Eğitim Sen, Antalya’da düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi gerekçesiyle yedi ilçede yüz yüze eğitime ara verilmesine ve yalnızca kadın kamu çalışanlarına çocuk bakımı nedeniyle idari izin tanınmasına karşı çıktı. Sendika, kararların eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirebileceğini ve çocuk bakımını kadınların sorumluluğu olarak gören anlayışı güçlendireceğini belirterek düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Antalya Valiliğinin 4 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı genelgeyle, COP31 Liderler Zirvesi nedeniyle 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya’nın Aksu, Döşemealtı, Konyaaltı, Kepez, Manavgat, Muratpaşa ve Serik ilçelerinde yüz yüze eğitime ara verilerek uzaktan eğitime geçilmesi kararlaştırıldı.
Genelgede ayrıca okul öncesi veya ilkokul çağında çocuğu bulunan kadın kamu personelinin, belirlenen istisnalar dışında, idari izinli sayılması düzenlendi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), söz konusu kararlara ilişkin yaptığı açıklamada, uluslararası organizasyonların gerektirdiği güvenlik ve ulaşım önlemlerinin öğrencilerin eğitim hakkını ve çalışanların haklarını sınırlandırmaması gerektiğini vurguladı.
“Uluslararası toplantıların bedeli öğrencilere ve emekçilere ödetilemez”
Eğitim Sen, uluslararası organizasyonlar nedeniyle ulaşım ve güvenlik önlemleri alınmasının anlaşılabilir olduğunu ancak bu önlemlerin eğitim ve çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere yol açmaması gerektiğini belirtti.
Sendika, Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında da benzer düzenlemelerin gündeme geldiğini hatırlattı. Açıklamada, NATO Zirvesi nedeniyle kamu çalışanlarının idari izinli sayıldığı, çeşitli etkinliklerin sınırlandırıldığı, öğretmen adaylarının sınavlarının ertelendiği ve üniversitelerde eğitim ile öğrencilerin barınma koşullarını etkileyen kararların alındığı ifade edildi.
COP31 öncesinde de benzer bir yaklaşımın benimsendiğini savunan Eğitim Sen, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Uluslararası toplantıların gerektirdiği planlamalar zamanında ve kamusal sorumlulukla yapılmadığında, ortaya çıkan sorunların bedeli öğrencilere, eğitim emekçilerine ve halka ödetilmektedir.”
Uzaktan eğitim kararı eşitsizlikleri derinleştirebilir
Eğitim Sen, iki gün süreyle uygulanacak uzaktan eğitim kararının özellikle okul öncesi ve ilkokul öğrencileri ile özel eğitim gereksinimi bulunan çocuklar açısından sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti.
Her öğrencinin internet bağlantısına, bilgisayar veya tablet gibi teknolojik araçlara ve ev ortamında eğitimini sürdürebileceği uygun koşullara sahip olmadığı vurgulanan açıklamada, kısa süreli uygulamaların dahi mevcut eğitim eşitsizliklerini artırabileceği belirtildi.
Sendika, yüz yüze eğitimin yalnızca derslerin işlenmesinden ibaret olmadığını, özellikle küçük yaş grupları ve özel eğitim gereksinimi bulunan öğrenciler için doğrudan öğretmen desteğinin önemli olduğunu ifade etti.
“Okul yöneticilerinin karşılaşacağı sorunlar gözetilmiyor”
Açıklamada, trafik ve ulaşım sorunları gerekçe gösterilerek öğrenciler için uzaktan eğitim kararı alınmasına karşın okul yöneticilerinin görevlerinin başında bulunmasının zorunlu tutulması da eleştirildi.
Eğitim Sen, ulaşım kısıtlamalarından ve çocuk bakımına ilişkin sorunlardan okul yöneticileri ile diğer eğitim çalışanlarının da etkilenebileceğini belirterek çalışanların koşullarını dikkate alan düzenlemeler yapılmasını istedi.
