BM’den Gelecekteki Salgınlara Karşı Küresel Karar: Dünya Sağlık Örgütü’nden Dayanışma Çağrısı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, gelecekte yaşanabilecek salgınların önlenmesi, salgınlara hazırlık ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik siyasi bildirgeyi kabul etti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kararı memnuniyetle karşılarken ülkeleri verdikleri taahhütleri yerine getirmeye çağırdı. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, COVID-19 salgınından önemli dersler çıkarıldığını belirterek küresel salgın anlaşmasının uluslararası hukuk kapsamında yürürlüğe girmesi için müzakerelerin tamamlanmasını istedi.

Birleşmiş Milletler'den salgınlara karşı ortak mücadele kararı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 12 Ekim 2026 tarihinde “Salgınların Önlenmesi, Hazırlık ve Müdahale” (PPPR) Siyasi Bildirgesi'ni kabul etti.

Cenevre ve New York'tan yapılan açıklamada Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bildirgenin kabul edilmesini gelecekteki salgınların yıkıcı etkilerinden toplumları korumaya yönelik uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Bildirge, COVID-19 salgını sırasında yaşanan deneyimlerden hareketle ülkelerin sağlık sistemlerini güçlendirmesini, olası salgın tehditlerini erken tespit etmesini ve uluslararası düzeyde koordineli müdahale mekanizmaları oluşturmasını hedefliyor.

BM üyesi ülkeler, bildirgeyi ilk olarak 25 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen ikinci BM Genel Kurulu Salgınların Önlenmesi, Hazırlık ve Müdahale Yüksek Düzeyli Toplantısı'nda ele almıştı. Toplantının ardından Genel Kurul'a sunulan metin, 12 Ekim'de kabul edildi.

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus: Ülkeler taahhütlerini yerine getirmeli

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, bildirgenin kabul edilmesinin ülkelerin birlikte hareket etme iradesini ortaya koyduğunu belirtti.

Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, BM üyesi devletlerin salgınların önlenmesi, hazırlık ve müdahale alanlarında iş birliğini sürdürme taahhüdünü memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

COVID-19 salgınından bu yana uluslararası toplumun önemli ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Ghebreyesus, ülkelerden özellikle Patojenlere Erişim ve Fayda Paylaşımı (PABS) sistemine ilişkin müzakereleri sonuçlandırmalarını istedi.

Ghebreyesus, bu sürecin tamamlanmasıyla DSÖ Salgın Anlaşması'nın imzaya açılabileceğini, ülkelerin onay süreçlerine başlayabileceğini ve anlaşmanın uluslararası hukuk kapsamında yürürlüğe girebileceğini belirtti.

Salgınlarla mücadele yalnızca sağlık sistemlerinin sorumluluğu değil

BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen bildirgede, salgınlara hazırlığın yalnızca sağlık politikalarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

Bildirgeye göre salgınlar, toplum sağlığının yanı sıra ekonomik kalkınmayı, üretimi, eğitimi, sosyal yaşamı ve ülkelerin güvenliğini de doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle salgınların önlenmesi ve olası krizlere hazırlık çalışmalarının sağlık, ekonomi, kalkınma ve güvenlik alanlarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Ülkelerden ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde salgınları önleme, erken tespit etme ve müdahale etme kapasitelerini geliştirmek için uzun vadeli yatırımlar yapmaları istendi.

Küresel salgın anlaşmasında kritik tarih: Mayıs 2027

Bildirgenin en önemli başlıklarından birini, DSÖ Salgın Anlaşması'nın temel bileşenlerinden olan Patojenlere Erişim ve Fayda Paylaşımı sistemi oluşturuyor.

PABS sistemi, salgına yol açabilecek patojenlere ve bunlara ilişkin bilgilere zamanında erişilmesini, bu bilgilerin kullanımından doğan faydaların ülkeler arasında daha adil paylaşılmasını amaçlıyor.

Özellikle salgın dönemlerinde aşı, tanı testi ve tedavi araçlarına erişimde ortaya çıkan eşitsizliklerin azaltılması, uluslararası düzenlemenin temel hedefleri arasında bulunuyor.

