Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Dünya Gıda Günü’nde yayımladığı açıklamayla çocukların sağlıklı beslenme hakkının kamusal güvence altına alınması çağrısında bulundu. Derinleşen ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı ve yaygınlaşan yoksulluğun çocukların yaşamını ve eğitim süreçlerini doğrudan etkilediğini belirten sendika, ücretsiz okul yemeğinin bütün çocukları kapsayacak şekilde hayata geçirilmesini istedi.
Açıklamada, Türkiye’de milyonlarca çocuğun siyasi iktidarın yıllardır uyguladığı sermaye ve rant odaklı ekonomi politikalarının ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. Çocuk yoksulluğu, açlık ve yetersiz beslenmenin sağlıklı gelişimin ve eğitim hakkının önündeki en büyük engeller arasında yer aldığı vurgulandı.
Çocuklar ders boyunca açlıkla mücadele ediyor
Artan gıda fiyatları, düşen alım gücü ve ağırlaşan geçim koşullarının sağlıklı beslenmeye erişimi her geçen gün zorlaştırdığını belirten Eğitim Sen, çok sayıda çocuğun okula aç gittiğine dikkat çekti.
Çocukların ders boyunca açlığın ve yetersiz beslenmenin yol açtığı fiziksel ve zihinsel güçlüklerle mücadele etmek zorunda kaldığını ifade eden sendika, yetersiz beslenmenin çocukların gelişimi, öğrenme süreçleri, akademik başarıları ve gelecekleri üzerindeki olumsuz etkilerine işaret etti.
“Açlık, eğitim hakkı ve toplumsal eşitlik sorunudur”
Eğitim Sen, çocukların yaşadığı açlığın yalnızca beslenme başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirterek meselenin eğitim hakkı, çocuk hakları ve toplumsal eşitlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bir çocuğun açlık nedeniyle derslerine odaklanamaması, sağlıklı gelişememesi ve eğitim yaşamında yaşıtlarıyla eşit koşullara sahip olamaması kabul edilemez. Çocuk yoksulluğu ve yetersiz beslenme, toplumsal ve sınıfsal eşitsizlikleri derinleştirirken bu eşitsizliklerin kuşaktan kuşağa aktarılmasına da neden olmaktadır.”
Eğitimin mali yükü velilere ve eğitim emekçilerine bırakılıyor
Ücretsiz ve nitelikli kamusal eğitimin siyasi iktidarın piyasacı politikalarıyla aşındırıldığını savunan sendika, eğitimin mali yükünün giderek daha fazla velilerin ve eğitim emekçilerinin omuzlarına bırakıldığını belirtti.
Çocukların temel gereksinimleri arasında bulunan sağlıklı beslenme ve temiz içme suyuna erişim konusunda gerekli kamusal sorumluluğun yerine getirilmediğini ifade eden Eğitim Sen, tek bir çocuğun bile açlık, yoksulluk ve yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemeyeceğini kaydetti.
“Ücretsiz yemek lütuf değil, temel haktır”
Çocukların sağlıklı beslenmesini güvence altına almanın kamusal eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Eğitim Sen, okullarda ücretsiz yemek uygulamasının sosyal yardım yaklaşımıyla sınırlandırılmasına karşı çıktı.
Sendika, açıklamasında şunları belirtti:
“Okullarda her çocuğa bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sağlanması bir ‘lütuf’ ya da ‘sosyal yardım’ değil, çocukların temel hakkı ve devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu kamusal sorumluluğudur.”
“Tasarruf çocukların eğitiminden ve geleceğinden yapılmamalı”
Siyasi iktidarın ve Millî Eğitim Bakanlığının tasarruf politikalarını gerekçe göstererek çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınmasını eleştiren Eğitim Sen, bütçe tercihlerinin çocukların hakları gözetilerek yapılmasını istedi.
Açıklamada, “Tasarruf yapılacaksa çocukların beslenmesinden, eğitiminden ve geleceğinden değil; sermayeye, ranta ve ayrıcalıklı kesimlere aktarılan kaynaklardan yapılmalıdır!” denildi.
Türkiye’nin kamusal kaynaklarının bütün çocukların sağlıklı beslenmesini sağlayacak olanakları yaratmak için kullanılması gerektiğini belirten sendika, sorunun yalnızca kaynak miktarıyla açıklanamayacağını vurguladı. Bütçenin hangi toplumsal ihtiyaçlara ve kimlerin yararına kullanılacağının siyasi bir tercih olduğuna dikkat çekildi.
Eğitim Sen’in talepleri: Ücretsiz yemek, temiz su ve düzenli bütçe
Eğitim Sen, çocukların beslenme hakkının güvence altına alınması için taleplerini şöyle sıraladı:
- Her çocuğa ücretsiz yemek ve temiz su: Okul öncesinden başlayarak tüm eğitim kademelerinde, hiçbir ayrım gözetilmeksizin her çocuğa bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sağlanmalı.
- Bütün okullara hijyenik sebiller: Öğrencilerin ücretsiz, güvenli ve temiz içme suyuna erişimini sağlayacak hijyenik sebiller kurulmalı.
- Merkezi bütçeden yeterli ve düzenli kaynak: Öğrencilerin sağlıklı beslenme hakkı, merkezi bütçeden ayrılacak yeterli ve düzenli kaynakla kamusal güvence altına alınmalı.
- Kamu kaynakları öğrencilerin ihtiyaçlarına ayrılmalı: MEB bütçesi ve kamu kaynakları; dinî vakıf ve derneklere, tarikatlara ya da sermaye çevrelerine değil, doğrudan öğrencilerin beslenme, barınma, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarına yönlendirilmeli.
- Çocuk yoksulluğuna karşı kalıcı politikalar: Çocuk yoksulluğunu ortadan kaldırmayı, toplumsal ve sınıfsal eşitsizliklerle mücadeleyi esas alan bütünlüklü, kalıcı ve kamusal politikalar derhal hayata geçirilmeli.
“Çocukların okula aç gitmediği bir eğitim sistemi için mücadele edeceğiz”
Eğitim Sen, açıklamasını çocukların beslenme hakkı ve kamusal eğitim mücadelesini sürdüreceğini belirterek tamamladı:
“Çocuklarımızın okula aç gitmediği, beslenme hakkının güvence altına alındığı; kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin herkes için erişilebilir olduğu bir eğitim sistemi mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.”





