Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, Türkiye'de 2016 yılından bu yana uygulanan kalıcı yaz saati düzenlemesinin sona erdirilmesi amacıyla TBMM'ye kanun teklifi sundu. Uygulamanın öğrencilerin sağlığından çalışanların yaşam koşullarına, enerji tüketiminden dış ticarete kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunan Altıntaş, “Kalıcı yaz saati uygulaması ağır toplumsal, psikolojik ve ekonomik tahribatlara yol açmaktadır” dedi.

Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, Türkiye'de uzun süredir tartışma konusu olan kalıcı yaz saati uygulamasının kaldırılması için harekete geçti. Altıntaş, 30 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunduğu kanun teklifiyle kış aylarında saatlerin yeniden bir saat geri alınmasını talep etti.

3 Kasım 2026 tarihli basın açıklamasında düzenlemenin gerekçelerini paylaşan Altıntaş, Türkiye'nin coğrafi konumu, nüfus dağılımı ve ekonomik faaliyetlerinin mevcut saat uygulamasıyla uyumsuz olduğunu savundu.

“Türkiye'nin Coğrafi Konumuna Uygun Bir Saat Sistemi Gerekli”

Türkiye'nin 26 ile 45 derece doğu meridyenleri arasında bulunduğunu hatırlatan Altıntaş, nüfusun, sanayinin, eğitim kurumlarının ve ekonomik faaliyetlerin önemli bölümünün ikinci saat diliminde yoğunlaştığını belirtti.

Türkiye'de yıl boyunca UTC+3 saat diliminin kullanılmasını eleştiren Altıntaş, şu değerlendirmede bulundu:

“Coğrafi konum olarak 26-45 derece doğu meridyenleri arasında yer alan ve nüfus, sanayi, eğitim ile ekonomik faaliyetlerinin ezici çoğunluğu ikinci saat diliminde (UTC+2 / 30 derece Doğu İzmit meridyeni) bulunan ülkemize, en doğu sınırımızdaki Iğdır meridyeninin (UTC+3) yıl boyunca dayatılması ağır toplumsal, psikolojik ve ekonomik tahribatlara yol açmaktadır.”

Öğrencilerin Karanlıkta Okula Gitmesine Dikkat Çekti

Kalıcı yaz saati uygulamasının özellikle çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Altıntaş, kış aylarında milyonlarca öğrencinin gün doğmadan okula gitmek zorunda kaldığını söyledi.

Okul öncesi, ilkokul ve ortaöğretim öğrencilerinin sabahın karanlık saatlerinde yola çıktığını belirten Altıntaş, bu durumun trafik güvenliği ve öğrencilerin sağlığı açısından riskler oluşturduğunu savundu.

Altıntaş, sokak aydınlatmalarının açık olduğu saatlerde okula ulaşmaya çalışan çocukların yoğun trafik ve başıboş sokak hayvanları gibi tehlikelerle karşılaşabildiğini ifade etti.

“Biyolojik Saatin Bozulması Sağlık Sorunlarına Yol Açıyor”

Altıntaş, kalıcı yaz saati uygulamasının insan sağlığı üzerindeki olası etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğal gün ışığı döngüsüyle uyumsuz çalışma ve eğitim saatlerinin uyku düzenini etkileyebileceğine dikkat çeken Altıntaş, nöroloji ve psikiyatri alanındaki bilimsel çalışmalara işaret etti.

Altıntaş, biyolojik saatin doğal gün ışığı döngüsünden uzaklaşmasının çocuklarda ve çalışanlarda uyku bozuklukları, dikkat dağınıklığı, depresyon ve öğrenme güçlükleri gibi sorunlarla ilişkili olduğunu savundu.

Enerji Tasarrufu Tartışması: “Vatandaşın Fatura Yükü Artıyor”

Kalıcı yaz saati uygulamasının başlangıcında enerji tasarrufu gerekçesinin öne çıkarıldığını hatırlatan Altıntaş, uygulamanın beklenen tasarrufu sağlamadığını ileri sürdü.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve bağımsız akademik çalışmalara atıfta bulunan Altıntaş, özellikle kış aylarında sabah saatlerinde aydınlatma ve ısınma ihtiyacının arttığını belirtti.

Konutlarda, kamu binalarında ve sanayi tesislerinde sabah saatlerindeki elektrik tüketiminin yükseldiğini savunan Altıntaş, bunun hem yurttaşların hem de kamunun enerji giderlerini artırdığını ifade etti.

Altıntaş, uygulamanın enerji tasarrufuna ilişkin sonuçlarının bağımsız ve bilimsel verilerle yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Avrupa ile Saat Farkı Ticari İşlemleri Etkiliyor

Kalıcı yaz saati uygulamasının Türkiye'nin uluslararası ekonomik ilişkilerinde de sorunlara neden olduğunu savunan Altıntaş, özellikle Avrupa ülkeleriyle oluşan saat farkına dikkat çekti.

Türkiye ile Orta Avrupa ülkeleri arasındaki saat farkının kış aylarında iki saate, İngiltere ile üç saate çıktığını hatırlatan Altıntaş, bu durumun iş dünyasında mesai saatlerinin örtüşmesini zorlaştırdığını belirtti.

Altıntaş, bankacılık, borsa işlemleri, lojistik, dış ticaret ve sivil havacılık alanlarında işlem gecikmeleri ve verimsizlikler yaşandığını öne sürdü.

Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarıyla çalışma saatlerinin daha uyumlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kanun Teklifiyle Kış Saatine Dönülmesi İsteniyor

Altıntaş'ın 30 Ekim 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunduğunu açıkladığı kanun teklifi, kalıcı yaz saati uygulamasının sona erdirilmesini amaçlıyor.

Teklifle Türkiye'de kış mevsiminde saatlerin bir saat geri alınması ve mevsimsel saat düzenlemesine yeniden geçilmesi talep ediliyor.

Türkiye'de 2016 yılından bu yana yıl boyunca UTC+3 saat dilimi kullanılıyor. Bu nedenle sonbaharda saatler geri alınmıyor.

Kalıcı yaz saati uygulamasının sürdürülmesini savunanlar enerji tasarrufu ve gün ışığından akşam saatlerinde daha fazla yararlanılması gibi gerekçeleri öne çıkarırken, uygulamaya karşı çıkanlar sabah karanlığı, sağlık üzerindeki etkiler ve ekonomik uyumsuzluklara dikkat çekiyor.

Altıntaş'ın teklifi, kalıcı yaz saati uygulamasının toplumsal ve ekonomik etkilerinin yeniden Meclis gündeminde tartışılmasını hedefliyor.