TMMOB MİMARLAR ODASI ADANA ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI 6 ŞUBAT 2023 KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİNİN BİRİNCİ YILDÖNÜMÜ

 

6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız acı felaketin üzerinden bugün itibariyle 1 yıl geçmiş olmasına rağmen acılarımız ilk günkü kadar tazedir.

Öncelikle Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak deprem nedeniyle kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, ailelerimize ve toplumumuza başsağlığı diliyoruz.

Geçtiğimiz yıl yaşadıklarımız, kentlerimizin depreme ne kadar hazırlıksız olduğunu ve deprem sonrası müdahalelerde ne kadar yetersiz kaldığımızı bizlere göstermiştir. Neredeyse birkaç yılda bir büyük deprem yaşanan ülkemizde depreme hazırlıksız olmak kabul edilemeyecek bir konudur.

Birçok aktif fayın üzerine kurulu kentlerimizdeki kayıpların engellenebilmesi için, ne yaşadığımız yıkıcı depremlerden ders çıkarılamamış olması, ne de bu süre içinde yapılan tatbikatların yeterli olmaması üzüntü vericidir. 

Basın açıklamasının tamamına https://www.adanamimod.org.tr/6-subat-2023-kahramanmaras-depremlerinin-birinci-yildonumu adresinden ulaşabilirsiniz.

Özellikle 1999 Marmara depremi sonrasında, kentlerimizin depreme hazırlanmasına dönük olarak çıkarıldığı ifade edilen yasaların deprem anında can ve mal kayıplarını azaltmadığını, 2019 yılındaki gibi AFAD tarafından Kahramanmaraş Pazarcık’ta benzer deprem senaryolarıyla yapılmış tatbikatların, kurtarma, acil yardım ve deprem sonrası organizasyonlara bir örnek geliştiremediği görmek kaygı vericidir.

Değiştiren Adımlar Derneği, Zero Project 2024 ödülünü almaya hak kazandı Değiştiren Adımlar Derneği, Zero Project 2024 ödülünü almaya hak kazandı

Gerçekleşene çok yakın olarak öngörülen tatbikatlara rağmen yaşadığımız 6 Şubat depremlerinde tüm alanlardaki eksikliklerimizin ileri derecede hissedilmesi çok vahim bir konudur. Kaliteli yapı stoklarının artırılması, kentsel dönüşümün ticari kaygılardan uzak ele alınması, gerçekçi acil durum eylem planlarının hazırlanması, tatbikatların gösterişten uzak çözüm odaklı ele alınmasını beklemek her yurttaşımızın hakkıdır. Ne yazık ki, İmar barışı adı altında yapılan imar afları,  acil toplanma alanlarının bile imara açılmış olması gibi birkaç örnek bile zamanımızın boşa harcandığının göstergesidir.

Deprem sonrası yapılan mevzuat değişiklikleri, denetimi ve bilimsel verileri referans alan, doğaya saygılı yapılaşmanın önünü açmayı sağlayamamıştır.

Yurttaşlarımızın çadırda hayatta kalma mücadelesi verdiği bir süreçte, hala enkazlar kaldırılmamışken çıkarılan Olağanüstü Hal Bölgelerinde Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Kararnamenin, mülkiyet hakkı açısından mağduriyetlere neden olabilecek potansiyelde olmasından, plansız ve kontrolsüz bir yeniden inşa sürecinin yeni problemlere yol açacağından endişeliyiz.  

Bir yandan deprem gerçeği ile ile yaşayan diğer ülkelerdeki örneklere, yapı tekniğindeki gelişmelere rağmen deprem hasarlarını, kapalı çıkma, asma kat gibi yapı elemanlarına bağlayarak yasaklar koymak, diğer yandan güçlendirme projelerinde ruhsat aramamak yalnızca bizim ülkemizdeki kanun koyuculara has bir bakış açısı olmalı.

Meydana gelen afette yıkılan ve zarar gören binaların molozlarının toplanması ve uzaklaştırılmasındaki plansızlık, yarattığı çevre kirliliğine ek olarak, kültürel mirasımıza ait nadide parçaların da yok edilmesine sebep olmuş yeniden ayağa kaldırılmasındaki olanakları yok etmiştir.

Kentimiz ölçeğinde ise yıkılan binaların çoğunun zemin etütsüz ve yetersiz şantiye denetimi sonucunda imal edilmesi, yapı kullanım  izni olmadan yıllarca kullanılması, bazılarının taşıyıcı sisteminin kullanıcı müdahalelerine maruz kalması bizlere, yapının tasarım, üretim ve kullanım aşamasında dahi denetim sisteminin insan hayatı açısından ne denli önemli olduğunu göstermiştir.

Depremin, ülkemizdeki ekonomik kriz ile birleşmesi sonucunda anayasal bir hak olan barınma probleminin had safhaya çıktığı bilinen bir gerçektir. Sağlıklı kentlere ulaşmak üzere planlamanın esas alındığı bir program çerçevesinde üretimlerde bulunmak, yerel yönetimler dahil ilgili tüm kurumların öncelik vermesi gerekli olgulardır.

Yaşadığımız süreç, sağlıklı kentlerin katılımcı bir anlayış ile elde edilebileceğine tüm kesimlerin inanması ve buna göre davranmasındaki gerekliliği ortaya koymaktadır.

Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak, yaşadığımız depremlerin felakete dönüşmemesi, acıların bir daha yaşanmaması için konuların sürekli takipçisi olacağımızı ve tüm kurumlarla ortak çalışma yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz. .

Depremde kaybettiğimiz yurttaşlarımızın ve meslektaşlarımızın yakınlarına başsağlığı dileriz.

Yönetim Kurulu Adına,

Yönetim Kurulu Başkanı

Canan Aksu

Editör: Haber Merkezi