CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limon alım fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kalması ve narenciye ihracatında yaşanan taşıma sorunları nedeniyle Ticaret Bakanlığını eleştirdi. Bakanlığın soru önergesine verdiği yanıtın üreticilerin sorunlarına somut çözümler içermediğini belirten Kış, “Navlun desteği sorduk, genel destekleri anlattılar. Üreticinin ürününü nasıl koruyacaklarını sorduk, somut bir tedbir açıklamadılar. Mersinli çiftçinin bir yıllık emeği, ‘değerlendiriyoruz’ cümlesine bırakılamaz” dedi.

MERSİN – Narenciye hasat ve ihracat sezonunun devam ettiği Mersin'de limon üreticileri, düşük alım fiyatları, artan üretim maliyetleri ve dış pazarlara ulaşımda yaşanan güçlüklerle karşı karşıya. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, üretici temsilcilerinin uyarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak Ticaret Bakanlığından üreticilerin gelirini koruyacak somut önlemler alınmasını istedi.

Kış'ın 23 Eylül 2026 tarihinde verdiği 10 soruluk yazılı soru önergesine Ticaret Bakanı Ömer Bolat imzasıyla 22 Ekim'de yanıt verildi. Bakanlık yanıtında genel ihracat destekleri, tanıtım faaliyetleri, alternatif taşıma güzergâhlarına yönelik çalışmalar ve Ukrayna ile ticaret anlaşmasına ilişkin bilgiler yer aldı.

Ancak Kış, yanıtın sevkiyat kayıplarının boyutu, navlun desteği, Mersin–St. Petersburg deniz hattı ve üretici fiyatlarını koruyacak tedbirler konusunda yeterli açıklama içermediğini belirtti.

Limonun alım fiyatı 4–15 lira, üretim maliyeti 15–20 lira

Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin'in 20 Ekim'de yaptığı açıklamaya dikkat çeken Kış, limonun kilogram başına alım fiyatının 4 ila 15 lira, üretim maliyetinin ise 15 ila 20 lira arasında değiştiğini hatırlattı.

Üreticinin gübre, ilaç, sulama, işçilik ve hasat giderleri karşısında ekonomik olarak zorlandığını ifade eden Kış, ürününü satan çiftçinin maliyetlerini dahi karşılayamama riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Kış, şu ifadeleri kullandı:

“Üretici temsilcisi, alım fiyatlarının maliyeti karşılamadığını söylüyor. Çiftçi gübreye, ilaca, sulamaya, işçiliğe para harcıyor; aylarca bahçesinde çalışıyor. Hasat geldiğinde ise ürününü satıp masrafını çıkarıp çıkaramayacağını düşünüyor. Bakanlığın cevap vermesi gereken soru budur: Mersinli çiftçi bu sezon emeğinin karşılığını nasıl alacak?”

Kış, fiyatların limonun çeşidine, kalitesine ve bahçenin koşullarına göre farklılık gösterebildiğini ancak mevcut tablonun üreticinin gelir kaybı sorununu ortaya koyduğunu vurguladı.

“On soru sorduk, Bakanlık tek başlık altında yanıt verdi”

Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun eylül ayında narenciye ihracatındaki taşıma sorunlarına ilişkin uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Kış, üreticilerin güvenli sevkiyat, alternatif güzergâhlar ve taşıma kapasitesinin artırılması yönündeki taleplerini sezon başında Meclise taşıdığını belirtti.

Ticaret Bakanlığına yönelttiği sorular arasında Rusya ve Ukrayna'ya yapılan sevkiyatlardaki iptaller, gecikmeler, kapasite kayıpları, güvenli ticaret koridoru oluşturulması, düzenli deniz hattı kurulması ve navlun desteği bulunduğunu anlatan Kış, Bakanlığın bu konularda ayrıntılı bilgi vermediğini savundu.

Kış, şöyle konuştu:

“Üreticilerimiz yalnızca sorun anlatmadı, çözüm de önerdi. Biz de bu taleplerin hangi aşamada olduğunu sorduk. Bakanlık on soruyu tek başlık altında cevapladı. Kaç sevkiyat aksadı, ne kadar kapasite kaybedildi, hangi destek ne zaman verilecek; bunlar açıklanmadı. Üreticinin önünü görebilmesi için açık karar, yeterli kaynak ve uygulama takvimi gerekiyor.”

Tarım Bakanlığının maliyet çalışması da gündemde

CHP'li Kış, Tarım ve Orman Bakanlığının 30 Eylül'de Mersin'deki narenciye üretim maliyetlerinin belirlenmesi amacıyla teknik toplantı yapıldığını duyurduğunu anımsattı.

Toplantıda gübreleme, sulama, işçilik, hasat ve taşıma giderlerinin değerlendirildiğine işaret eden Kış, çalışmanın sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

İki bakanlığa da çağrıda bulunan Kış, limon, mandalina ve portakalın kilogram başına hesaplanan üretim maliyetlerinin açıklanması gerektiğini söyledi.

