Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 16 Ekim 2026’da İzmir’in Bornova ilçesindeki Sait Güzelcan Ortaokulunda yaşananlara ilişkin iki bakanlıktan yanıt istedi.

Karaca, 23 Ekim tarihli yazılı soru önergelerinde Eğitim Sen şube yöneticisi iki eğitim emekçisinin sendikal faaliyet kapsamında gerçekleştirmek istediği okul ziyaretine yönelik kolluk müdahalesini gündeme getirdi. İçişleri Bakanlığına 11, Milli Eğitim Bakanlığına ise 7 soru yönelten Karaca; sendikal hakların korunmasını, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını ve hukuka aykırı davrandığı tespit edilenler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti.

Okul yönetiminin iznine rağmen girişleri engellendi

Önergelerde aktarılan bilgilere göre iki Eğitim Sen yöneticisi, sendikal faaliyet kapsamında Sait Güzelcan Ortaokuluna gitmek istedi. Kimliklerini okulun bahçe görevlilerine gösteren sendika yöneticilerinin ziyareti, o gün müdür vekilliği görevini yürüten müdür yardımcısına bildirildi.

Bahçe görevlilerinin, okul yöneticisiyle görüşerek öğretmenlerin misafir olarak içeri alınmasında sakınca bulunmadığını belirtmesine rağmen bekçilerin girişe izin vermediği aktarıldı. Bir bekçinin polis ekiplerini çağırmasının ardından olayın kolluk müdahalesine dönüştüğü ifade edildi.

Cop çıkarma ve tehdit anlatımları önergelerde

Karaca’nın önergelerinde, müdahale sırasında sendika yöneticileriyle okul yöneticisinin hakaret ve tehditlere maruz kaldığı yönündeki anlatımlara yer verildi.

Bir bekçinin cop çıkararak saldırı pozisyonu aldığı, bir polis memurunun ise okul yöneticisini aracının plakasını alıp daha sonra yolda sıkıştırmakla tehdit ettiği aktarıldı.

O gün müdür vekilliği yapan müdür yardımcısının, öğrencilerin gözü önünde polis aracının bagaj bölümüne bindirilerek gözaltına alındığı belirtildi. Karaca, bu anlatımların araştırılmasını ve görevli personelin tutumunun incelenmesini istedi.

Sendika yöneticilerine para cezası uygulandı

Önergelerde, iki sendika yöneticisi ile müdür vekilinin karakola götürüldüğü kaydedildi. Eğitim Sen yöneticilerine “kamu düzenine uymama” gerekçesiyle idari para cezası uygulandığı, müdür vekilinin ise gözaltı ve mahkeme sürecinin ardından serbest bırakıldığı aktarıldı.

Karaca, sendika yöneticilerine kesilen cezaların hangi kanun maddesine dayandırıldığını ve hangi somut fiilin yaptırıma gerekçe gösterildiğini sordu.

İçişleri Bakanlığına: Müdahalenin hukuki dayanağı nedir?

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltilen önergede, Bakanlığın olaydan haberdar olup olmadığı ve İzmir Valiliğine herhangi bir başvuru, şikâyet veya bildirim ulaşıp ulaşmadığı soruldu.

Okul yönetiminin ziyarete izin verdiği belirtilmesine rağmen sendika yöneticilerinin girişinin neden engellendiğinin açıklanmasını isteyen Karaca, müdahalede görev alan bekçi ve polislerin kimliklerinin tespit edilip edilmediğini de gündeme getirdi.

Karaca ayrıca şu konularda yanıt talep etti:

  • Hakaret, tehdit ve cop çıkarma anlatımları hakkında inceleme yapılıp yapılmadığı.
  • Müdür yardımcısının gözaltına alınmasının somut gerekçesi ve hukuki dayanağı.
  • Polis aracının bagaj bölümüne bindirilerek gözaltına alınmasının işkence kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediği.
  • Olayla ilgili adli makamlara bildirimde bulunulup bulunulmadığı ve sorumlular hakkında yaptırım uygulanıp uygulanmadığı.

Kamera kayıtlarının korunması istendi

Karaca, olayın aydınlatılması için okulun güvenlik kameralarının, çevredeki kamera kayıtlarının, polis ve bekçilerin görev kayıtlarının ve varsa diğer ses ve görüntülerin incelenip incelenmediğini sordu.

Bu kayıtların korunması ve değerlendirilmesi yönünde işlem yapılıp yapılmadığının açıklanmasını isteyen Karaca, benzer müdahalelerin önlenmesi için alınacak somut tedbirleri de gündeme getirdi.

Önergede ayrıca kolluk personeline sendikal haklar, temel hak ve özgürlükler, ölçülülük ilkesi ve kamu görevlilerinin sorumlulukları konusunda eğitim verilip verilmediği soruldu.

Yusuf Tekin’e müfettiş ve soruşturma sorusu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e verilen önergede ise okul yönetiminin bilgisi ve izni dâhilindeki sendika ziyaretine müdahale edilmesinin eğitim kurumları ve sendikal haklar açısından sonuçlarına dikkat çekildi.

Karaca, Bakanlığın okul yöneticileri ile eğitim emekçilerinin haklarını korumak amacıyla hangi adımları attığını sordu. Kolluğun çağrılması, para cezaları ve gözaltı işleminin gerekçelerinin araştırılıp araştırılmadığının açıklanmasını istedi.

Olayla ilgili müfettiş görevlendirilip görevlendirilmediğini soran Karaca, idari inceleme veya soruşturma başlatılmışsa mevcut aşamasının, başlatılmamışsa gerekçesinin bildirilmesini talep etti.

Hakaret, tehdit ve cop çıkarma anlatımlarının sorumlularının belirlenmesi için İçişleri Bakanlığıyla temas kurulup kurulmadığı da önergede yer aldı.

Öğrenciler için psikososyal destek gündeme getirildi

Olayların eğitim ortamında ve öğrencilerin gözü önünde yaşandığına dikkat çeken Karaca, öğrencilerin psikolojik durumlarının değerlendirilmesi için rehberlik ve psikososyal destek çalışması başlatılıp başlatılmadığını sordu.

Karaca, eğitim kurumlarında sendikal faaliyetlerin güvenli biçimde yürütülmesi ve okul yöneticileriyle eğitim emekçilerinin haklarının korunması amacıyla valiliklere ve ilgili kurumlara talimat veya bilgilendirme yazısı gönderilmesinin gündemde olup olmadığının da açıklanmasını istedi.

“Sendikal hakların keyfî biçimde engellenmesi kabul edilemez”

Karaca, önergelerinde Anayasa’nın 51’inci maddesiyle güvence altına alınan sendika kurma ve sendikal faaliyette bulunma hakkını hatırlatarak şu değerlendirmeye yer verdi:

“Sendika kurma ve sendikal faaliyette bulunma hakkının kamu görevlileri tarafından keyfî biçimde engellenmesi kabul edilemez. Kolluk kuvvetlerinin görev ve yetkilerini kullanırken hukuka, ölçülülük ilkesine ve kişilerin temel haklarına uygun davranması zorunludur.”

Karaca, yaşananların yalnızca eğitim emekçilerinin örgütlenme hakkını değil, öğrencilerin güvenli bir eğitim ortamında bulunma hakkını da ilgilendirdiğini belirterek olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasını istedi.