Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin kalkınma sürecinde kritik bir eşikte olduğunu belirterek, “Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz” dedi.

Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) tarafından düzenlenen Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel ölçekte ekonomik güç dengelerinin değiştiğini, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve eş zamanlı olarak büyük bir teknolojik dönüşüm yaşandığını vurguladı.

“Yapay zeka elektriğin icadı gibi”

Yapay zekanın yatay bir teknoloji olarak tüm alanlara sirayet ettiğini ifade eden Yılmaz, bu teknolojiyi yalnızca dijitalleşmenin bir parçası değil, kamu yönetiminden enerjiye, sağlıktan tarıma kadar her alanı dönüştüren bir güç olarak gördüklerini söyledi.

Yeni teknolojilerin verimlilik ve rekabet gücü sağladığını ancak iyi yönetilmediği takdirde sosyal eşitsizlikleri artırabileceğine dikkat çeken Yılmaz, yapay zekanın eğitim sistemine entegre edilmesi ve KOBİ’ler dahil toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Yılmaz, dijital, yeşil ve sosyal boyutları birlikte ele alan “üçüz dönüşüm” yaklaşımının önemine işaret etti.

“Orta gelir tuzağını aşmamız gerekiyor”

Türkiye’nin kalkınma literatüründe “orta gelir tuzağı” olarak tanımlanan bir eşikte bulunduğunu ifade eden Yılmaz, artan işgücü maliyetleri nedeniyle düşük maliyetle rekabetin mümkün olmadığını, yüksek teknolojiye dayalı üretimle üst gelir grubuna çıkılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin ilk kez Dünya Bankası sınıflandırmasına göre 2025 yılında üst gelir grubuna en alt basamaktan da olsa adım atacağını belirten Yılmaz, bu sürecin kalıcı hale gelmesi için katma değeri yüksek, yenilikçi ve girişimci bir ekonomik yapının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yapay zekada yeni dönem hazırlığı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü HİT-30 programı kapsamında 30 milyar dolarlık yatırım planlandığını aktaran Yılmaz, bunun 3,1 milyar dolarının veri merkezleri ve yapay zeka stratejik yatırımlarına ayrıldığını söyledi. Büyük dil modeli çalışmaları yürütüldüğünü, uluslararası platformlarda aktif rol alındığını belirten Yılmaz, hukuki ve etik çerçevenin de güçlendirildiğini ifade etti.

2021-2025 dönemini kapsayan ilk Yapay Zeka Strateji Belgesi’nin ardından yeni bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin Yapay Zeka Endeksi’nde 2021’de 44. sıradan 2024’te 34. sıraya yükseldiğini ancak bunun yeterli olmadığını söyledi.

“İnsanı merkeze alan bir yaklaşım”

Teknoloji politikalarının insan odaklı olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız. Bütün bu çalışmaların insanlığın refahına, özgürlüğüne ve demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor” dedi.

DEM Parti MYK’dan “15 Şubat” Açıklaması
DEM Parti MYK’dan “15 Şubat” Açıklaması
İçeriği Görüntüle

Güvenlik ile yenilik arasındaki dengenin önemine dikkat çeken Yılmaz, kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosistemi arasındaki istişarelerin sürekliliğinin kalkınma sürecinde kritik rol oynayacağını sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi