ANKARA – CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine TBMM’de yaptığı konuşmada, teklife sert eleştiriler yöneltti.
“Sorunları yaratan sistemi değil, mahremiyeti hedef alıyorsunuz”
Dr. Şevkin, “suça sürüklenen çocuk” kavramının arkasındaki gerçeklerin görmezden gelindiğini belirterek, çocukların suçla tanışmasının bireysel değil sistemsel bir sorun olduğunu vurguladı.
“İlkokullara kadar inen uyuşturucu, çocukların çetelere kurban edilmesi, silaha erişimin kolaylığı ortadayken çözüm olarak çocuk evlerine kamera yerleştirmek kabul edilemez” dedi.
Sosyal kurumlarda yaşanan istismar vakalarının da iktidarın sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Şevkin, çocukların mahremiyetini zedeleyecek uygulamaların çözüm olamayacağını ifade etti. Rakel Dink’in “Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz” sözünü hatırlatan Şevkin, suçla mücadelede kök nedenlere inilmesi gerektiğini kaydetti.
Kadını eve hapseden bakım anlayışına tepki
Yasa teklifinde analık izninin artırılmasını olumlu bulduğunu ancak babalık izninin yalnızca 10 güne çıkarılmasını yetersiz gördüğünü belirten Şevkin, bu yaklaşımın bakım sorumluluğunu tamamen kadına yüklediğini söyledi. Kadının iş gücünden kopmasına yol açan politikaların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre Türkiye, kadınların iş gücüne katılımında 146 ülke arasında 132’nci sırada yer alıyor. Şevkin, ev kadınlarının görünmeyen emeğinin sosyal güvence kapsamına alınması gerektiğini vurguladı.
“Sosyal devlet piyasaya devredilemez”
Ev kadınlarına prim desteği sağlanması, isteğe bağlı sigortalılıkta kolaylıklar ve düşük gelirli kadınlar için özel teşviklerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Şevkin, kırsal alanda çalışan kadınlara da pozitif ayrımcılık çağrısı yaptı. Kadın çiftçilerin sigortalılık süreçlerinin kolaylaştırılması ve prim borçlarında esneklik sağlanmasının üretimi artıracağını ifade etti.
Şevkin, sosyal hizmetlerin piyasalaştırılmasına karşı olduklarını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Sosyal hizmetler devredilemez, daraltılamaz. Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak kamusal sorumluluk güçlendirilmelidir. Çözüm; ekonomik iyileştirmede, gelir dağılımında adalette, çağdaş eğitim modelinde ve üretimdedir.”



