Örgütlenme ve sendikalaşma hakkının Anayasal bir hak olduğunu vurgulayan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Köy Kanununun 10. Maddesine göre ‘devletin memuru’ olarak tanımlanan muhtarların kamu görevlileri sendikalarına üye olmalarının önünde hukuk bir engel olmadığını savundu.

Sendika hakkının Anayasal bir hak olduğunu ve bunun engellenemeyeceğini belirten CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, muhtarların sendikalaşmasının da doğal bir hak olduğunu vurguladı. Sendikalaşma sürecinde 13 yıllık bir davanın muhtarlar lehine sonuçlandığını ve örgütlenme faaliyetlerine yeniden başlandığını hatırlatan Beko, sendikalara üyelik çağrısı yaptı.

Beko, şu bilgileri paylaştı: “2007 yılında Türkiye Köy ve Mahalle Muhtarları Sendikası adıyla muhtarlarımız bir sendika kurmuşlar fakat İçişleri Bakanlığı tarafından kamu emekçisi olmadıkları gerekçesiyle bir kapatma davası açılmıştır. Kapatma davası 13 yıl devam etmiş ancak ilgili sendika davayı kazanmıştır. Bu noktada Sendika yönetimi de, yeniden örgütlenme ve faaliyetlerine başlama hakkı kazanmıştır.  Bugün ülkemizde; 2 milyon 746 bin 681 memurdan, yüzde 72,63'üne karşılık gelen 1 milyon 994 bin 845'inin memurun sendikalarına üyeliği bulunmaktadır. Bu sayının arttırılması ve muhtarlarımız da dahil var olan her bir meslek örgütünün bu Anayasal hakkı kullanması desteklenmelidir.”

SENDİKALAŞMALARININ ÖNÜNDE YASAK YA DA ENGEL OLAMAZ!

Muhtarlık makamının Türkiye yerel yönetimler sistemi içerisinde halka yakınlık açısından en ulaşılabilir olan ve birebir temasa imkanı veren sistemin ilk basamağını oluşturduğunu dile getiren İzmir Milletvekili Kani Beko şunları söyledi:

“Muhtarlıklar bu haliyle, merkezi iktidarın toplumun her bir ferdine ulaşmasında doğrudan aracılık görevi görür. Türkiye genelinde yaklaşık 50 bin Köy ve Mahalle muhtarı görev yapmaktadır. Bütçesi, personeli ve genellikle bürosu olmayan mahalle muhtarlığı merkezi ve yerel yönetimlerin temsilcisi ve yardımcısı olmakla birlikte bu sayılan özellikleri nedeniyle sistemin işleyişi açısından kimi imkansızlıklarla karşılaşmaktadırlar.

Yerel demokrasimizin temel taşı niteliğindeki muhtarlarımızın; ekonomik krizin yarattığı yıkıcı etkiler başta olmak üzere ülkemizin içinden geçtiği bu ağır süreçte, halkımızla birebir temas halinde sürdürmekte oldukları bu zorlu görevlerinde, sorumlulukları her geçen gün artmaktadır.

Bu kapsamda, muhtarların statüsüne bakıldığında ise; muhtarlar işçi statüsünde değildir. Bu nedenle muhtarlar 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi̇ Kanunu kapsamında değildir. 

Adana Eğitim Sen, 28. Kuruluş Yıl Dönümü Etkinliği Gerçekleştirdi Adana Eğitim Sen, 28. Kuruluş Yıl Dönümü Etkinliği Gerçekleştirdi

Ancak 442 sayılı Köy Kanununun 10. Maddesine göre “muhtar devletin memurudur” Bu nedenle kamu görevlileri sendikalarına üye olmalarının önünde hukuki bir engel görülmemektedir. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 15. Maddesinde sayılan sendikalara üye olamayacaklar arasında da muhtarlar yer almamaktadır.

Anayasanın 51. maddesi de bütün çalışanlara sendikalaşma hakkı tanımaktadır. Bu çerçevede muhtarların sendika kurmasının önünde anayasal bir engel yoktur. Gerek 4688 ve gerekse 6356 sayılı kanunda muhtarların sendika kuramayacakları ve sendika üyesi olamayacaklarına dair hüküm yoktur. Örgütlenme ve sendikalaşma hakkı anayasal bir haktır.  Öte yandan Türkiye’nin tarafı olduğu 87 sayılı ILO sözleşmesine göre çalışanlar herhangi bir ayrım olmadan sendika üyesi olabilirler ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi herkes sendikalaşma hakkına sahiptir der.

Ancak kamu görevlileri kamu görevini sürdürürken muhtar olamamaktadır. Öte yandan 4688 sayılı kanuna göre çıkarılan hizmet kolları yönetmeliğinde muhtarlar sayılmıyor. Bu nedenle uygulamada pratik engeller çıkabilir ancak muhtarların Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve 4688 sayılı kanun kapsamında sendikalaşmaları önünde bir yasak ve engel yoktur. "