PABS ekine ilişkin müzakerelerin sonuçları, Mayıs 2027'de gerçekleştirilecek Dünya Sağlık Asamblesi'nde ele alınacak. Gerekli görülmesi durumunda bu tarihten önce özel bir toplantı da düzenlenebilecek.

Ekin kabul edilmesi, DSÖ Salgın Anlaşması'nın imza ve onay süreçlerinin ilerlemesinin önünü açacak.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle gelecekteki salgın tehditlerine karşı daha eşitlikçi, koordineli ve etkili bir uluslararası müdahale mekanizmasının oluşturulması hedefleniyor.

Erken uyarı sistemleri ve sağlık altyapısı güçlendirilecek

BM Siyasi Bildirgesi, küresel sağlık güvenliğini geliştirmek amacıyla ülkelerin öncelik vermesi gereken alanları da belirledi.

Bu kapsamda salgın tehditlerinin erken belirlenebilmesi için izleme ve gözetim sistemlerinin geliştirilmesi, ulusal sağlık altyapılarının güçlendirilmesi ve Uluslararası Sağlık Tüzüğü'nde (2005) yapılan değişikliklerin uygulanması öngörülüyor.

Bildirgede öne çıkan diğer öncelikler arasında şunlar bulunuyor:

  • Toplumların salgınlara hazırlık ve müdahale süreçlerine aktif katılımının sağlanması.

  • Salgınlara neden olabilecek patojenlere zamanında erişim ve elde edilen faydaların adil paylaşılması.

  • Aşı, ilaç ve diğer sağlık ürünlerinin yerel ve bölgesel üretim kapasitesinin artırılması.

  • Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi.

  • Salgınlara hazırlık çalışmalarında sürdürülebilir finansman kaynaklarının oluşturulması.

  • Ülkeler arasında bilgi paylaşımının ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi.

Aşı ve tedaviye erişimde eşitlik vurgusu

COVID-19 salgını, sağlık hizmetlerine ve özellikle aşılara erişimde ülkeler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ortaya koymuştu.

Yeni bildirge, gelecekte benzer eşitsizliklerin azaltılması için üretim ve araştırma kapasitesinin farklı bölgelere yayılmasını teşvik ediyor.

Bu yaklaşım, salgın dönemlerinde sağlık ürünlerinin yalnızca belirli ülkelerde üretilmesine bağımlılığı azaltmayı ve ihtiyaç duyulan ürünlere daha hızlı erişilmesini sağlamayı amaçlıyor.

DSÖ, patojenlerin paylaşılmasıyla bunlardan elde edilen bilimsel ve tıbbi faydaların adil dağıtılmasının küresel salgın hazırlığının temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor.

DSÖ: Bilim ve uluslararası dayanışma temel alınmalı

Dünya Sağlık Örgütü, bildirgenin kabul edilmesiyle ülkelerin salgınlara karşı ortak sorumluluklarını yeniden teyit ettiğini belirtti.

Örgüt, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesinin yanı sıra bilimsel araştırmalara yatırım yapılması, sağlık sistemlerinin geliştirilmesi ve toplumların karar alma süreçlerine katılımının artırılması gerektiğine dikkat çekti.

DSÖ'nün 2026 Dünya Sağlık Günü kapsamında yürüttüğü “Sağlık için birlikte, bilimin yanında” temalı kampanya da bilimsel bilginin toplum sağlığını korumadaki önemini öne çıkarıyor.

150'den fazla noktada faaliyet gösteren DSÖ, sağlık krizlerine müdahale edilmesi, hastalıkların önlenmesi, sağlık sorunlarının temel nedenleriyle mücadele edilmesi ve ilaçlarla sağlık hizmetlerine erişimin genişletilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

BM Genel Kurulu'nun kabul ettiği bildirge, gelecekteki salgınlara karşı uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından yeni bir siyasi taahhüt ortaya koyarken, bu taahhütlerin somut uygulamalara dönüşmesinde Mayıs 2027'ye kadar yürütülecek müzakereler belirleyici olacak.