Anayasa Mahkemesinin (AYM), Mehmet Güven’in başvurusuna ilişkin 21 Nisan 2026 tarihli kararı, 2 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme, yerel bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen Güven’in, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.
Kararda, işçilerin işverenleri hakkında yaptıkları açıklamaların da ifade özgürlüğünün sağladığı güvenceden yararlandığı vurgulandı. İşten çıkarma gibi ağır bir yaptırımın gerekçelerinin somut olarak ortaya konulması gerektiği belirtildi.
Televizyon programındaki eleştirileri nedeniyle işten çıkarıldı
Mehmet Güven, 2018 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği 18 Mayıs 2021 tarihine kadar Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin Espark Eskişehir Park Bahçe Peyzaj Temizlik Anonim Şirketinde işçi olarak çalıştı.
Güven, 29 Nisan 2021’de Eskişehir TV’de yayımlanan bir programa katılarak işyerindeki uygulamalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Siyasi görüşü nedeniyle farklı muamele gördüğünü, çalışma biriminin değiştirildiğini ve haksızlığa uğradığını ileri sürdü.
Programdaki açıklamaların ardından belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, şirketten Güven hakkında gereğinin yapılmasını istedi. Başlatılan disiplin sürecinde, açıklamaların kurum ve yöneticiler hakkında uygunsuz ve karalayıcı olduğu savunularak Güven’den yazılı savunma talep edildi.
Şirketin Disiplin Kurulu, kurum ve idare aleyhine küçük düşürücü veya onur kırıcı paylaşım ve söylemlerde bulunulmasını düzenleyen disiplin hükmüne dayanarak Güven’in iş sözleşmesini feshetti.
İş Mahkemesi: Açıklamalar hakaret ve sataşma niteliğinde değil
İşten çıkarılmasının ardından işe iade davası açan Güven, feshin haksız ve geçersiz olduğunu belirtti.
Davayı inceleyen Eskişehir 2. İş Mahkemesi, Güven’in televizyon programındaki konuşmalarının hakaret ve sataşma niteliğinde olmadığına, işyerindeki düzene ilişkin düşünce ve eleştirilerden oluştuğuna karar verdi.
Mahkeme, açıklamaların iş ilişkisinin devamını çekilmez hâle getirmediğini belirtti. İşverenin işletmesel menfaatlerinin zarar gördüğünü veya çalışma düzeninin bozulduğunu gösteren bir delil bulunmadığını da kaydetti.
Bu gerekçelerle feshin geçersizliğine ve Güven’in işe iadesine hükmedildi.
İstinaf mahkemesi işe iade kararını kaldırdı
İşverenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davayı reddetti.
Bölge Adliye Mahkemesi, Güven’in açıklamalarında siyasi kimliğini öne çıkardığını, işyerinde yaşananları bir siyasi partinin il teşkilatına aktardığını ve dava yoluyla hak arama imkânı bulunmasına rağmen işverenin kendisini savunamayacağı bir ortamda açıklamalar yaptığını belirterek feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna ulaştı.
Güven, nihai kararı öğrenmesinin ardından 4 Ağustos 2022’de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
AYM: İşçiler de ifade özgürlüğünün güvencelerinden yararlanır
Başvuruyu ifade özgürlüğü kapsamında inceleyen AYM, bu hakkın demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu hatırlattı.
Mahkeme, işçinin işverenle ilişkisinde ahlak, iyi niyet ve sadakat yükümlülükleri çerçevesinde hareket etmesinin beklendiğini belirtti. Bununla birlikte, işçilerin de herkes gibi ifade özgürlüğünden yararlandığını ve bu güvencenin görevleriyle bağlantılı olarak işverenleri hakkında yaptıkları açıklamaları da kapsadığını vurguladı.
AYM’ye göre değerlendirmede, işçinin ifade özgürlüğü ile işverenin şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge kurulması gerekiyor. Açıklamaların içeriğinin ve bağlamının bütün olarak incelenmesi önem taşıyor.
İş barışının nasıl bozulduğu açıklanmadı
AYM, Bölge Adliye Mahkemesinin Güven’in hangi somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve iş barışının nasıl bozulduğunu yeterli düzeyde tespit etmediğini belirledi.
Kararda, işverenin zarar gören işletme menfaatlerinin neler olduğunun da açıklanmadığı belirtildi. Güven’in siyasi kimliğini öne çıkardığı yönündeki değerlendirmenin soyut ve genel bir gerekçeye dayandığı kaydedildi.
Mahkeme, açıklamaların iş sözleşmesiyle amaçlanan ilişkiyi hangi şekilde tehlikeye soktuğunun gösterilmediğini; sözlerin niteliğinin, kullanıldığı bağlamın ve muhtemel etkilerinin yeterince ayrıntılı incelenmediğini ifade etti.
İşten çıkarma son çare olmalı
AYM, Güven’in televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle işini kaybederek ağır bir sonuçla karşılaştığına dikkat çekti.
Kararda, temel hak ve özgürlüklerin korunması bakımından işten çıkarmanın son çare olması ilkesinin hayati önem taşıdığı belirtildi. Son çare olduğu gösterilmeden, hak ve özgürlüklerini kullanan işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesinin hem ilgili çalışanlar hem de diğer işçiler üzerinde caydırıcı etki yaratabileceği vurgulandı.
Mahkeme, Güven’in iş sözleşmesinin sona erdirilmesinde bu ilkenin değerlendirilmediğini ve daha hafif yollar izlenmeden doğrudan feshe başvurulmasının kaçınılmaz olduğunun gösterilemediğini tespit etti.
Müdahale orantısız bulundu
AYM, Bölge Adliye Mahkemesinin ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında bir denge kurmaya çalışmadığını, soyut bir değerlendirmeyle açıklamaların geçerli fesih nedeni oluşturduğunu kabul ettiğini belirtti.
İş sözleşmesinin feshedilmesi biçimindeki müdahalenin demokratik toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının gösterilemediği sonucuna ulaşan Mahkeme, işten çıkarmanın Güven’e orantısız bir külfet yüklediğine hükmetti.
Bu gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verildi.
Yeniden yargılama yapılacak
AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.
Kararın bir örneğinin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine iletilmek üzere Eskişehir 2. İş Mahkemesine gönderilmesi kararlaştırıldı.
Ayrıca 664,10 TL başvuru harcı ve 40 bin TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40 bin 664,10 TL yargılama giderinin Güven’e ödenmesine karar verildi.
Mehmet Güven’in 2022/81264 numaralı bireysel başvurusuna ilişkin karar, 21 Nisan 2026 tarihinde oybirliğiyle alındı.