“Çocuk bakımı yalnızca kadınların sorumluluğu değildir”
Eğitim Sen'in açıklamasında en fazla üzerinde durulan konulardan biri, idari izin düzenlemesinin yalnızca kadın kamu çalışanlarını kapsaması oldu.
Okul öncesi veya ilkokul çağında çocuğu bulunan kadın kamu personeline idari izin tanınırken aynı bakım sorumluluğunu paylaşan erkek kamu çalışanlarının kapsam dışında bırakılmasının toplumsal cinsiyet eşitliğiyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Sendika, çocuk bakımının yalnızca kadınların değil, ebeveynlerin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Çocuk bakımı yalnızca kadınların değil, ebeveynlerin ortak sorumluluğudur. Kamu yönetiminin görevi, bakım sorumluluğunu kadınların üzerine yüklemek değil, eşitlikçi ve kamusal çözümler geliştirmektir.”
Açıklamada, çocuklarının bakımını tek başına üstlenen babaların ve farklı bakım sorumlulukları bulunan çalışanların da göz ardı edildiği belirtildi.
Özel sektör çalışanları için de güvence istendi
Eğitim Sen, düzenlemenin yalnızca kamu çalışanları açısından değil, özel sektörde çalışan ebeveynler bakımından da sorunlar yaratacağını bildirdi.
Özel sektör çalışanlarına esnek veya uzaktan çalışmanın yalnızca tavsiye edilmesinin yeterli olmadığını belirten sendika, okulların kapalı olduğu günlerde çocuk bakımının nasıl sağlanacağının işverenlerin inisiyatifine bırakılamayacağını vurguladı.
Açıklamada, özel sektör emekçilerinin de çocuk bakımına ilişkin haklardan yararlanabilmesi için bağlayıcı ve eşitlikçi çözümler geliştirilmesi istendi.
Eğitim Sen’den Antalya Valiliğine kararları yeniden değerlendirme çağrısı
Eğitim Sen, Antalya Valiliği ve ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulunarak alınan kararların öğrencilerin, eğitim emekçilerinin ve çocuk bakım sorumluluğu bulunan çalışanların ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmesini talep etti.
Sendikanın talepleri arasında şu başlıklar öne çıktı:
-
Öğrencilerin yüz yüze eğitim hakkının korunması, uzaktan eğitim uygulanacaksa bütün öğrencilerin eşit erişiminin güvence altına alınması.
-
İdari izin hakkının yalnızca kadın kamu personeliyle sınırlandırılmayarak çocuk bakım sorumluluğu bulunan bütün kamu emekçilerini kapsaması.
-
Okul yöneticileri ve diğer çalışanların ulaşım ve çocuk bakım sorunlarına çözüm üretilmesi.
-
Özel sektör çalışanlarının da benzer haklardan yararlanmasının sağlanması.
Eğitim Sen, eğitim hakkının idari kolaylık gerekçesiyle ikinci plana atılamayacağını, çocuk bakımında cinsiyetçi iş bölümünün kamu eliyle yeniden üretilemeyeceğini ve çalışanların haklarının uluslararası organizasyonların ihtiyaçlarına göre sınırlandırılamayacağını vurguladı.
“İklim adaleti, eğitim hakkından ve toplumsal cinsiyet eşitliğinden bağımsız düşünülemez”
Açıklamanın son bölümünde, iklim krizine karşı çözümlerin tartışılacağı uluslararası bir zirve düzenlenirken eğitim hakkının, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve emekçilerin haklarının gözetilmemesinin ciddi bir çelişki olduğu belirtildi.
Eğitim Sen, iklim adaletinin yalnızca çevresel sorunlarla sınırlı ele alınamayacağını, toplumsal eşitlik ve kamusal haklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sendika açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İklim adaleti, toplumsal cinsiyet eşitliğinden, eğitim hakkından ve emekçilerin haklarından bağımsız düşünülemez!”
“Uluslararası organizasyonlar gerekçe gösterilerek eğitim hakkının sınırlandırılmasını, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yeniden üretilmesini ve emekçilerin haklarını ihlal eden düzenlemeleri kabul etmiyoruz.”





