci Coşkun Aral,.29. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen  ‘’Bir Düş Gezgininin Dünya Güncesi’’ söyleşisiyle, Adanalılarla bir araya geldi.

Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Salonu’nda gerçekleşen söyleşide Coşkun Aral, savaş muhabirliği sırasında yaşadığı anıları paylaştı.

Gelecek yıllarda Altın Koza’da, Coşkun Aralık’ın yakın dostu olan Abidin Dino’nun belgesel gösterimini yapacaklarının müjdesini veren Coşkun Aral,  ‘’Bendeki eserlerinin bir kısmıyla onu saygıyla anacağız. Onu bundan sonra saygıyla Adana’da anacağız. O bir filozof, o bir bir ressam, o bir heykeltıraş, o bir evrensel insan. Onun dünyadaki eserlerini bir araya getirmek için küçük bir yolculuk yaptım.’’ dedi.

‘’Bir düş gezginiyim. Meraklı bir düş gezginiyim. Her şeyi merak ettim küçüklüğümden itibaren. Fotoğrafı, sanatçı tanımlamaları için bir araç olarak kullanmadım. Ama sanat kaygım ileri yaşlarda belirdi.’’ diyen Coşkun Aral, coğrafyanın kader olmaktan ancak akıl, vicdan, bilim ve hukuk olursa çıkacağını belirtti. Aral ‘’Dünya insanıyız ve yaşadığımız coğrafya çok zengin. Coğrafyanın kader olmaması için akıl, vicdan, bilim ve hukuk olursa, coğrafya kader olmaktan çıkar. Dünyada yaşanmışlıklardan ders alırsak da olumsuz yaşanmışlıklar bizim ülkeye gelmez.’’ dedi.

Aral sözlerine şöyle devam etti: Benim görevim bilgi taşımak. Kaynağından bilgiyi almak, bunu belgeye dönüştürmek ve isteyenlere vermek. Tüm bunları yaparken aldığım haz inanılmaz.  İşbirlikçinin infazına tanıdık oldum. İster miydim, istemediğimiz bir sürü insanla yollarımız kesişebiliyor. Çok farklı savaşlarda, kendimi tanıyorum. Ölüme ramak kaldığım anlar oldu. Futbol hariç her şeyi inceledim. Umut verici küçük bir ışık bile olsa, onları takip edeyim. Türkiye’nin neresine gitsem 40 yıllık dostuymuş gibi kendilerinden gibi gören insanlarla tanışıyorsunuz.

29. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Yarışma Filmlerinden

“Kabahat” ve “Mendirek” Seyirci Karşısına Çıktı.

Adana’da seyircinin yoğun ilgi gösterdiği 29. Adana Uluslararası Altın Koza Filmi Festivali’nin Ulusal Yarışma filmlerinden “Kabahat” ile Mendirek”in gösterimi Esas 01 Burda AVM PGM’de yapıldı.

 Güçlü ve başkaldıran bir kadın hikayesi; “Kabahat”

 Yönetmen Ümran Safter; “Çok ezilen, çok mağdur kadınlar olsun istemedim.''

Yönetmen Ümran Safter ilk uzun metraj filmi için; “birebir otobiyografik bir eser değil ama kendi hayatımdan esinlendiğim bir hikaye. Filmde çok ezilen, çok mağdur kadınlar olsun istemedim. Erkek egemen, başkaldıran kadın karakterler olsun istedim” dedi. Gösterim sonrasında filmin oyuncuları Mina Demirtaş, Ece Demirbilek, Işıl Acaray, Berivan Edebali, Senarist Eray Yasin Işık, Yapımcı Suraj Sharma ve Görüntü Yönetmeni Bertan Özer seyircilerden gelen soruları yanıtladılar. Filmin genç oyuncularından Mina Demirtaş, “karakter biraz bana da benzediği için benimseyerek oynadım” dedi. Filmin diğer genç oyuncusu Ece Demirbilek ise “gözlem üzerine kendimi yorumlamaya çalıştım. Normalde benim yaşadığım hayata biraz uzak bir karakter” dedi.

Yönetmen Cem Demirer; “Mendirek, arkadaşlık, ihanet, paranoya, bencillik, aslında bunların altında yatan bir erkeklik savaşı”

Yönetmen Cem Demirer’in ilk uzun metraj filmi “Mendirek”, film ekibinin katılımıyla seyirci ile buluştu. Filmin gösterimine Yönetmen Cem Demirer, Yapımcı Eda Çarıkçı, oyuncular Barış Yılmaz Gündüz, Alihan Kaya, Ahmet Acar, Hasan Çelik, Mehmet Kafkaslıgil, Ali Demirkol ve Sanat Yönetmeni Berke Öksüzoğlu katıldı. Hikayesi Bozcaada’da geçen filmde rol alan Ahmet Acar ve Hasan Çelik, Bozcaada’da geçimlerini balıkçılık yaparak sağladıklarını ve bu film için ilk kez kamera karşısına geçtiklerini söylediler. Psikolojik gerilim türünde bir yapım olan filmi için yönetmen Cem Demirer “Arkadaşlık, ihanet, paranoya, bencillik ve aslında bunların altında yatan bir erkeklik savaşı. Hem kendilerinin yaptığı, hem de topluma karşı göstermek zorunda oldukları bir erkeklik savaşı” dedi.