CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, ağustos ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Ateş, Mehmet Şimşek’in ekonomi programının vatandaş, çalışan, esnaf ve üretici üzerindeki maliyetinin ağırlaştığını belirterek, uygulanan politikaların enflasyonu kalıcı biçimde düşürmekte başarısız olduğunu savundu. Ateş, “Üç yılı aşkın süredir amacı enflasyonu düşürmek olan bir program uygulanıyor. Sonuç yüzde 31,51 enflasyon. Faturası çok ağır ama enflasyon bir türlü düşmüyor. Şimşek programı herkesi canından bezdirdi” dedi. “Üç yılın sonunda yüzde 31,51 enflasyon kabul edilemez” Ekonomi programı kapsamında faizlerin yükseltildiğini, kredi imkanlarının daraltıldığını ve iç talebin baskılandığını ifade eden Ateş, bütün bu uygulamaların temel gerekçesinin enflasyonu düşürmek olduğunu söyledi. Ateş, üç yılın sonunda ortaya çıkan tablonun beklentileri karşılamadığını belirterek şöyle konuştu: “Üç yıldır vatandaşa sabır ve fedakârlık telkin ediliyor. Faizler yükseltildi, kredi daraltıldı, iç talep baskılandı. Bütün bunların amacı enflasyonu düşürmekti. Üç yılın sonunda geldiğimiz yer yüzde 31,51. Bu program herkesi canından bezdirdi ama enflasyonu bir türlü bitiremedi.” “Vatandaşın enflasyonu manşet enflasyonun çok üzerinde” Ateş, özellikle gıda, barınma ve ulaştırma gibi temel harcama kalemlerindeki fiyat artışlarının vatandaşın günlük yaşamında daha ağır hissedildiğini söyledi. TÜİK tarafından açıklanan verilere işaret eden Ateş, ağustos ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışının yüzde 33,79, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 39,77, ulaştırmada ise yüzde 35,08 seviyesine ulaştığını belirtti. Ateş, “Vatandaşa yüzde 31,51 enflasyon deniliyor ama vatandaş markete gittiğinde yüzde 33,79 gıda enflasyonuyla karşılaşıyor. Kirada, faturada, ulaşımda çok daha yüksek artışlarla karşı karşıya” ifadelerini kullandı. Enflasyonun düşmesinin fiyatların gerilemesi anlamına gelmediğini vurgulayan Ateş, fiyatların artmaya devam ettiğini ve bunun vatandaşın satın alma gücünü her ay daha fazla aşındırdığını söyledi. “Ekonomiyi soğuttular, sanayiciyi ezdiler” Üretici fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Ateş, ağustos ayında üretici fiyatlarının aylık yüzde 2,57 yükselmesinin gelecek dönem açısından risk oluşturduğunu savundu. Sanayicilerin yüksek kredi maliyetleri, zayıf iç talep ve artan üretim giderleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Ateş, sanayi üretimindeki gerilemeye rağmen enflasyonun hâlâ yüzde 30’un üzerinde bulunduğunu söyledi. Ateş, ekonomi politikalarının üretim üzerindeki etkisini şu sözlerle eleştirdi: “Sanayici kan ağlıyor. Kredi maliyetleri yüksek, iç talep zayıf, üretim maliyetleri artıyor. Sanayi üretimi geriliyor. Buna rağmen enflasyon yüzde 30’un üzerinde. Ekonomiyi soğuttular ama enflasyonu yeterince soğutamadılar.” “Artık programın kendisini sorgulamanın zamanı geldi” Enflasyonla mücadelenin gerekli olduğunu belirten Ateş, ancak uygulanan politikaların üretimi ve sanayiyi zayıflatırken vatandaşın da yoksullaşmasına yol açtığını ileri sürdü. İşçi, emekli, esnaf, çiftçi ve sanayiciden uzun süredir fedakârlık istendiğini söyleyen Ateş, ekonomi programının toplumsal maliyetinin giderek ağırlaştığını ifade etti. Ateş açıklamasını şöyle tamamladı: “Enflasyonla mücadele etmek zorundayız. Ancak üretimi ve sanayiyi ezerek, vatandaşı yoksullaştırarak, krediye erişimi imkânsız hale getirerek sürdürülen bir programın toplumsal maliyeti giderek ağırlaşıyor. Üç yılın sonunda hâlâ yüzde 30’un üzerinde enflasyon varsa artık ‘sabredin’ demenin değil, programın kendisini sorgulamanın zamanı gelmiştir.” Ateş ayrıca enflasyonun 57 aydır yüzde 30’un üzerinde seyrettiğini belirterek, mevcut ekonomik tablonun vatandaşın yaşam maliyetleri üzerindeki baskıyı artırdığını savundu.