“Maliyeti hesapladınız, üreticiyi korumak için ne yaptınız?” diye soran Kış, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kamunun elinde maliyet çalışması varsa sonuçlarını açıklayın. Mersin'de limonun, mandalinanın, portakalın kilogram başına üretim maliyetini ne kadar hesapladınız? Bu maliyetlerle bahçedeki alım fiyatlarını karşılaştırdınız mı? Üretici maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalıyorsa hangi önlemi devreye sokacaksınız? Maliyet hesabı, çiftçiyi koruyacak karara dönüşmediği sürece bahçedeki sorunu çözmez.”

“İhracat artışı çiftçinin kazandığı anlamına gelmiyor”

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin dokuz aylık verilerinde ihracat artışı görüldüğünü belirten Kış, ihracat gelirlerinin üreticinin ekonomik durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İhracat rakamlarındaki yükselişin tek başına üreticinin kazancını göstermediğini vurgulayan Kış, çiftçinin üretim maliyetleri, satış fiyatları ve borçlarının da dikkate alınmasını istedi.

Kış, “İhracatın artması ülkemiz için değerlidir. Ancak ihracat tablosundaki artış, çiftçinin cebine ne kaldığını tek başına göstermiyor. Üreticinin maliyeti, satış fiyatı ve borcu da o tablonun yanında görülmelidir. Mersin'in ihracattaki gücünü sürdürebilmesi için önce üreticisinin ayakta kalması gerekir” dedi.

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin Karadeniz'de güvenli ticaret koridoru oluşturulması yönündeki çağrısını da hatırlatan Kış, ihracatın sürdürülebilirliği açısından taşıma sorunlarının çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Mersin–St. Petersburg deniz hattı için kapasite ve maliyet sorusu

Narenciye ihracatının önemli pazarlarından Rusya'ya ulaşımda yaşanan sorunlara da değinen Kış, Mersin ile St. Petersburg arasında planlanan yeni deniz taşımacılığı hizmetini değerlendirdi.

Arkas'ın 30 Ekim tarihli açıklamasında, yıl sonuna kadar iki gemiyle çalışılması planlanan servise ilişkin bilgi verildiğini hatırlatan Kış, alternatif deniz bağlantılarının geliştirilmesini olumlu bulduğunu ancak hattın üretici ve ihracatçıya sağlayacağı katkının açıklanması gerektiğini belirtti.

Kış, şu soruları yöneltti:

“Yeni bağlantının sezonun ihtiyacını ne ölçüde karşılayacağını, taşıma maliyetini nasıl etkileyeceğini görmek istiyoruz. Kaç ton ürün taşınabilecek, seferler hangi sıklıkla yapılacak, küçük üretici ve ihracatçı bu imkândan nasıl yararlanacak? Bakanlık, özellikle sorduğumuz bu hat hakkında önerge cevabında bilgi vermedi. Şimdi kapasiteyi, maliyeti ve kamunun sağlayacağı desteği açıklamalıdır.”

Ukrayna ile ticaret anlaşması mevcut hasat sorunlarını çözecek mi?

Ticaret Bakanlığının soru önergesine verdiği yanıtta Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması'na da yer verildiğini belirten Kış, anlaşmanın mevcut narenciye sezonuna etkisinin açıklanmasını istedi.

Bakanlık yanıtında anlaşmanın 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinin, mal ticaretine ilişkin gümrük vergisi indirimlerinin ise 1 Ocak 2027'den itibaren uygulanmaya başlayacağının belirtildiğini aktaran Kış, üreticinin bugünkü sorunları için beklemeye tahammülü olmadığını ifade etti.

Kış, “Anlaşmanın bugünkü taşıma sorununa, navlun maliyetine ve üreticinin satış fiyatına katkısı nedir? Hasat takvimi ilerliyor. Çiftçinin ödemeleri beklemiyor. Bu sezonun ürününü ve üreticisini koruyacak kararların şimdi açıklanması gerekiyor” dedi.

“Mersin'in bereketi üreticisinin borcuna dönüşmesin”

Mersin ekonomisinin tarımsal üretim, ihracat, taşımacılık, paketleme ve ticaret faaliyetleriyle birbirine bağlı olduğunu belirten Kış, narenciye üreticisinin yaşadığı ekonomik sorunların yalnızca çiftçileri değil, kentteki diğer sektörleri de etkilediğini vurguladı.

Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulunan Kış; üretim maliyetlerinin açıklanmasını, sevkiyat kayıplarının ortaya konulmasını, navlun desteği konusunda karar alınmasını ve üretici örgütleriyle birlikte uygulama takvimi hazırlanmasını istedi.

Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu mesele bahçeden limana kadar Mersin'in meselesidir. Üreticinin kazanamadığı yerde tarım işçisi, nakliyeci, paketleme tesisi ve esnaf da etkilenir. Mersinli çiftçi üretmekten vazgeçmesin diye emeğinin karşılığını güvence altına almak zorundayız. Bakanlığın cevabı var; fakat üreticinin kazancını koruyacak somut kararlar o cevapta yok. Biz bu kararların takipçisi olacağız. Mersin'in bereketinin üreticisinin borcuna dönüşmesine izin vermeyeceğiz.”