Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada TÜVTÜRK uygulamalarını, emniyet personelinin maruz kaldığı baskıları ve artan polis intiharlarını sert sözlerle eleştirdi. Çalışkan, “İktidar adalet üretmek yerine tahsilat ve ceza siyaseti yapıyor” dedi.
“33 Milyon Araç Sahibi Bu Sisteme Mahkûm”
Araç muayene sisteminin vatandaşı mağdur ettiğini vurgulayan Çalışkan, TÜVTÜRK’ün tekelleşmiş yapısına dikkat çekti. Türkiye’de trafikte yaklaşık 33 milyon araç bulunduğunu hatırlatan Çalışkan, sistemin zorunlu hale getirilerek vatandaşın çaresiz bırakıldığını söyledi.
“TÜVTÜRK adeta bir soygun düzenine dönüştü. Araç muayene istasyonlarını vermişsiniz, vatandaş bu sistemin içinde soyuluyor. Bununla ilgili iktidarın aldığı hiçbir ciddi tedbir yok” ifadelerini kullandı.
“Muayenede Polisimiz Darp Edilerek Hayatını Kaybetti”
Araç muayeneleri sırasında yaşanan şiddet olaylarına da değinen Çalışkan, bir polis memurunun görev sırasında hayatını kaybetmesini hatırlattı.
“Araç muayenesi esnasında bir polis memurumuz darp edilerek vefat ediyor. Eskiden Anadolu denince huzur akla gelirdi. Bugün sıradan vilayetler cinayetlerle, seri vakalarla anılır hâle geldi” dedi.
“Polis İntiharları Alarm Veriyor”
Emniyet teşkilatındaki ağır çalışma koşullarına ve psikolojik baskıya dikkat çeken Çalışkan, polis intiharlarındaki artışın alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi.
“Emniyet personeli üzerindeki baskı çok ağır. Polislerin intihar oranı, normal vatandaşlara göre yaklaşık 3,5 kat fazla. 2024 yılında 73, 2025 yılında ise 85 polisimiz intihar etti. Kalp krizi ya da kaza denilerek kayda geçenleri bilemiyoruz” diye konuştu.
“Algı Var, Sonuç Yok”
İktidarın güvenlik politikalarını da eleştiren Çalışkan, cezaya dayalı anlayışın toplumsal huzuru sağlamadığını ifade etti.
“‘Şu kadar operasyon yaptık, bu kadar ceza kestik’ deniyor. Peki hangisini yaptınız da bu ülkede suç oranı düştü? Algı var ama sonuç yok” dedi.
“Adalet Yerine Ceza, Huzur Yerine Tahsilat”
Çalışkan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Adalet yerine ceza, huzur yerine tahsilat konuşuluyor. Ülke artık huzurla değil, acılarla ve cinayetlerle anılır hâle geliyor.”


