Kezban Konukçu, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimata ilişkin kapsamlı bir soru önergesi verdi.
Konukçu, 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan yazının Türkiye’nin çoğulcu yapısını ve kültürel çeşitliliğini gözetmediğini belirterek, uygulamanın laiklik ilkesine ve çocukların üstün yararı ilkesine aykırı olduğunu savundu.
“Çocukların temel ihtiyaçları karşılanmıyor”
Konukçu, 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde hâlâ prefabrik ve konteyner okullarda eğitim gören çocuklar bulunduğunu hatırlatarak, ücretsiz bir öğün yemek, temiz su ve hijyen hakkının dahi güvence altına alınmadığını ifade etti.
Kamusal kaynakların fiziki altyapı ve beslenme sorunları yerine dini içerikli etkinliklere yönlendirilmesini eleştiren Konukçu, bunun bütçe tercihlerinin kamusal yarardan uzaklaştığını gösterdiğini belirtti.
“Tek din, tek mezhep anlayışı dayatılıyor”
Soru önergesinde, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan program kapsamında 4–6 yaş grubundaki çocukların camiye götürülmesi, iftar sofrası etkinlikleri düzenlenmesi ve ortaokul ile liselerde “İftarda Konuşalım” başlıklı söyleşiler yapılmasının planlandığına dikkat çekildi.
Konukçu, bu uygulamaların farklı inanç ve kimliklere sahip öğrenciler açısından dışlanma ve akran zorbalığı riskini artırabileceğini ifade etti.
Başta Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ve Veli-Der olmak üzere eğitim alanında faaliyet yürüten kurumların da uygulamanın çocukların üstün yararına aykırı olduğu yönünde uyarılarda bulunduğunu hatırlattı.
16 maddelik soru önergesi
Konukçu, Milli Eğitim Bakanı’na şu başlıklarda sorular yöneltti:
-
Söz konusu talimatın açık ve somut hukuki dayanağı nedir?
-
Uygulama Anayasa’nın 2, 10 ve 24. maddeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
-
Etkinlikler velilerin açık ve yazılı rızası olmadan nasıl uygulanacaktır?
-
4–6 yaş grubu çocukların gelişimsel risklerine ilişkin bilimsel bir çalışma yapılmış mıdır?
-
“Gönüllülük” esasının fiili zorunluluğa dönüşmemesi için hangi yazılı güvenceler sağlanmıştır?
-
Etkinliğe katılan ve katılmayan öğrenciler için herhangi bir liste veya veri kaydı tutulacak mıdır?
-
Katılmayan öğretmenler açısından idari yaptırım söz konusu olacak mıdır?
-
2026 bütçesinde “milli ve manevi değerler” kapsamındaki faaliyetlere ayrılan toplam kaynak ne kadardır?
-
Deprem bölgesinde prefabrik yapılarda eğitim gören öğrenci sayısı ve kalıcı okul yatırımları için ayrılan bütçe tutarı nedir?
Konukçu ayrıca, farklı inanç gruplarına mensup ya da inançsız ailelerin çocukları açısından bu uygulamanın din ve vicdan özgürlüğü ile ebeveynlerin çocuklarını kendi inanç ve felsefelerine göre yetiştirme hakkını ihlal edip etmediğinin açıklanmasını istedi.
DEM Partili Konukçu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sendika ve sivil toplum kuruluşlarının akran zorbalığı, fişleme ve dışlanma riskine ilişkin uyarılarını dikkate alıp almadığını da sordu.




