DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın ile Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, çocukların beslenme hakkının güvence altına alınması ve Siirt’in Kurtalan ilçesinde yaşanan gıda zehirlenmesi şüphesinin bütün yönleriyle incelenmesi talebiyle TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığına başvuruda bulundu.
21 Ekim 2026 tarihli başvuruda, Çocuk Hakları Alt Komisyonunun olayla ilgili inceleme yürütmesi, olası ihmalleri araştırması ve okullarda ücretsiz yemek uygulamasının yaygınlaştırılması için ilgili kurumlara tavsiyelerde bulunması talep edildi.
Kurtalan’daki olayın nedeninin açıklığa kavuşturulması istendi
Başvuruda, 16 Ekim 2026’da Kurtalan’a bağlı Kayabağlar beldesindeki Ahmet Cevat Sevgili İlkokulu ve VakıfBank Nizamettin Sevgili Ortaokulu ile bağlantılı olarak çok sayıda öğrenci ve yetişkinin bulantı, kusma ve karın ağrısı şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurduğu hatırlatıldı.
Basına yansıyan bilgilere yer verilen dilekçede, rahatsızlanan kişilerin bir bölümünün tavuk dürüm tükettiğinin belirtildiği aktarıldı. Söz konusu ürünlerin bir kısmının ilkokul kantininden, bir kısmının ise okul dışındaki bir işletmeden temin edildiği yönündeki bilgilere dikkat çekildi.
Kurtalan Kaymakamlığının açıklamasında sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısının 88 olarak bildirildiği, farklı kaynaklarda ise bu sayının yaklaşık 130 olarak paylaşıldığı kaydedildi. Olayın kesin nedeninin henüz açıklığa kavuşmadığı vurgulanarak gıda numunelerinin laboratuvar sonuçlarının, tedarik süreçlerinin ve ilgili kurumların sorumluluklarının araştırılması istendi.
“Yalnızca denetim eksiklikleri üzerinden ele alınamaz”
Milletvekilleri, olayın bütün yönleriyle araştırılmasının ve varsa ihmali bulunan kişi ve kurumların belirlenmesinin gerekli olduğunu belirtti. Bununla birlikte, çocukların okulda tükettiği gıdaların güvenilirliğinin yalnızca denetim eksiklikleri ve olay sonrasındaki müdahaleler üzerinden değerlendirilmesinin, sorunun yapısal boyutunu görünmez kılacağı ifade edildi.
Başvuruda, derinleşen ekonomik kriz ve yoksulluğun çocukların yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimini güçleştirdiği belirtilerek, okul saatleri boyunca beslenme ihtiyaçlarını karşılayacak kamusal bir mekanizmanın bulunmamasının eşitsizlikleri artırdığına dikkat çekildi.
Çocukların beslenmesinin ailelerin ekonomik imkânlarına veya okul çevresindeki ticari seçeneklere bırakılmasının sistemik eşitsizlikleri yeniden ürettiği vurgulandı. Kurtalan’daki olayın, çocukların beslenme hakkının kamusal olarak güvence altına alınması sorumluluğunu bir kez daha gündeme getirdiği belirtildi.
Ücretsiz okul yemeğinin daraltılmasının gerekçesi sorulsun
Başvuruda, veliler, eğitim emekçileri, sendikalar, sağlık meslek örgütleri ve çocuk hakları savunucularının yıllardır dile getirdiği “eğitimin tüm kademelerinde bir öğün ücretsiz, hijyenik, nitelikli, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu” talebinin karşılık bulmadığı ifade edildi.
Millî Eğitim Bakanlığının 2023 yılı başında okul öncesi eğitimde başlattığı ücretsiz yemek uygulamasına da değinildi. Dilekçede, uygulamanın aynı yılın eylül ayında yapılan düzenlemeyle 6 Şubat depremlerinden etkilenen iller dışındaki yerlerde sonlandırıldığı belirtilerek, kapsamın daraltılmasının gerekçelerinin Bakanlığa sorulması istendi.
Milletvekilleri, bu kararın çocukların beslenme hakkı üzerindeki sonuçlarının da Alt Komisyon tarafından incelenmesini talep etti.
“Sosyal yardım değil, çocuk hakkı”
Açlık ve yetersiz beslenmenin çocukların öğrenme süreçlerini, fiziksel ve zihinsel gelişimlerini doğrudan etkilediği belirtilen başvuruda, sağlıklı beslenmenin eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanmanın ön koşullarından biri olduğu vurgulandı.
Yeterli beslenemeyen çocukların eğitim hayatında karşılaştığı güçlüklerin, derinleşen yoksullukla birlikte eşitsizliklerin kuşaklar boyunca sürmesine zemin hazırladığı ifade edildi.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin çocuğun üstün yararı, sağlık ve yeterli yaşam standardına ilişkin hükümlerine atıf yapılan dilekçede, beslenme hakkının yalnızca ailelerin sorumluluğuna bırakılamayacağı belirtildi. Devletin bu hakkın gerçekleşmesi için gerekli koşulları oluşturma yükümlülüğüne işaret edildi.
Başvuruda şu değerlendirmeye yer verildi:
“Okullarda bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması, bir sosyal yardım uygulaması olarak değil, çocuk haklarının gereği olarak ele alınmalıdır.”
Alt Komisyondan kapsamlı inceleme talebi
Güneş Altın ve Erdoğan Sarıtaş, Çocuk Hakları Alt Komisyonundan şu adımları atmasını istedi:
- Olayın tüm yönleriyle incelenmesi: İlgili kurumlardan bilgi alınması, gıda zehirlenmesi şüphesinin nedeninin açıklığa kavuşturulması.
- Gıda ve tedarik süreçlerinin araştırılması: Ürünlerin temin edildiği işletmelerin, okul kantinlerinin ve tedarik zincirinin incelenmesi; laboratuvar sonuçlarının değerlendirilmesi.
- Denetim ve olası ihmallerin belirlenmesi: Olay öncesindeki denetimlerin yapılıp yapılmadığının ve kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin araştırılması.
- Yoksulluğun beslenme hakkına etkisinin değerlendirilmesi: Özellikle yoksulluk koşullarında yaşayan çocukların okul saatlerinde yeterli ve dengeli beslenmeye erişiminin incelenmesi.
- Ücretsiz yemek uygulamasındaki daralmanın sorgulanması: 2023’te başlatılan uygulamanın kapsamının daraltılmasının gerekçelerinin ve çocuklar üzerindeki sonuçlarının araştırılması.
- Tüm çocuklar için ücretsiz yemek ve temiz su: Bu hakkın bütün eğitim kademelerinde eşit, sürekli ve kamusal biçimde güvence altına alınması için ilgili kurumlara tavsiyelerde bulunulması.
- Tespit edilecek ihmaller için girişimde bulunulması: İnceleme sonucunda ortaya çıkabilecek ihlaller ve kurumsal eksiklikler doğrultusunda gerekli idari süreçlerin işletilmesinin istenmesi.
Milletvekilleri, Kurtalan’daki olayın tekil bir vaka olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, çocukların temel ihtiyaçlarının kamusal sorumluluk çerçevesinde karşılanmasını ve hak ihlallerine zemin hazırlayan koşulların ortadan kaldırılmasını talep etti.





