DİSK-AR’ın Mayıs 2026 Enflasyon ve İşsizlik bültenleri, Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve derinleşen işsizlik krizini çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. Rapora göre asgari ücret yılın ilk aylarında binlerce lira erirken, geniş tanımlı işsizlik rekor seviyeye ulaştı.

Fiyat artışları hız kesmiyor: Enflasyon yüksek seyrediyor

DİSK Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan Mayıs 2026 Enflasyon Haber Bülteni, fiyat artışlarının özellikle dar gelirli kesimler üzerindeki yıkıcı etkisini ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre:

  • Yıllık resmi enflasyon (TÜFE) yüzde 32,37
  • Gıda enflasyonu yüzde 34,55
  • Aylık fiyat artışı yüzde 4,18
  • 12 aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,43

Uzun vadeli tablo ise daha çarpıcı:

  • 2005’e göre genel fiyatlar 34,8 kat,
  • Gıda fiyatları ise 52,9 kat arttı.

Bu artış, özellikle temel tüketim kalemlerinde alım gücünün dramatik biçimde düştüğünü gösteriyor.

Asgari ücret ve emekli aylıkları hızla eriyor

Rapora göre yüksek enflasyon karşısında ücretler hızla değer kaybediyor:

  • Asgari ücret, 2026’nın üçüncü ayında 4.110 TL eridi
  • En düşük emekli aylığı ise 2.928 TL kayıp yaşadı

Bu tablo, sabit gelirli kesimlerin reel gelirlerinde ciddi bir daralma yaşandığını ortaya koyuyor.

Geçim stratejisi değişti: Gıdadan kısıp kiraya ve ulaşıma harcama

Artan yaşam maliyetleri hane bütçelerini zorladı. Özellikle:

  • Kira ve konut giderleri
  • Ulaştırma harcamaları

önemli ölçüde yükseldi.

Düşük gelirli kesimlerin bu artış karşısında gıda harcamalarını kısmak zorunda kaldığı vurgulandı. Bu durum, yoksulluğun derinleştiğine işaret ediyor.

TÜİK açıkladı: Nisan enflasyonu beklentileri aştı
TÜİK açıkladı: Nisan enflasyonu beklentileri aştı
İçeriği Görüntüle

Gelir dağılımı uçurumu büyüyor

Raporda gelir grupları arasındaki eşitsizlik de dikkat çekti:

  • En düşük yüzde 20’lik kesim toplam gelirin yüzde 6,3’ünü alıyor
  • Bu grubun harcamalarında gıdanın payı yüzde 30,4

Buna karşılık:

  • En yüksek yüzde 20’lik kesim gelirin yüzde 48,1’ini elde ediyor
  • Gıda harcamalarının payı sadece yüzde 12,8

Bu veriler, enflasyonun toplumun farklı kesimlerini eşitsiz biçimde etkilediğini ortaya koyuyor.

TÜİK’e “şeffaflık” eleştirisi

DİSK-AR, Türkiye İstatistik Kurumu’in madde fiyat listesini yargı kararına rağmen açıklamamasını eleştirdi. Bu durumun enflasyon verilerinin denetlenebilirliğini zayıflattığı ifade edildi.

İşsizlikte tablo ağır: Geniş tanımlı işsizlik yüzde 31,5

DİSK-AR’ın 29 Nisan 2026 tarihli İşsizliğin Görünümü Raporu, işgücü piyasasındaki krizin derinleştiğini ortaya koydu.

  • Geniş tanımlı işsizlik oranı: %31,5
  • Geniş tanımlı işsiz sayısı: 12 milyon 850 bin
  • Dar ve geniş işsizlik arasındaki fark: 23,4 puan

Kadın işsizliği ise daha ağır:

  • Geniş tanımlı kadın işsizliği: %40,3

Milyonlarca kişi çalışmak istiyor ama iş bulamıyor

Rapora göre:

  • 5,4 milyon kişi iş bulamıyor
  • 4,5 milyon kişi daha fazla çalışmak istediği halde yeterli süre çalışamıyor

Ayrıca her 10 işsizden 8’inin işsizlik ödeneğine erişememesi, sosyal koruma mekanizmalarının yetersizliğine işaret ediyor.

Dar ve geniş işsizlik arasındaki uçurum büyüyor

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre:

  • Dar tanımlı işsizlik oranı Mart 2026’da %8,1
  • Dar tanımlı işsiz sayısı: 2 milyon 873 bin

Ancak DİSK-AR hesaplamalarına göre:

  • Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bine ulaştı

Son iki yılda geniş tanımlı işsiz sayısı:

  • 3,3 milyon kişi arttı
  • Son bir yıldaki artış ise 1 milyon 185 bin oldu

Bu veriler, resmi işsizlik ile gerçek işsizlik arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koyuyor.

Yeni rapor yolda

DİSK-AR, ücret kayıplarına ilişkin daha kapsamlı analiz içeren “Ücret Kayıpları Araştırması”nı 6 Mayıs 2026’da yayımlayacağını duyurdu.

Genel tablo: Derinleşen ekonomik kriz

DİSK-AR raporları;

  • yüksek enflasyon,
  • eriyen ücretler,
  • artan işsizlik
    üçgeninde Türkiye’de geniş kesimlerin ciddi bir geçim kriziyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle düşük gelirli gruplar açısından gıda, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşırken, ekonomik eşitsizliklerin daha da belirgin hale geldiği görülüyor.

Muhabir: Güven BOĞA