DEM Partili İbrahim Akın, Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu’nun Yargılandığı Olaydaki Maden Şirketinin Faaliyetlerini Meclis’e Taşıdı

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Rize’nin Fındıklı ilçesindeki Çağlayan Vadisi’nde TÜPRAG Metal Madencilik çalışanları tarafından gerçekleştirilen kayaç numunesi toplama faaliyetinin hukuki niteliğini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na sordu. Akın, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve belediye çalışanı Faruk Terzi hakkında açılan davaya konu olan olayda, şirketin maden arama ruhsatı bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ile belediye çalışanı Faruk Terzi’nin yargılandığı olayın temelinde bulunan kayaç numunesi toplama faaliyetini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Akın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle hazırladığı 11 soruluk yazılı soru önergesinde, 21 Temmuz 2025 tarihinde Çağlayan Vadisi’nde gerçekleştirilen çalışmanın bilimsel araştırma mı, yoksa maden arama faaliyeti mi olduğunun belirlenmesini istedi.

Önergede, TÜPRAG Metal Madencilik şirketinin bölgede herhangi bir maden arama ruhsatı veya ruhsat başvurusu bulunup bulunmadığı, numune toplama işleminin hangi izinlere dayanılarak gerçekleştirildiği ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) olay hakkında inceleme yapıp yapmadığı soruldu.

Çağlayan Vadisi’nde ne yaşandı?

21 Temmuz 2025 tarihinde Rize’nin Fındıklı ilçesine bağlı Çağlayan Vadisi’nde, TÜPRAG Metal Madencilik şirketinde çalıştıklarını belirten üç jeoloji mühendisi tarafından kayaç numuneleri toplandı.

Önergede aktarıldığına göre söz konusu kişiler, çalışmalarının jeolojik yaş tayini amacıyla gerçekleştirildiğini ve alınan numunelerin bilimsel analiz yapılmak üzere bir üniversite laboratuvarına gönderileceğini ifade etti.

Jeoloji mühendisleri, faaliyetin maden arama çalışması olmadığını ve bu nedenle herhangi bir izne ihtiyaç bulunmadığını ileri sürdü.

Ancak Akın, çalışmanın gerçek amacının, hukuki niteliğinin ve hangi mevzuat kapsamında gerçekleştirildiğinin henüz açıklığa kavuşturulmadığına dikkat çekti.

Belediye Başkanı Çervatoğlu ve belediye çalışanı hakkında dava açıldı

Çağlayan Vadisi’nde yaşanan olayın ardından Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve belediye çalışanı Faruk Terzi hakkında ceza yargılaması başlatıldı.

26 Ekim 2026 tarihinde görülen duruşmada savcılık makamı, Çervatoğlu ve Terzi’nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerini, ulaşım araçlarının hareketlerinin engellenmesi suçundan ise cezalandırılmalarını talep etti.

Mahkeme, yargılamayı 14 Aralık 2026 tarihine erteledi. Davada henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor.

İbrahim Akın’ın soru önergesi, belediye başkanı ve belediye çalışanı hakkında yürütülen yargılamaya konu olan olayın diğer yönüne, yani numune toplama faaliyetinin mevzuata uygunluğuna odaklandı.

“Numune toplama işlemi maden arama faaliyeti midir?”

Akın, soru önergesinde 3213 sayılı Maden Kanunu’nun ilgili hükümlerine dikkat çekti.

Kanunun 3’üncü maddesinde arama ruhsatının, belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesi olarak tanımlandığını hatırlatan Akın, 16’ncı ve 17’nci maddelerin ise maden arama ruhsatları, arama dönemleri ve yükümlülüklerini düzenlediğini belirtti.

Maden Yönetmeliği’nin 16’ncı maddesinde ön arama döneminde uygulanabilecek yöntemler arasında örnek alımının da bulunduğunu vurgulayan Akın, Çağlayan Vadisi’nde gerçekleştirilen çalışmanın bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmediğinin açıklanmasını istedi.

Akın, numunelerin hangi maden veya maden gruplarına yönelik toplandığının, çalışmanın hangi saha ve program kapsamında yürütüldüğünün belirlenmesinin önemine işaret etti.

Bilimsel araştırma açıklaması ruhsat zorunluluğunu ortadan kaldırıyor mu?

Önergede öne çıkan başlıklardan biri de numune toplama faaliyetinin bilimsel araştırma olarak tanımlanmasının, çalışmayı madencilik mevzuatı dışında bırakıp bırakmadığı oldu.

Akın, Bakanlıktan şu soruların yanıtlanmasını istedi:

“Numune alma işleminin bilimsel yaş tayini amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki açıklama, faaliyetin maden arama mevzuatı kapsamında değerlendirilmesine engel teşkil etmekte midir?”

Akın ayrıca faaliyetin hukuki niteliği belirlenirken çalışmayı gerçekleştiren şirketin faaliyet alanının, numune alınan bölgenin, çalışmanın amacının ve kullanılan yöntemin dikkate alınıp alınmadığını sordu.

