Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin yakınında düzenlenen ve sekiz kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından açıklama yapan Eğitim-İş, Millî Eğitim Bakanlığını kalıcı ve kapsamlı önlemler almaya çağırdı. Sendika, “Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz” mesajını verdi.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında sabah saatlerinde silahla ateş açılması sonucu sekiz kişi yaralandı. Yaralılar sağlık kuruluşlarına kaldırılırken, saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.
Saldırının ardından yazılı açıklama yayımlayan Eğitim-İş, okullarda öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini sağlayacak kapsamlı politikaların daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.
“Aylarca uyardık, çözüm istedik”
Eğitim-İş, okullarda yaşanan şiddet olaylarına karşı daha önce hazırladığı raporları ve yürüttüğü çalışmaları hatırlatarak, “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle on binlerce yurttaşın imzasının Millî Eğitim Bakanlığına teslim edildiğini bildirdi.
Sendika açıklamasında, eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin artık tek tek olaylar üzerinden değerlendirilemeyeceği ifade edilerek şöyle denildi:
“Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde haykırdık. Öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık. Uyardık, duymadınız. Anlattık, görmezden geldiniz. Çözüm istedik, sorumluluktan kaçtınız. Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor.”
“Bu olaylar münferit denilerek geçiştirilemez”
Millî Eğitim Bakanlığının her olayın ardından kısa bir açıklama yapmakla yetinemeyeceğini belirten Eğitim-İş, okul çevrelerine kadar ulaşan silahlı şiddetin ağır bir güvenlik sorununa dönüştüğünü kaydetti.
Açıklamada, “Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir. Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?” ifadelerine yer verildi.
Bakan Tekin’e sorumluluk çağrısı
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Eğitim-İş, Bakanlığın sorumluluğunun yalnızca müfredat ve yönetmelik düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Sendika, “Çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur” değerlendirmesinde bulundu.
Okullardaki şiddetin yalnızca okul kapısına güvenlik görevlisi yerleştirilerek önlenemeyeceğini belirten Eğitim-İş; psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesini, yeterli sayıda rehber öğretmen görevlendirilmesini, silaha erişimin zorlaştırılmasını ve çocukları şiddetten koruyacak sosyal politikaların hayata geçirilmesini istedi.
“Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir”
Eğitim kurumlarının güvenli hale getirilmesinin daha fazla güvenlikçi uygulamayla değil, bilimsel, kamucu ve bütüncül eğitim politikalarıyla mümkün olacağını belirten sendika, şu ifadeleri kullandı:
“Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı, silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir. Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir.”
Eğitim-İş’ten Bakanlığa beş soru
Açıklamada Millî Eğitim Bakanlığına şu sorular yöneltildi:
Güvenli okul politikası nerede?
Aylardır talep edilen kapsamlı şiddet eylem planı nerede?
Okullardaki yeterli sayıdaki rehber öğretmen nerede?
Okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler nerede?
Çocukları şiddetten koruyacak sosyal politikalar nerede?
Her saldırının ardından soruşturma açılmasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Eğitim-İş, “Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir” dedi.
“Olayın takipçisi olacağız”
Turgutlu’daki saldırının bütün yönleriyle aydınlatılmasını isteyen sendika, ihmali veya sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılması için sürecin takipçisi olacağını açıkladı.
Yaralılara acil şifa dileğinde bulunan Eğitim-İş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Okullarımızda silah sesi duymak istemiyoruz. Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz. Artık yeter!”





