Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılanan Av. Şiar Rişvanoğlu’nun karar duruşması 16 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da görülecek. İlk celsede dosyanın temel dayanağı olan tanık ifadesinin geri çekilmesi ve adli kontrol şartlarının kaldırılması sonrası gözler şimdi karar gününe çevrildi. Uluslararası hukuk örgütleri ise süreci yakından izlediklerini belirterek dayanışma çağrısını yineledi.

Adana Barosu’na kayıtlı avukat Şiar Rişvanoğlu’nun yargılandığı dava, 16 Şubat’ta görülecek karar duruşmasıyla kritik bir aşamaya giriyor. Dosya, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla sürdürülüyor.

AYM’den Konut Dokunulmazlığı Kararı: İtiraz Reddedildi
AYM’den Konut Dokunulmazlığı Kararı: İtiraz Reddedildi
İçeriği Görüntüle

Bir önceki duruşmada heyetin izinli olması nedeniyle dosya geçici heyet tarafından ele alınmış; savcılık makamı henüz mütalaa sunmamıştı. Buna rağmen dosyanın esasına girilmiş ve soruşturma aşamasında alınan tanık beyanı mahkeme huzurunda geri çekilmişti.

Tanık İfadesi Geri Çekildi

Duruşmanın en dikkat çekici anı, başka bir dosyadan tutuklu bulunan tanık Merdan Rüştü Ovalıoğlu’nun SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi oldu. Ovalıoğlu, soruşturma aşamasında verdiği aleyhe ifadeyi reddederek, beyanın emniyet yönlendirmesiyle alındığını ve hazır tutanakları imzaladığını söyledi.

“Dosyalarında yardımcı oluruz denildi; yardım edilmedi” diyen tanık, Rişvanoğlu’nu tanımadığını ifade etti.

Bu gelişmenin ardından savunma avukatları, dosyada sanık aleyhine somut delil kalmadığını belirterek Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/9. maddesi uyarınca derhal beraat talebinde bulundu. Tanığın mahkeme huzurundaki beyanının, soruşturma aşamasındaki ifadelerin delil niteliğini ortadan kaldırdığını vurgulayan avukatlar; HTS kayıtları, MASAK raporları ve açık kaynak araştırmalarının da suç isnadı için yeterli olmadığını savundu.

Mahkeme heyeti ise adli kontrol tedbirlerini kaldırarak duruşmayı 16 Şubat 2026’ya ertelemişti.

“İddianame Tek Yanlı Hazırlandı”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Rişvanoğlu’nun PKK/KCK’nin “sosyal alan yapılanması” içinde yer aldığı öne sürülüyor. Delil olarak tanık beyanları, HTS kayıtları ve mali incelemeler gösteriliyor.

Savunmasında iddianamenin tek yanlı hazırlandığını belirten Rişvanoğlu, insan hakları mücadelesi ve Kürt meselesine ilişkin faaliyetleri nedeniyle uzun süredir yargı baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Rişvanoğlu, iddianamede lehine hiçbir değerlendirmeye yer verilmediğini belirterek tüm suçlamaları reddetti.

Uluslararası Hukuk Örgütlerinden Ortak Bildiri

Rişvanoğlu’nun 26 Kasım 2024’te evine düzenlenen polis baskını ve Çukurova Havalimanı’nda gözaltına alınmasının ardından çok sayıda uluslararası hukuk örgütü ortak bir açıklama yayımladı.

Aralarında International Bar Association’s Human Rights Institute, The Law Society of England and Wales, European Democratic Lawyers, Lawyers for Lawyers ve International Association of Democratic Lawyers’ın da bulunduğu çok sayıda kuruluş, gözaltı ve tutuklama sürecinin uluslararası hukuk normlarıyla bağdaşmadığını belirtti.

Ortak açıklamada Türkiye’nin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıf yapılarak, keyfi gözaltı ve tutuklamaların kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Bildiriye göre, avukatların mesleki faaliyetlerini “korku, baskı, yıldırma veya yargısal taciz” olmaksızın sürdürebilmesi hukuk devletinin temel koşulu. Açıklamada, Rişvanoğlu’nun derhal serbest bırakılması, adil yargılanma hakkının eksiksiz sağlanması ve Türkiye’de tüm avukatlar için güvenli çalışma koşullarının garanti altına alınması çağrısı yapıldı.

Uluslararası hukuk çevreleri, davayı yakından izlediklerini ve sürecin yalnızca bir avukatı değil, Türkiye’de hukukun üstünlüğü algısını da doğrudan etkilediğini ifade etti.

16 Şubat İçin Dayanışma Çağrısı

Henüz savcılık mütalaasının sunulmamış olması ve dosyanın esas heyet önüne yeni çıkacak olması nedeniyle 16 Şubat’taki duruşma kritik önem taşıyor.

Hukuk çevreleri ve meslek örgütleri, karar duruşmasına katılım çağrısı yaparak adil yargılanma hakkına sahip çıkma davetinde bulundu.

16 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşma öncesinde yapılan çağrıda, “Savunma susturulamaz. Avukatlık faaliyetleri yargı tehdidi konusu yapılamaz” denildi.

Karar duruşması, yalnızca bir davanın sonucu açısından değil; savunma hakkı, adil yargılanma ilkesi ve hukuk güvenliği bakımından da yakından izlenecek.

Muhabir: Güven BOĞA