Bu sorularla, şirket çalışanlarının çalışmayı bilimsel araştırma olarak nitelendirmesinin tek başına yeterli olup olmadığı ve kamu kurumlarının hangi ölçütlerle değerlendirme yaptığı gündeme getirildi.

TÜPRAG’ın Fındıklı ve Rize’de maden arama ruhsatı var mı?

İbrahim Akın, TÜPRAG Metal Madencilik şirketinin Fındıklı ilçesi ve Rize genelindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını da talep etti.

Önergede, Çağlayan Vadisi’nde numunelerin toplandığı alanın açık konumunun ve koordinatlarının tespit edilip edilmediği soruldu.

Sahanın herhangi bir maden arama veya işletme ruhsatı içerisinde bulunması halinde ruhsat numarasının, sahibinin, maden grubunun ve geçerlilik süresinin açıklanması istendi.

Akın ayrıca TÜPRAG’ın Rize ili sınırlarında maden arama ruhsatı almak amacıyla Bakanlığa veya MAPEG’e başvuruda bulunup bulunmadığını gündeme getirdi.

Şirketin bölgede gerçekleştirilen maden sahası ihalelerine katılıp katılmadığı, katıldıysa hangi sahalar için teklif verdiği ve herhangi bir ihaleyi kazanıp kazanmadığı da yanıt bekleyen sorular arasında yer aldı.

MAPEG bölgede inceleme yaptı mı?

Önergede, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün olaydan haberdar olup olmadığı ve herhangi bir idari inceleme yürütüp yürütmediği de sorgulandı.

Akın, 21 Temmuz 2025 tarihindeki faaliyet hakkında MAPEG’e başvuru, bildirim veya şikâyet ulaşıp ulaşmadığını sordu.

Ayrıca numune toplama faaliyetinin maden arama kapsamında değerlendirilmesi halinde gerekli ruhsatın bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi.

Ruhsat bulunmaması durumunda, ruhsatsız faaliyet iddiasıyla herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının açıklanmasını talep etti.

MAPEG tarafından saha incelemesi yapılmışsa incelemenin tarihi, kapsamı ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen Akın, henüz inceleme yapılmamış olması halinde yeni bir inceleme planlanıp planlanmadığını da sordu.

Son beş yıldaki ruhsatsız maden arama işlemleri de soruldu

Akın’ın soru önergesi yalnızca Çağlayan Vadisi’ndeki olayla sınırlı kalmadı.

Milletvekili, Türkiye genelinde son beş yıl içerisinde ruhsatsız maden arama faaliyeti veya ruhsat sahası dışında yürütülen çalışmalar nedeniyle kaç kişi ya da şirket hakkında işlem yapıldığını da Bakanlığa yöneltti.

Bu işlemlerin yıllara, maden gruplarına ve uygulanan idari yaptırımlara göre dağılımının açıklanmasını istedi.

Böylece ruhsatsız maden arama faaliyetlerine karşı yürütülen denetimlerin kapsamı ve uygulanan yaptırımlar da Meclis gündemine taşınmış oldu.

“Faaliyetin hukuki niteliği açıklığa kavuşturulmalı”

Akın, önergesinde Anayasa’nın 168’inci maddesine de atıfta bulundu.

Söz konusu maddenin tabii servetler ve kaynaklar üzerindeki devletin hüküm ve tasarrufunu düzenlediğini hatırlatan Akın, madencilik faaliyetleriyle bağlantılı çalışmaların hukuki statüsünün belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda, numune toplama işleminin hangi izin ve ruhsatlara dayandığının, yetkili kamu kurumlarının faaliyet hakkında bilgi sahibi olup olmadığının ve mevzuata uygunluk yönünden herhangi bir denetim yapılıp yapılmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.

14 Aralık’taki duruşma öncesinde Bakanlığın yanıtı bekleniyor

Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve belediye çalışanı Faruk Terzi hakkında açılan davanın bir sonraki duruşması 14 Aralık 2026 tarihinde yapılacak.

İbrahim Akın’ın soru önergesi ise olayın ceza yargılamasından ayrı olarak idari ve hukuki boyutlarının incelenmesini gündeme getiriyor.

Önergenin merkezinde, belediye başkanı ve belediye çalışanının yargılanmasına konu olan olayda, kayaç numunesi toplayan şirket çalışanlarının yürüttüğü faaliyetin hukuka uygun olup olmadığının yetkili kurumlar tarafından araştırılması talebi bulunuyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının vereceği yanıt, Çağlayan Vadisi’nde gerçekleştirilen çalışmanın niteliği, TÜPRAG’ın bölgedeki ruhsat ve başvuru durumu ile kamu kurumlarının denetim süreçlerine ilişkin belirsizliklerin giderilmesi açısından önem taşıyor.